Silêmanî’de Önder Apo’nun umut hakkının uygulanması çağrısı

Silêmanî’de “Öcalan’a Özgürlük” Komitesi, Önder Apo’nun umut hakkının tanınması ve uygulanması talebiyle basın açıklaması yaptı. Komite, Önder Apo’nun barış sürecine aktif şekilde katılabilmesi için gerekli koşulların oluşturulmasını istedi.

Silêmanî’deki Azadî Parkı’nda bir araya gelen “Öcalan’a Özgürlük” Komitesi, Önder Apo için umut hakkının uygulanması talebiyle basın açıklaması yaptı.

Komite, açıklamada taleplerini dünya kamuoyuna ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) iletirken, Önder Apo’nun umut hakkının tanınmasının AİHM’nin sürece doğrudan dahil olabilmesi açısından önemli bir adım olacağını belirtti.

“Öcalan’a Özgürlük” Komitesi üyesi Newroz Fazil tarafından okunan açıklamada, Ortadoğu’daki savaş ve çatışmaların bölge halkları üzerinde yarattığı ağır sonuçlara dikkat çekildi.

‘ORTADOĞU’DA YENİ BİR SES YÜKSELDİ’

Açıklamada, bölgedeki savaşların ağır ekonomik ve siyasi sonuçlara yol açtığı ve toplumsal ilişkileri ciddi biçimde etkilediği belirtilerek, bazı bölgesel ve küresel güçlerin yeni savaşlara hazırlandığı ifade edildi.

Böylesi bir süreçte Ortadoğu’da sorunların barışçıl ve şiddet içermeyen yöntemlerle çözülmesini savunan yeni bir sesin yükseldiği kaydedilen açıklamada, bunun “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısında karşılık bulduğu belirtildi.

Açıklamada, çağrının Önder Apo tarafından yapıldığı ve Ortadoğu’daki çatışmaların çözümü için yeni bir vizyon sunduğu ifade edildi.

‘BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM ÇAĞRISI OLUMLU ETKİ YARATTI’

27 Şubat’ta ilan edilen “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısının bölgede olumlu bir etki yarattığı belirtilen açıklamada, çağrının ardından PKK’nin ateşkes ilan ettiği, daha sonra ise PKK’nin feshedildiği, silahlı mücadele stratejisinden vazgeçildiği, silahların yakıldığı ve gerilla güçlerinin Türkiye’den çekildiği hatırlatıldı.

Açıklamada, bu adımlarla birlikte Türkiye, Rojava ve Başûr’daki çatışmaların sona erdiği ve Türkiye’nin bölgedeki savaşa doğrudan katılmayan ülkelerden biri hâline geldiği belirtildi. Önder Apo’nun tüm ilgili taraflara mesaj göndererek gerilimin azaltılması ve kalıcı barışın sağlanması için siyasi çözüm bulunmasının önemini vurguladığı ifade edildi.

‘KÜRT YETKİLİLER ÖCALAN’IN ÇAĞRISINI DESTEKLEDİ’

Başûrê Kurdıstan’ın son yıllarda savaş ve saldırılardan en fazla etkilenen bölgelerden biri olduğu belirtilen açıklamada, Önder Apo’nun Kürdistan Bölgesi’ndeki düşmanlıkların sona erdirilmesine yönelik çağrısının Kürt yetkililer tarafından desteklendiği ve kamuoyunda karşılık bulduğu belirtildi.

‘ÖCALAN BARIŞ VE DEMOKRATİKLEŞMEDE KARARLI’

Bölgedeki zorlu koşullara rağmen Önder Apo’nun geçtiğimiz yıl boyunca geliştirdiği stratejiler ve pratik adımlar konusunda kararlı olduğu ifade edilen açıklamada, Önder Apo’nun 2026 yılında “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısının yıl dönümünde yaptığı açıklamayla barışa ve Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratikleşmesine bağlılığını yinelediği kaydedildi.

Açıklamada, aralarında 88 Nobel Ödülü sahibinin de bulunduğu yüzlerce uluslararası kurum ve şahsiyetin, Önder Apo’nun halklar arasında ortak yaşamı geliştirmeye yönelik çabalarına destek verdiği belirtildi.

‘İMRALI’DAKİ KOŞULLAR DEĞİŞMEDİ’

 Önder Apo’nun barış sürecine aktif şekilde katılma imkânının İmralı Adası’nda tutulması nedeniyle sınırlandırıldığı belirtilen açıklamada, Önder Apo’nun hapishane koşullarının değişmediği ve dış dünyayla iletişiminin hâlâ Türkiye yetkililerinin siyasi kararlarına bağlı olduğu ifade edildi.

Açıklamada ayrıca Şubat 2026’da İlişkiler Komisyonu’nun son raporunu yayımladığı belirtilerek, raporda AİHM ve Türkiye Anayasa Mahkemesi’nin tüm kararlarının uygulanmasının önemine dikkat çekildiği ve mevcut mekanizmanın güçlendirilmesinin önerildiği kaydedildi.

‘UMUT HAKKI TANINMALI’

“Terörle mücadele” yaklaşımının temel bir çerçeve olarak sürdürülmesinin gerçek bir tartışma ve barışın önünde hâlâ engel olduğu belirtilen açıklamada, Türkiye hükümetinin geçtiğimiz yılın Eylül ayında Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin değerlendirmelerini yalnızca not ettiği, ancak bunların uygulanması yönünde herhangi bir pratik adım atmadığı dile getirildi.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne çağrıda bulunan komite, Önder Apo davasıyla ilgili AİHM’nin 2014 tarihli kararının uygulanmasının güvence altına alınmasını ve umut hakkının tanınmasını talep etti.

Komite son olarak Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün sağlanması ve barış sürecinin bundan sonraki aşamalarında aktif şekilde rol alabilmesi için gerekli tüm koşulların herhangi bir sınırlama olmaksızın oluşturulması çağrısında bulundu.