Efrîn’e dönenler güvenlikten endişeli: ‘Hala korku içinde yaşıyoruz’

Efrîn’e geri dönen bazı yurttaşlar, 2018’den bu yana işkence, tehdit, yağma ve kötü muameleye maruz kaldıklarını belirterek bölgede güvenliğin hala sağlanmadığını ifade etti. Tanıklar, geri dönüşlere rağmen korku ortamının sürdüğünü söyledi.

2018 yılında Türk devleti ve ona bağlı silahlı çetelerin Efrîn’i işgal etmesinin ardından yerlerinden edilen Efrînliler, yıllar sonra döndükleri bölgede güvenlik kaygılarının sürdüğünü belirtti.

Bölgeden ayrılamayan ya da daha sonra geri dönen Efrînlilerin ev ve arazilerine el konuldu; işkence, tehdit ve kötü muameleye maruz kaldı.

Güvenlik gerekçesiyle isminin açıklanmasını istemeyen H.C. adlı bir yurttaş, ENKS içerisindeki bazı kişilerin çağrıları üzerine köylerine döndüklerini belirterek, “Dönüş yolunda çocuklarımız öldürüldü ve cenazeleri günlerce yol kenarında kaldı. Büyük zorluklarla ve gizlice cenazeleri defnettik” dedi.

H.C., "Efrîn'in işgalinden iki ay sonra köyümüze geri döndük. Köydeki bütün evlere el konulmuştu. Güvenlik yoktu; işkence ve kötü muamele yapılıyordu. Maruz kaldığımız işkenceler nedeniyle sağlık sorunları yaşandı. Her köyde işkence yapılan yerler kurulmuştu. Çığlık sesleri köyün en uzak noktasına kadar ulaşıyordu" ifadelerini kullandı.

Evlerin ve geçim kaynaklarının yağmalandığını aktaran H.C., "Zeytinlerimiz çalınıyordu ve geçim kaynaklarımıza sahip çıkamıyorduk. Efrîn'de kalan herkes bu uygulamalara maruz kaldı" dedi.

‘SÜREKLİ TEHDİT EDİLİYORDUK’

İsminin açıklanmasını istemeyen bir başka Efrînli kadın ise çete gruplarının sık sık evlerine gelerek çocuklarını sorduklarını ve aileyi tehdit ettiklerini söyledi.

Eşinin gözaltına alınmaması için düzenli olarak haraç vermek zorunda kaldıklarını iddia eden kadın, çok sayıda kadının katledildiğini ya da yaşamına son verdiğini belirterek, "İntihar eden kızlardan biri yeğenimdi. Silahlı grupların cinsel saldırısına uğramamak için yaşamına son verdi" dedi.

Tanıklar, Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile Suriye geçici hükümeti arasında varılan anlaşma ve yerinden edilenlerin geri dönüşüne ilişkin açıklamalara rağmen bölgede güvenliğin tam olarak sağlanmadığını, tehditlerin sürdüğünü ve halkın korku içinde yaşamaya devam ettiğini ifade etti.