KON-MED’den CDU’lu vekile tepki: Umut hakkı Önder Apo için de geçerlidir

KON-MED, CDU Milletvekili Tijen Ataoğlu’nun Önder Apo’nun tutukluluğuna ilişkin sözlerine tepki göstererek, “Umut hakkı siyasi bir taviz değil, insan hakkıdır. Abdullah Öcalan için de geçerlidir” dedi.

KON-MED

Almanya Kürdistan Toplumları Konfederasyonu (KON-MED), Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Federal Meclis Milletvekili Tijen Ataoğlu’nun Önder Apo’nun tutukluluğuna ilişkin açıklamalarını sert bir şekilde eleştirerek, CDU/CSU Meclis Grubu ve Alman hükümetinden konuya ilişkin tutumlarını açıklamalarını istedi.

Tijen Ataoğlu, 15 Ekim’de Federal Meclis’te Almanya-Türkiye ilişkileri üzerine yapılan oturumda, “Abdullah Öcalan’ın yeri cezaevidir ve bu kesinlikle doğrudur” ifadelerini kullanmıştı.

KON-MED, cuma günü yayımladığı yazılı açıklamada, Ataoğlu’nun sözlerinin kabul edilemez olduğunu belirterek, bu yaklaşımın Önder Apo’nun tutukluluğunun insan hakları boyutunu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarını görmezden geldiğini vurguladı.

Ataoğlu’nun aynı zamanda Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’nin Hukuk İşleri ve İnsan Hakları Komitesi üyesi olduğuna dikkat çeken KON-MED, “Bu konumdaki bir hukukçudan, bir insanın tutukluluğunu koşulsuz biçimde haklı göstermek yerine Avrupa insan hakları kararlarını ciddiye almasını bekliyoruz” dedi.

‘AİHM KARARI 12 YILI AŞKIN SÜREDİR UYGULANMIYOR’

KON-MED, açıklamasında AİHM’in 18 Mart 2014 tarihinde Önder Apo hakkında verdiği kararı hatırlattı.

AİHM, söz konusu kararında, Önder Apo’ya verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının, gerçekçi bir gözden geçirme ve tahliye imkânı bulunmaması nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) işkence yasağını düzenleyen 3’üncü maddesini ihlal ettiğine hükmetmişti.

Umut hakkının, müebbet hapis cezasına çarptırılan kişilerin cezalarının yeniden değerlendirilmesi ve olası tahliyeleri konusunda gerçek bir perspektife sahip olmalarını gerektirdiğini belirten KON-MED, Önder Apo açısından böyle bir imkânın hâlâ bulunmadığına dikkat çekti.

Açıklamada, “Bu hak siyasi gerekçelerle tartışmaya açılamaz” denildi.

‘BU AÇIKLAMALAR BARIŞ SÜRECİNİ ZAYIFLATIYOR’

KON-MED, Ataoğlu’nun açıklamalarının Barış ve Demokratik Toplum Süreci açısından kritik bir dönemde yapıldığına dikkat çekti.

Önder Apo’nun 27 Şubat 2025 tarihli çağrısıyla PKK’nin silahlı mücadelesinin sona erdirilmesi ve Kürt sorununun siyasi yollarla çözülmesi için yeni bir sürecin başladığını hatırlatan KON-MED, bu tarihten itibaren silahsızlanma ve yasal çerçevenin oluşturulmasına yönelik adımlar atıldığını belirtti.

Önder Apo’nun tutukluluğunun devam etmesini koşulsuz biçimde savunan açıklamaların siyasi açıdan tehlikeli bir mesaj içerdiğini vurgulayan KON-MED, bu tür yaklaşımların müzakere yoluyla çözüm arayışlarını zayıflattığını ve Önder Apo’nun devam eden süreçteki rolüyle çeliştiğini ifade etti.

‘ALMAN HÜKÜMETİ SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMELİ’

KON-MED, Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın 27 Şubat 2025 tarihinde Önder Apo’nun barış çağrısına ilişkin yaptığı açıklamayı da hatırlattı.

Almanya Dışişleri Bakanlığı, söz konusu çağrıyı onlarca yıldır devam eden çatışmanın sona erdirilmesi açısından tarihî bir fırsat olarak değerlendirmiş ve Almanya’nın siyasi çözümü desteklemeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Bakanlık ayrıca kalıcı barış için Kürt halkının kültürel ve demokratik haklarına saygı gösterilmesi gerektiğini belirtmişti.

Bu açıklamayı hatırlatan KON-MED, Alman hükümeti ile CDU/CSU Federal Meclis Grubu’nun konuya ilişkin açık bir tutum ortaya koymasını istedi.

KON-MED, Tijen Ataoğlu’nun sözlerine kamuoyu önünde açıklık getirmesi ve umut hakkının Önder Apo için de geçerli olduğunu kabul etmesi gerektiğini belirtti.

CDU/CSU Meclis Grubu’na da çağrıda bulunan KON-MED, grubun Ataoğlu’nun görüşlerini paylaşıp paylaşmadığını ve AİHM kararının uygulanması konusunda nasıl bir tutum benimsediğini açıklamasını talep etti.

‘ALMANYA AİHM KARARININ UYGULANMASI İÇİN ADIM ATMALI’

KON-MED, Avrupa düzeyinde de somut adımlar atılması çağrısında bulundu.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 1-3 Aralık tarihlerinde insan hakları kararlarının uygulanmasını yeniden ele alacağını hatırlatan KON-MED, Almanya’nın komite üyesi olarak Türkiye’nin yükümlülüklerini yerine getirmesi konusunda sorumluluk taşıdığını belirtti.

Bu nedenle hem Alman hükümetinin hem de Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’ndeki Alman heyetinin AİHM kararının uygulanması için kararlı bir tutum sergilemesi istendi.

KON-MED, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Umut hakkı siyasi bir taviz değil, bir insan hakkıdır. Bu hak Abdullah Öcalan için de geçerlidir.”