İran devlet televizyonuna göre Arakçi, “İsrail’in Lübnan’a yönelik herhangi bir saldırısı ya da İsrail güçlerinin Lübnan topraklarında kalmaya devam etmesi, bundan böyle ABD ile imzalanan mutabakat protokolünün ihlali anlamına gelecektir” dedi.
Arakçi, bu bağlamda, anlaşmanın “iki tarafının” “bir yanda ABD ve İsrail, diğer yanda İran ve Hizbullah” olduğunu sözlerine ekledi.
İran Dışişleri Bakanı, “Lübnan’daki savaşın sona ermesi, savaşın tamamen sona ermesinin ayrılmaz bir parçasıdır. İsrail güçlerinin Lübnan’dan çekilmeden savaş gerçek anlamda bitmiş sayılmaz” ifadelerini kullandı.
İranlı yetkili, “Bu, protokolün şüphesiz en önemli meselesidir: Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın derhal ve kalıcı olarak durdurulacağının duyurulması" şeklinde konuştu.
Arakçi ayrıca üç aydan fazla süren savaşın ardından iki ülke arasında mutabakat protokolünün imzalanmasının planlandığı cuma günü, ABD ile kapsamlı görüşmelerin başlamasının muhtemel olduğunu duyurdu.
İranlı bakan, “Muhtemelen cuma günü, henüz belirlenmemiş bir yerde (...) nihai bir anlaşmaya varmayı amaçlayan İran ve ABD arasında yeni bir müzakere döngüsü başlayacak” diye belirtti.
Bakan, “Nihai anlaşmada, nükleer konular ve İran ekonomisini boğan ABD yaptırımlarının kaldırılması konusunda kararlar alınacak” dedi.
ABD-İran anlaşmasının metni kamuoyuna açıklanmadı; bu durum, zorlu müzakerelerin ardından iki taraf arasındaki görüş ayrılıklarına dair şüpheler yarattı.
ABD Başkanı Donald Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada, bu belgenin “bölgeye barış getireceğini” vaat etmişti.
İsrail tarafında ise Başbakan Binyamin Netanyahu pazartesi akşamı, İsrail ordusunun Suriye ve Gazze'de olduğu gibi Lübnan'da da “gerektiği kadar uzun süre” kalacağını belirtmişti. İsrailli diğer yetkililerden de bu anlaşmanın İsrail’i bağlamadığı yönünde açıklamalar gelmişti.