Dünya Meteoroloji Örgütü'nün (WMO) 2025 yılına ilişkin Dünya Su Kaynaklarının Durumu Raporu, küresel su döngüsündeki dengesizliğin giderek arttığını ortaya koydu.
Rapora göre su döngüsü artık daha düzensiz ve öngörülemez bir hal alıyor. Dünya, bir yandan ciddi su kıtlıklarıyla karşı karşıya kalırken diğer yandan aşırı yağış ve sel gibi olaylar yaşanıyor. Son yedi yılda "normal" akışa sahip nehirlerin sayısı, 1991'den bu yana en düşük seviyeye geriledi.
AŞIRI SU OLAYLARININ YARISI ASYA VE AFRİKA’DA
Son beş yılda suyla bağlantılı aşırı hava olaylarının yaklaşık yarısı Asya ve Afrika'da meydana geldi. Bu iki kıta, söz konusu olaylarla bağlantılı ölümlerin de yüzde 80'inden fazlasına ev sahipliği yaptı.
WMO'ya göre insan kaynaklı iklim değişikliği, artan dünya nüfusunun su talebi ve doğal iklim değişkenliği, küresel su kaynaklarındaki değişimin başlıca etkenleri arasında bulunuyor.
KÜRESEL SU REZERVLERİ 10 YILDIR GERİLİYOR
WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo, küresel karasal su rezervlerinin 2014-2016 döneminden bu yana düşüş eğiliminde olduğunu belirterek bunun yaklaşık on yıldır devam eden kalıcı bir eğilim olduğuna dikkat çekti.
Gazetecilere konuşan Celeste Saulo, “Bu rezervleri tüketiyoruz” diye uyardı.
Buzullardaki kayıp da endişe verici boyutlara ulaştı. Dünyadaki tüm büyük buzul bölgeleri üst üste dördüncü yıl kütle kaybetti. Küresel ölçekte buzulların toplam su kaybının yaklaşık 1.400 gigaton olduğu tahmin ediliyor.
WMO, bu miktarın yaklaşık 560 milyon olimpik yüzme havuzuna veya dünyadaki yıllık tatlı su kullanımının yaklaşık üçte birine denk geldiğini belirtti.
AVRUPA’DA BÖLGESEL FARKLILIKLAR
2025 yılında özellikle Orta ve Doğu Avrupa'da yeraltı su seviyeleri düşük seyretti. Buna karşılık Kuzey Avrupa'nın geniş bölümünde yeraltı su seviyeleri uzun dönem ortalamalarının üzerinde kaldı.
WMO, söz konusu verilerin su kaynaklarının yalnızca miktarının değil, dağılımının ve zaman içindeki düzeninin de giderek daha belirsiz hale geldiğini gösterdiğini vurguladı.