Sabahın erken saatlerinden itibaren Remydamm’daki festival alanına gelişler sürerken, güvenlik kontrollerinin ardından alana giren binlerce kişi festivalde yerini aldı. Avrupa’nın farklı kentlerinden yola çıkan Kürdistanlılar ve dostlarının alana akışı devam ederken, festival alanı kısa sürede renkli ve coşkulu bir görüntü kazandı.
Kadınlar, gençler ve çocuklar ulusal kıyafetleriyle alanda yerlerini alırken, giriş kapılarının her iki tarafına Önder Apo’nun fotoğrafları asıldı. Alanın farklı noktalarında Önder Apo’nun fotoğrafları, Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin şehit öncü kadroların fotoğrafları ile şehitleri anan döviz ve pankartlar yer aldı.
Alanda kitle, “Bijî Serok Apo” ve “Şehîd namirin” sloganları atarken, Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin bayrak ve flamalarıyla alanda kitle, müzik eşliğinde halaylar çekti.
Festival alanındaki coşku, sloganlar ve halaylarla giderek büyüdü. Alanda Önder Apo’nun özgürlüğüne ilişkin çalışmaların yer aldığı stantların yanı sıra kültür ve sanat, kitap ve yayın, kadın, gençlik, inanç ve farklı kurumların çalışmalarının tanıtıldığı çok sayıda stant açıldı.
Kürdistan’ın farklı kent ve bölgelerinin kültürünü yansıtan yöresel yemekler de festival alanında yerini aldı. Amed’in tarihi surlarının minyatürü festival alanında dikkat çeken çalışmalardan biri olurken, Amele’nin kıl çadırı ve diğer kültürel stantlar da Kürdistan’ın geleneksel yaşamından farklı kesitleri kitle ile buluşturdu.
Yayın ve edebiyat stantlarında Kürtçe ve Türkçe kitaplar okurlarla buluşurken, yazarlar kitaplarını imzaladı.
Amedspor’un yer aldığı stantlar da yoğun ilgi görüyor. İnanç kurumları ve farklı kurumların kurduğu alanlarda ise Kürt halkının kültürel, toplumsal ve siyasal yaşamına ilişkin çalışmalar tanıtılıyor.
Özgürlük mücadelesinde şehit düşen öncü kadroların fotoğrafları ile yakın dönemde şehadeti açıklananların posterleri de festival alanında yerini aldı. Kültür, sanat ve toplumsal hafızanın iç içe geçtiği festival alanında, Kürt halkının geçmişten bugüne uzanan mücadelesi farklı biçimlerde görünür kılınıyor.
GENÇLERİN YÜRÜYÜŞÜ FESTİVALE ULAŞTI
Önder Apo’nun özgürlüğü için gençler tarafından sürdürülen geleneksel yürüyüş, 4 Eylül’de Köln’de başlamıştı. Yüzlerce genç, ellerinde Önder Apo’nun posterleri ve “Ciwan fedaiye Apo ne”, “Bijî Serok Apo” sloganlarıyla Dortmund’daki festival alanına ulaştı.
Gençlerin alana gelişi büyük bir coşkuyla karşılanırken, yürüyüşün ardında gençler “Şerqa Şoreşê” marşını okudu. Gençlerin alana katılmasıyla birlikte halaylar ve sloganlar daha da yoğunlaştı.
Festival programı ise “Ey Reqîb” marşının okunması ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Ardında Festival organizatörleri KCKD-E ve TJKE-E Eş Başkanları kitleyi selamlamak için sahneye çıktı.
KCKD-E Eş Başkanı Engin Sever, halkı selamlayarak, “ Kürt halkı, asimilasyona karşı 34 yıldır Avrupa’da kültürel bir mücadele yürütüyor. Bizi toprağımızdan, kültürümüzden ve kimliğimizden uzaklaştırmak istiyorlardı. Ancak Kürt halkı, diasporada buna karşı 34 yıldır alanlarda mücadele ediyor; kültürüne sahip çıkarak bu asimilasyon politikalarını boşa çıkarıyor. Bu festivali, özgürlük mücadelemizin şehitlerine adıyoruz” dedi.
Engin Sever, “Bugün burada, ülkede ve alanlarda mücadele ediyorsak, bunu o şehitlere borçluyuz.Önder Apo’nun direnişini buradan selamlıyoruz. Avrupa’daki Kürt kurumları olarak bir kez daha çağrı yapıyoruz: İrademiz Önder Apo’dur. Kürt halkı, kendi iradesine ve mücadelesine sahip çıkarak bu şekilde başaracaktır” diye ekledi.
Eşbaşkan Zübeyde Zümrüt ise “Bu halk, bütün baskılara rağmen asla geriye adım atmadı. Hepimiz biliyoruz ki halkımızın verdiği bu mücadelede kimimiz yöneticilik yaptı, kimimiz canını verdi, kimimiz durumundan, toprağından ve yurdundan oldu. Kimimiz hâlâ mücadelemizin parçalarını, değerlerimizi ve geleceğimizi savunuyor. Kendi yakınlarımızın, kendi evlatlarımızın, kendi yoldaşlarımızın başlarına gelenleri unutmadık. Ama asla, asla irademizden vazgeçmedik ve bize dayatılan bu yaşam biçimlerine boyun eğmedik” dedi.
TJK-E Adına Ayten Kaplan, “Son 35 yılda kendi dilimizi ve kültürümüzü konuşabilmek, kendi kimliğimizi ifade edebilmek için mücadele ettik. Ancak bunun karşılığında çoğu zaman baskı, tutuklamalar ve engellemelerle karşılaştık” şeklinde konuştu. Ayten Kaplan, “Bizler, bu mücadele şehit düşenleri, canlarını feda edenleri her zaman mücadelemizde yaşatacağız. Onları ve verdikleri mücadeleyi asla unutmayacağız. Bir kez daha sizlere söylemek istiyorum: Kendi kimliğimizle, kendi dilimizle, kendi kültürümüzle ve gelecek nesillerimizle birlikte bu mücadeleyi sürdürmeliyiz” şeklinde konuştu.
Festival Koma Awazê Botan müzik dinletisi ile devam ediyor.