Bitlis’in Hizan ilçesine bağlı Aladana köyünde yıllardır devam eden yol sorunu yurttaşları isyan noktasına getirdi.
Horozdere Grup Yolu’nda Bitlis İl Özel İdaresi ekiplerince yürütülen yol onarım çalışmalarında, çoğunlukla DEM Parti seçmenlerinin yaşadığı Aladana köyünün asfaltlanmaması pek çok soruyu beraberinde getirdi.
ANF’ye konuşan DEM Parti Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan, Bitlis’te ve Kürdistan’ın genelinde AKP’nin partizanlığının geldiği noktayı, “AKP artık parti devleti olmuş, devletin bütün olanaklarını kendi menfaatleri doğrultusunda kullandırıyor ve hizmet konusunda kendisine oy veren ve vermeyenlere göre ayrımcılık yapıyor” diye açıkladı.
‘BİTLİS’TE AKP KENDİSİNE EN FAZLA OY VEREN KÖYLERE YATIRIM YAPIYOR!’
Bitlis’in Hizan ilçesinde İl Özel İdaresi’nin başlattığı Horozdere Grup Yolu onarım çalışmalarında, çoğunlukla DEM Parti seçmeninin yaşadığı Aladana köy yolunun asfaltlanmaması büyük tepkiye neden oldu. Bitlis İl Özel İdaresi ekiplerince Horozdere Grup Yolu’na asfalt dökülürken, hemen yanı başında bulunan Aladana köyüne giriş yolunun toprak halde bırakılması soru işaretini de beraberinde getirdi.
Devlete verdikleri vergilerin karşılığında almaları gereken hizmetlerden yoksun bırakılan Aladana köyü sakinleri, özellikle her yağmur sonrası araçların köy güzergahına girememesi nedeniyle evlerine ulaşabilmek için 4 kilometre yolu yaya olarak yürümek zorunda bırakılıyor.
Kışın ise yoğun kar yağışıyla yaşam adeta felç oluyor. Çocuklar okula gidemiyor, rahatsızlananlar hastaneye kaldırılmak için saatlerce yardım bekliyor, köy sakinleri kımıldayamayacak şekilde evlerinde hapsediliyor.
Bu çağda, Aladana köyüne yaşatılan bu ortaçağ eziyetini defalarca meclis gündemine taşıyan DEM Parti Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan, bu eziyetin tamamen siyasi saiklerle yapıldığını belirtti.
Aladana köyündeki yol sorununun Bitlis İl Özel İdaresi’nin sorumluluğunda olduğunu aktaran Olan, hizmetlerin siyasi tercihlere göre dağıtıldığına işaret etti.
İl Özel İdaresi’nde AKP’nin çoğunlukta olduğunu anlatan Olan, “İl Özel İdaresi’ndeki AKP yönetimi kendi kafasına göre, kendisine yakın olan, kendisine en fazla oy çıkan köylere bu yatırımı götürüyor. Biz defalarca dile getirdik ama onlar partizanca tavırlarını devam ettiriyorlar” dedi.
‘BİR MECLİS ÜYEMİZİ TUTUKLADILAR, SEÇİMLERDE ÇOĞUNLUĞU ELDE ETTİLER!’
Bitlis İl Özel İdaresi’nin İl Genel Meclisi seçimlerinde oluşan siyasi dengelerin de hizmet dağılımını etkilediğini belirten Olan, İl Genel Meclisi'nde DEM Parti ve AKP arasındaki 12-12'lik üye dengesinin, 1 Nisan'daki meclis başkanlığı ve komisyon seçimleri öncesinde bir DEM Parti üyesinin "Rojava protestoları" bahanesiyle tutuklanmasıyla bozulduğunu dile getirdi.
Bu durumun, AKP'nin tüm komisyonları ve başkanlığı ele geçirmesine yol açtığına işaret eden Olan, “İl Genel Meclisi seçimlerinde bizim DEM Parti olarak 12, AKP’nin ise 11 üyesi vardı. AKP, Yeniden Refah Partisi’nden üye transfer ederek 12'ye 12 denklemini kurdu. Ancak Ocak ayında Rojava protestolarını bahane ederek bizim bir meclis üyemizi gözaltına alıp tutukladılar. Daha sonra serbest bırakılan arkadaşımız hakkında mahkeme tekrar tutuklama kararı verdi ve Nisan ayında yenilenen seçimlerde AKP üyelerinin 12’ye ulaşıp bizim 11 üyede kalmamız sonucunda hem başkanlığı hem komisyonları onlar aldılar. AKP bu sonucu elde ettikten sonra, meclis üyemiz serbest bırakıldı. KÖYDES’in seçimlerinde de aynı partizanlığı görüyoruz. Ayrı bir bütçesi olan KÖYDES, esas olarak köylere hizmet götüren birimdir. KÖYDES seçimlerinde, KÖYDES Komisyonuna muhtarlardan ve meclis üyelerinden üy seçilir. Tabii o noktada açık söylemek gerekirse, o seçimlerde her dönem muhtarlar tercihlerini iktidardan yana koyuyorlar. Bu durum da bizim elimizi zayıflatıyor çünkü orada da kim çoğunlukta ise ona göre karar alınıyor ve seçtikleri noktalara hizmetlerini götürüyorlar” dedi.
‘BİTLİS VALİSİNDEN İTİRAF GİBİ CEVAP: BAL TUTAN PARMAĞINI YALAR!’
Özellikle son dönemlerde AKP’nin partizan tavrının daha da ileriye taşındığını belirten Olan, şöyle konuştu:
“AKP Bitlis Milletvekili Turan Bedirhanoğlu gezdiği köylerde seçim sonuçlarını gösterip, ‘Sizin karneniz kötüdür, dolayısıyla size hizmet yok. Kime oy verdiyseniz onlar size hizmet etsinler’ diyebiliyor. Mesela ben 2 ay önce sorunları görüşmek için Bitlis Valisi Ahmet Karakaya’nın yanına gittim. Görüşmede köylere yönelik hizmet dağılımındaki, işe alımlardaki ve ihalelerdeki eşitsizliği gündeme getirdiğimde, Vali Karakaya açık açık bana, ‘Bal tutan parmağını yalar. Biz seçmenimizi kollamak zorundayız’ dedi. Ben kendisine AKP’nin mi yoksa devletin mi valisi olduğunu sorduğumda, Karakaya bana, ‘Ben hem devletin valisiyim hem partinin valisiyim. Doğal olarak partinin de çıkarlarını gözetmek zorundayım’ ifadelerini kullandı. Ben de kendisine bu yaklaşımın devlet kurumlarının tarafsızlığı açısından kabul edilemez olduğunu belirterek, devletin valisi olması ve ayrım yapmadan halka hizmet etmesi gerektiğini hatırlattım. Parti devleti dediğimiz budur işte. Parti devleti gibi davranan AKP, devletin bütün olanaklarını kendi menfaatleri doğrultusunda kullandırıyor ve kendisine oy veren ve vermeyenlere göre ayrımcılık yapıyor. Bu sadece köy yolları veya köylere hizmet götürmede değil, kadrolaşmada da öyledir, ihalelerde de öyledir, hayatın her alanında öyledir. Mesela Yolalan beldesinde AKP‘li vekil Bedirhanoğlu sadece kendi köy yolunu yaptırmış, geriye kalan yollar perişan bir şekilde bırakılmış, köylere gidilemiyor. Kendilerine oy veren korucu köylere hizmet ederken, DEM Parti’ye oy veren köyleri de cezalandırıyorlar. AKP’li Bitlis Belediyesi’nde de aynı şeyler yaşanıyor. Bütün ihaleleri kendi yandaşlarına veriyorlar. Bitlis Belediyesi ihalelerin %25'ini bir kişiye vermiş mesela. Ben bu ayrımcılığı gerek mecliste, gerek toplantılarda dile getirdiğimde ise rahatsız oluyorlar ve bu gerçeği inkar ediyorlar. İşte efendim biz hizmet ediyoruz ama DEM Parti vekilleri bizim hizmetlerimizi takdir etmiyorlar diye propaganda yapıyorlar. Bunları denetleyecek olan Sayıştay ve Danıştay müfettişleri bizim belediyelerden çıkmazlar ama AKP belediyelerine yılda veya ayda bir gidip çay, kahve içerler, yemeklerini yerler ve giderler.”
‘BÜTÜN KÜRDİSTAN’DA AYNI SORUNLAR YAŞANIYOR!’
Aladana köyünün sorununun yolların yapılmasıyla da sınırlı olmadığını belirten Olan, geçen sene köye okul servisi dahi vermediklerine dikkat çekti.
Hizmet dağılımındaki eşitsizlik ve AKP’nin yandaş kayırma pratiğinin sadece Bitlis’e has bir durum olmadığını, bütün Kürdistan’da aynı sorunların yaşandığını dile getiren Olan, “Aladana köyü sadece bir örnektir. Okyanusta bir noktadır. Kürdistan’daki bütün köyler aynı sorunları yaşıyor. Kürdistan’daki bütün valiler, bütün yöneticiler bu şekildedir. Şimdi AKP iktidarı yolsuzluk iddiasıyla Yeni Parti belediyelerine operasyon çekiyor ama yolsuzluğun en büyüğünü kendileri yapıyorlar. Biz DEM Parti olarak olabildiğince bu durumu teşhir etmeye çalışıyoruz, bu zihniyeti değiştirmek için mücadele ediyoruz. Yılmayacağız, bıkmayacağız, kabul etmeyeceğiz, alışmayacağız. Neden hep yerel yönetimlerin güçlendirmesinden söz ediyoruz, yerel yönetimler iktidarların kontrolünden, merkezi kontrolden çıkarılmalı, daha özgün, özgür olmalı diyoruz. İşte tam da bu yüzden bunu söylüyoruz. Bunun hayata geçmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz” vurgusunda bulundu.