Siyasi güçlerden Kürtçenin tüm kademelerde resmileştirilmesi talebi

Qamişlo’daki siyasi parti ve güçler, Kürtçe eğitimine yönelik kısıtlamalarına tepki göstererek, Kürtçenin tüm eğitim kademelerinde yeniden eğitim dili olarak kullanılmasını istedi.

Qamişlo’daki siyasi parti ve güçler, Suriye Geçici Hükümetine bağlı Eğitim Bakanlığı’nın Kürtçe eğitiminin 3 saatle sınırlandırılması kararına dair yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, Özerk Yönetim ve Suriye devriminin 12 yıllık süreci boyunca Kürt halkının anadilde eğitim hakkını elde ettiği belirtildi. Eğitim sürecinin tüm kademelerde; bilimsel ve edebi eğitimden üniversite eğitimine kadar yürütüldüğü ve herhangi bir sorun yaşanmadan önemli başarılar elde edildiği, yüzlerce öğrenci ve gencin anadilleri olan Kürtçe ile eğitim gördüğü ve öğrenimlerini sürdürdüğü hatırlatıldı.

Açıklamanın devamında, bugün entegrasyon süreciyle eş zamanlı olarak Şam yönetiminin yetkililerinin Kürtçe eğitimin mümkün olmadığı yönünde temelsiz iddialarda bulunduğu belirtildi.

Siyasi parti ve güçler, bunun tehlikeli bir adım ve kadim toprakları üzerinde yaşayan yerli halkın haklarının açıkça ihlali olduğunu ifade etti. Açıklamada, çocukların kendi dillerini ve kültürlerini öğrenme hakkını güvence altına alan uluslararası sözleşmelerin açıkça reddedildiği belirtilerek, söz konusu kararın Kur’an ayetlerinin de inkârı anlamına geldiği vurgulandı.

‘KÜRTÇE EĞİTİM TÜM KADEMELERDE YENİDEN BAŞLATILMALI’

Siyasi parti ve güçler tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Kürtlerin anadillerinde öğrenme ve eğitim görme hakkını ihlal eden kararları reddediyoruz.

Kürtçe eğitimin, geçmiş yıllarda olduğu gibi resmi okullarda tüm kademelerde hem bilimsel hem de edebi alanlarda ve üniversite eğitimine kadar yeniden başlatılmasını ve uygulanmasını talep ediyoruz. Bu, taviz verilemeyecek ulusal ve tarihi bir haktır.

Eğitim materyallerinin dilinde yapılacak herhangi bir ani değişiklik, yüz binlerce öğrencinin eğitimlerine devam etmesinin önünde tehdit oluşturacaktır. Başka bir dilin dayatılması, eğitim sürecini çöküşe sürükleyecektir.”

Açıklamanın sonunda ise anadilin kimliğin ve varoluşun temel bir parçası olduğu vurgulanarak, anadile yönelik müdahalelerin siyasi veya idari gerekçelerle kabul edilemeyeceği belirtildi.