Endonezya’da öğrenci hareketi toplumsal, ekonomik ve siyasi sorunlara karşı protestolarını sürdürüyor. Şubat 2025’te “Karanlık Endonezya” (Indonesia Gelap) sloganıyla başlayan ve aynı yılın ağustos ayında şiddetli çatışmalara sahne olan gösterilerin ardından gençler, ekim ayında yeniden sokaklara çıktı.
“Uyan Endonezya” (#IndonesiaSadar) sloganıyla düzenlenen eylemlerde binlerce öğrenci, 20 ve 28 Ekim tarihlerinde başkent ve farklı bölgelerde gösteriler gerçekleştirdi.
Protestocular, Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto hükümetinin son on yılı aşkın sürenin en büyük orman yangınları karşısındaki yetersiz müdahalesini eleştirdi.
Gençlerin tepkileri yalnızca çevre sorunlarıyla sınırlı değil. Hayat pahalılığı, eğitim masrafları, iş güvencesizliği, demokratik alanın daralması ve yolsuzlukla suçlanan siyasi sınıfa duyulan güvensizlik de protestoların temel nedenleri arasında bulunuyor.
GENÇLERE YÖNELİK GÖZALTILAR VE SORUŞTURMALAR
2025 yazındaki protestoların ardından güvenlik güçlerinin göstericilere yönelik müdahaleleri ve yargı süreçleri yoğunlaştı. Genç göstericilerin yanı sıra sosyal medyada hükümeti eleştiren kullanıcılar da gözaltı ve cezai soruşturmalarla karşı karşıya kaldı.
Endonezya merkezli Konde adlı medya kuruluşu, hükümetin gençlerin taleplerini dinlemek yerine kamu yönetimi ve güvenlik alanındaki askerîleşmeyi artırdığını belirtti.
Konde'ye göre gençlerin protestolarını görmezden gelmek, onların geleceğine sırt çevirmek anlamına geliyor. Gösterilerin bastırılmasının ise demokrasiye duyulan güven kaybını hızlandırdığı ifade ediliyor.
FARKLI ÜLKELERDEKİ GENÇLİK HAREKETLERİYLE BENZERLİK
Endonezya'daki protestoların talepleri, Fransa, İspanya, Arnavutluk, İtalya, Hindistan ve Nepal'deki gençlik hareketleriyle benzerlik taşıyor.
Konde, Fransa'da eğitim koşullarının iyileştirilmesini isteyen lise öğrencileriyle Endonezya'da adaletsizliklere karşı sokağa çıkan gençlerin aynı temel soruyu gündeme getirdiğini belirtiyor: Devlet, yurttaşlarının ihtiyaçlarını karşılamak için mi çalışıyor, yoksa onlardan mevcut koşulları sorgulamadan kabul etmelerini mi bekliyor?
Konde, mevcut tablonun sivil toplumun daha güçlü bir dayanışma geliştirmesini gerektirdiğini vurgulayarak, gençlerin düşüncelerini özgürce ifade edebilecekleri bir ortamın güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Kuruluş, devletin yasalar, siyasi söylemler ve güvenlik güçlerinin göz yaşartıcı gaz müdahaleleri aracılığıyla korku ortamını sürdürmesi yerine toplumsal taleplere yanıt vermesi gerektiğini belirtti.