ABD’nin stratejik petrol rezervleri 40 yılın en düşük seviyesinde

ABD’nin stratejik petrol rezervleri, son 40 yılın en düşük seviyesine indi. Uzmanlar, stokların yeniden doldurulmasının birkaç ay sürebileceğini ve sürecin büyük ölçüde ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın uygulanmasına bağlı olduğunu belirtiyor.

ABD’nin stratejik petrol rezervleri, 1983 yılından bu yana görülen en düşük seviyeye geriledi. ABD Enerji Bakanlığı tarafından yayımlanan son verilere göre, ülkenin rezervlerinde yaklaşık 340 milyon varil ham petrol bulunuyor. Bu miktar, toplam 714 milyon varillik depolama kapasitesinin yarısından daha azına karşılık geliyor.

1970’lerdeki petrol krizinin ardından oluşturulan stratejik rezervler, son yıllarda enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmalar nedeniyle önemli ölçüde azaldı. Özellikle Ukrayna savaşı ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimler nedeniyle petrol fiyatlarında yaşanan yükselişleri dengelemek amacıyla hem ABD hem de diğer ülkeler rezervlerinden yararlandı.

DİĞER ÜLKELERDE DE STOKLAR AZALDI

Uluslararası Enerji Ajansı’na (IEA) üye 31 ülkenin de son yıllarda stratejik rezervlerini kullandığı belirtiliyor. Enerji arz güvenliğini korumak ve fiyat istikrarını sağlamak isteyen ülkeler için öncelikli hedefin şimdi bu stokları yeniden oluşturmak olduğu ifade ediliyor.

STOKLARIN TOPARLANMASI ZAMAN ALACAK

RST medyasına göre Cenevre merkezli İşletmeler ve Toplum Araştırmaları Merkezi (CRES) Genel Sekreteri Patrick Gantès, rezervlerin yeniden doldurulmasının kısa vadede mümkün olmadığını belirtti. Gantès, üretim altyapısının yeniden devreye alınması ve petrol sevkiyatlarının başlamasının zaman alacağını, ilk tankerlerin ulaşmasının dahi iki ila üç ay sürebileceğini söyledi.

Uzmanlar, rezervlerde belirgin bir toparlanmanın en erken sonbahar aylarında görülebileceğini öngörüyor. Ancak bu sürecin, ABD ile İran arasında imzalanan anlaşmanın hayata geçirilmesine ve İran petrolünün uluslararası piyasalara yeniden dönmesine bağlı olduğu belirtiliyor.

Enerji piyasaları, İran’a yönelik yaptırımların gevşetilmesi ve petrol ihracatının artması halinde küresel arzın rahatlayacağını, bunun da stratejik rezervlerin yeniden doldurulmasını kolaylaştırabileceğini değerlendiriyor.