PJAK: 47 yıl önceki fetva başarısız oldu, demokrasiden başka yol yok

Kürt halkının, Humeyni’nin Kürtlere karşı 1979 yılında ilan ettiği cihat fetvasına direnişle karşı durduğunu belirten PJAK, “Ezilen halklar için özgürlük ve demokrasinin garanti altına alınması dışında hiçbir yol bulunmamaktadır” dedi.

Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), Humeyni’nin 19 Ağustos 1979’da Kürdistan halkına karşı ilan ettiği cihat fetvası hakkında açıklama yayımladı.

PJAK, yaptığı yazılı açıklamada İran’ın 47 yıl önce Kürt halkına karşı başlattığı katliamın sonuçlarına işaret ederek, “Bu suç bağımsız bir durum değil, İran’daki yüzyıllık ulus-devlet sisteminin ve Kürt halkına karşı izlediği faşizmin de bir dönüm noktasıydı” dedi.

PJAK, şunları ekledi: “Devrimden önce merkeziyetçi politikalar ve Kürt kimliğinin inkarı üzerinden işleyen mantık, Ocak 1979’dan sonra İslam Cumhuriyeti’nin halk devrimini gasp etmesiyle daha da radikalleşti. Bununla kültürel asimilasyon, fiziki ve kültürel soykırım zirveye ulaştı. Kürtlerin dilini, kültürünü, tarihini ve özgürlük hakkını silmeyi amaçlayan bu politikalar, bugün de baskı, güvenlik, idam ve sistematik idamla devam ediyor. Tüm bunlarla birlikte İran Parlamentosu ‘yabancı güçler ve devletlerle işbirliği’ gibi temelsiz gerekçelerle sivil aktivistlere idam cezası getiren bir yasayı onaylayarak, idamı meşrulaştırmaya çalışıyor.” 

Kürtlerin tüm baskılara rağmen İslam Cumhuriyeti’nin referandumuna ‘hayır’ dediği hatırlatılan açıklamada, rejimin bu kitlesel mücadeleye saldırı ve katliamlarla yanıt verdiği kaydedildi. 

Rojhilat Kürdistan’ın çeşitli kentlerinde gerçekleştirilen katliamlara karşı halkın yaptığı grevler ve uzun yürüyüşlerin Kürtlerin İslam Cumhuriyeti sistemine karşı ortaya koyduğu net duruşun örneklerinden olduğu ifade edildi.

Açıklamada sivil tepkilere karşı gerçekleştirilen katliamların ardından Humeyni’nin Kürtlere karşı cihat fetvası verdiği ve bunun üzerine toplu katliamların Rojhilat’ın her yerine sıçradığı ve toplu infazların gerçekleştirildiği hatırlatıldı.

Tüm Rojhilat halkının aldıkları tedbirler ve kültürel kimliklerini koruma yoluyla sadece 1979’daki askeri saldırılar karşısında değil, sonraki on yıllarda da bedeller ödeyerek özgürlük iradesinin ve onurlu bir yaşam hakkının top ve tanklarla bastırılamayacağını ve asimilasyon politikasının uygulanamayacağını gösterdiği kaydedildi.

1979 katliamı şehitlerini ve Kürt halkının özgürlüğü için şehit düşen herkesi saygıyla anan PJAK Meclisi şunları ifade etti: 

“PJAK, 19 Ağustos 1979 katliamı için verilen cihat fetvasını kınamakta ve hiçbir gücün özgürlük isteyen eşitlikçi bir halkın iradesini kıramayacağını bildirmektedir. Asimilasyon ve kültürel soykırım politikaları tamamen başarısız olmuş, askeri yöntemler anlamsız hale gelmiş ve Kürt sorununun demokratik çözümü, İran’daki halkların özgürlüğünü güvence altına alınmasında en önemli nokta haline gelmiştir. İran’daki ezilen halklar için özgürlük ve demokrasinin garanti altına alınması dışında hiçbir yol bulunmamaktadır. Rojhilat halkımızın on yıllardır süren mücadelesi bugün önemli kazanımların eşiğindedir.”