Çobanoğlu: Kuyu tiplerine dair konuşma, yazma yoksa Silivri diyorlar!

Antalya Kuyu Tipi Hapishanesi’nde dayatılan tecride karşı açlık grevinin 200. gününde tahliye olan ve NATO Zirvesi bahanesiyle tekrar tutuklanan Ümit Çobanoğlu, “Bana resmen kuyu tiplerine dair konuşma, yazma, çizme yoksa Silivri diyorlar” dedi.

ÜMİT ÇOBANOĞLU

NATO Zirvesi öncesi cadı avıyla gözaltına alınıp hukuksuzca tutuklanan sosyalistler, keyfi olarak hapishanelerde tutulmaya devam ediliyor. Bu sosyalistlerden Ümit Çobanoğlu, uzun bir tutsaklığın ardından, kuyu tipi hapishanelere karşı yaptığı açlık grevi direnişi sonrası tahliye edilmesinden sadece 6 ay sonra Silivri’deki Marmara 2 Nolu Hapishanesi’ne gönderildi. ANF’ye mektup gönderen Ümit Çobanoğlu, dışarda kamuoyuna kuyu tipi hapishanelerdeki insanlık dışı tecrit koşullarını anlattığı için tutsak edildiğini anlattı.

18 YIL HAPİSTE KALDI, KUYU TİPLERİNİ İFŞA ETTİĞİ İÇİN SADECE 6 AY DIŞARDA KALABİLDİ

NATO Zirvesi bahanesiyle hukuksuz bir biçimde cadı avıyla tutsak edilen sosyalistlerden Ümit Çobanoğlu, daha yeni tahliye edilmişti. 39 yaşında olan ve ömrünün 18 yılını hapishanede esaret koşullarında geçiren Çobanoğlu, en son sürgün edildiği Antalya Kuyu Tipi Hapishanesi’ndeki insanlık dışı tecrit koşullarına karşı başlattığı süresiz açlık grevinin 200. gününde sağlık durumu kritik aşamaya gelince tahliye edilmişti. Tahliyesi sonrası tedavi altına alınan Çobanoğlu, kuyu tiplerinde dayatılan tecrit işkencesini basın açıklamalarıyla kamuoyuna anlattığı için bu kez NATO Zirvesi fırsat bilinerek tekrar hapishaneye gönderildi.

UYUŞTURUCUYA KARŞI DÜZENLENEN FUTBOL TURNUVASINDA TOP OYNAMAK DA SUÇ SAYILDI!

Marmara 2 Nolu Hapishanesi’nden gönderdiği mektupta kendisine yaşatılan hukuksuzluğu, “Sadece 6 ay dışarda kalabildim. 200 gün açlık grevi yaptığım için bu 6 ayın 3 ayı tedavi ile geçti. Kalan 3 ay tutuklanmam için yetmiş de artmış bile” diye özetledi. Çobanoğlu, NATO Zirvesi öncesi kendisiyle birlikte öğretmenler, karikatüristler, doktorlar ve avukatların da aralarında bulunduğu 16 kişinin daha tutuklandığını anlattı. Kendisiyle birlikte tutuklananların dosyalarının bomboş olduğunu vurgulayan Çobanoğlu, “Mesela benim tutuklanmamın gerekçesi olarak; Antalya Kuyu Tipi Hapishanesi’nde açlık grevi yapan Gürkan Türkoğlu, Hüseyin Özen ve Tahsin Sağaltıcı’nın durumlarına dair yapmış olduğum bir röportaj, yine Marmara 6 Nolu Hapishanesi’nde dayatılan tecrit koşullarına karşı açlık grevinde olan arkadaşlarım ve Grup Yorum emekçileri için bir basın açıklamasına katılmış olmam, yine Şakran Kadın Kapalı Hapishanesi’nde suçlu kimlik kartına karşı açlık grevinde olan Tuğçenur Özbay için yapılan bir basın açıklamasına katılmış olmam, uyuşturucuya karşı düzenlenen futbol turnuvasında top oynamış olmam ve NATO’ya dair bir yazı yazıp karikatür yapmış olmam yeterli sayıldı. Galiba kuyu tipi hapishanelere ve uyuşturucuya karşı olan NATO’ya da karşıdır diye düşündüler ve NATO’yu protesto edebileceğimiz kanısına vardılar. Bana resmen sus diyorlar, kuyu tiplerine dair konuşma, yazma, çizme yoksa Silivri diyorlar. Antalya Kuyu Tipi Hapishanesi’nde beraber açlık grevi yaptığım üç yoldaşım ölüme yürürken ben nasıl susup oturabilirim? Nitekim açlık grevi yapan Gürkan Türkoğlu’nun durumu ağırlaştı ve yaşamını yitirdi. Keşke daha fazla anlatma şansım olsaydı, belki o zaman talepler daha erken kabul edilirdi ve Gürkan şimdi aramızda olabilirdi” diye yazdı.

‘GÖZALTINDA KABA DAYAK VE TERS KELEPÇE İŞKENCESİNE MARUZ KALDIK’

Tutuklanmadan önce arkadaşlarıyla beraber tutulduğu gözaltında işkenceye de maruz kaldıklarını anlatan Çobanoğlu, “Gözaltında kaba dayak işkencesine maruz kaldık. Ters kelepçe yaptılar. Kelepçeleri öyle sıktılar ki bileklerim hep yara oldu ve hala yara izleri duruyor. Götürüldüğümüz Marmara Hapishanesi’nde tutsak edilen arkadaşlarımız hücrelerin 7/24 kamera ile gözetlenmesine karşı çıktıkları için aylardır keyfi olarak hücre hapsinde tutuluyorlar. Yasa yapıcıları bile 20 günü aşan hücre cezalarının insan sağlığına zarar vereceğini kabul ediyor. Nerede kaldı insan hakları, nerede kaldı işkence yasağı?“ diye tepki gösterdi.

‘YÜZDE 96 ENGELLİ İRFAN YILMAZ’IN TAHLİYESİ ATK RAPORUNA RAĞMEN ENGELLENİYOR!’

Mektubunda yan koğuşunda kalan ve yüzde 96 engelli olup tekerlekli sandalye ile yaşamaya mahkum olan siyasi tutsak İrfan Yılmaz’ın durumuna dikkat çeken Çobanoğlu, “İrfan Yılmaz, yüzde 96 engelli ve sereballar sendrom hastası. Tekerlekli sandalyede yaşıyor ve temel ihtiyaçlarını tek başına karşılayamıyor. Hapishanede kaldıkça sağlığı daha da bozuluyor. Mesela uygun sonda verilmediği için vücudu sürekli iltihap üretiyor. Aslında İrfan Yılmaz hakkında Adli Tıp Kurumu (ATK) bile hapishanede kalamaz raporu verdi. Ancak Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü güvenlik önlemleri alamayacağını öne sürerek İrfan Yılmaz’ın tahliyesini engelledi. Şimdi ise şartlı tahliye hakkı geldi ama bu sefer de Marmara 2 Nolu Hapishane İdaresi Yılmaz’ı, ‘İyi halli’ değil diyerek tahliye etmedi” diye aktardı.