Rusya, Şubat 2022’de Ukrayna’ya saldırdığında Kremlin yönetimi savaşın birkaç hafta içinde sonuçlanacağını öngörüyordu. Ancak Ukrayna ordusunun beklenenden güçlü direnişi, Rus birliklerinin Kiev’e yönelik hızlı ilerleyişini durdurdu.
İlk dönemde hareketli geçen çatışmalar zamanla yüzlerce kilometrelik cephe hattında yıpratma savaşına dönüştü. Bugün Ukrayna’daki savaş, Avrupa’da 21. yüzyılın en uzun ve en yoğun askeri çatışması olarak görülüyor.
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI İLE BENZERLİKLER
Askeri uzmanlar, Ukrayna’daki savaş ile Birinci Dünya Savaşı arasında dikkat çekici benzerlikler bulunduğunu belirtiyor. 1914’te Almanya’nın Paris’e doğru hızlı ilerleyişinin Marne ve Yser cephelerinde durdurulması gibi, Rusya’nın Kiev’i kısa sürede ele geçirme planının da başarısız olduğu belirtiliyor.
Her iki savaşta da ilk hareketli dönemin ardından cepheler büyük ölçüde sabitlendi. Topçu ateşi belirleyici unsur haline gelirken, cephe bölgeleri yoğun bombardımanlar sonucu adeta “ay yüzeyini” andıran bir görünüme büründü.
SAVAŞIN YENİ BELİRLEYİCİSİ: DRONLAR
Bununla birlikte Ukrayna savaşı, teknolojik açıdan Birinci Dünya Savaşı’ndan önemli ölçüde ayrılıyor. Uzmanlara göre günümüz savaş alanının en belirleyici unsuru insansız hava araçları oldu.
Sürekli hava gözetimi nedeniyle büyük askeri birliklerin hareket etmesi son derece zorlaşırken, askerler daha küçük gruplar halinde hareket etmeye ve yeraltındaki korunaklı mevzilere sığınmaya yöneliyor. Bu durum, klasik siper savaşının da niteliğini değiştiriyor.
AĞIR KAYIPLAR, SINIRLI İLERLEME
Cephedeki askeri kazanımların sınırlı kalmasına rağmen savaşın insani bedeli giderek büyüyor. ABD merkezli düşünce kuruluşu Center for Strategic and International Studies verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana yaklaşık 1,8 milyon asker öldü, yaralandı veya kayboldu. Bu kayıpların yaklaşık üçte ikisinin Rus ordusuna ait olduğu tahmin ediliyor.
Araştırmaya göre yaklaşık 325 bin Rus askeri ile 140 bin Ukraynalı asker yaşamını yitirdi. Birleşmiş Milletler verileri ise en az 14 bin 999 Ukraynalı sivilin öldüğünü, 40 binden fazla kişinin yaralandığını ortaya koyuyor.
Savaş nedeniyle yaklaşık 5,9 milyon Ukraynalı ülke dışına göç etmek zorunda kalırken, 3,7 milyon kişi de ülke içinde yer değiştirdi.
AVRUPA’NIN GÜVENLİK DÜZENİ DEĞİŞİYOR
Dört yılı aşkın süredir devam eden savaşta diplomatik girişimler kalıcı bir sonuç üretmiş değil. Batılı ülkelerin mali ve askeri desteğini sürdüren Ukrayna, uzun menzilli dronlarla Rusya içlerindeki hedefleri vururken, cephedeki çıkmazı farklı yöntemlerle aşmaya çalışıyor.
Uzmanlara göre Ukrayna savaşı, tıpkı Birinci Dünya Savaşı’nın ardından olduğu gibi Avrupa’da yeni bir jeopolitik dönemin kapısını aralıyor. Avrupa ülkelerinin savunma politikalarını yeniden şekillendirmesi ve güvenlik stratejilerini gözden geçirmesi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşan güvenlik düzeninin önemli ölçüde değiştiğine işaret ediyor.