Salı Günleri İdama Hayır: Cezaevlerindeki ihlaller artıyor
“Salı Günleri İdama Hayır Kampanyası”, İran’daki cezaevlerinde hak ihlallerinin arttığını belirtti.
“Salı Günleri İdama Hayır Kampanyası”, İran’daki cezaevlerinde hak ihlallerinin arttığını belirtti.
“Salı Günleri İdama Hayır Kampanyası", 57 cezaevinde sürdürülen eylemlerin 128’inci haftası dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.
İran Yargı Erki Başkanı Gholamhossein Mohseni Ejei’nin (Gulam Hüseyin Muhsini Ejei) görevde kalmasının cezaevlerindeki tutsaklar için büyük bir tehdit oluşturduğu vurgulandı.
Açıklamada, 18 Tir 1378’de (9 Temmuz 1999) gerçekleşen öğrenci protestoları da hatırlatıldı. O dönem düzenlenen gösterilerin güvenlik güçlerince şiddetle bastırıldığı, üniversite yurduna yapılan baskında çok sayıda kişinin yaşamını yitirdiği ve yaralandığı kaydedildi.
Son 18 gün içinde İran devletinin kendi verilerine göre en az 15 kişinin idam edildiğine dikkat çekilen açıklamada, siyasi davalar ile adli suçlardan yargılanan çok sayıda tutuklu hakkında da idam cezalarının verildiği kaydedildi. Evin Cezaevi Kadınlar Koğuşu’nda tutulan siyasi tutsak Ergavan Fallahi hakkında yargıç Ebulkasım Salavati tarafından verilen idam kararının, güvenlik kurumlarının baskısı altında yürütülen adil olmayan bir yargılamanın sonucu olduğu belirtildi.
Açıklamada, Ocak ayındaki eylemler nedeniyle gözaltına alınan bazı kişiler hakkında da idam kararı verildiği belirtildi. Kemal Hanbahayi, Vahid Hansanami ile Mehdi Nazar ve Mehnaz Çarduli isimli çift hakkında verilen kararların, Ejei’nin İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney tarafından yeniden görevlendirilmesinin ardından alındığına değinildi. Ejei’nin insan hakları ihlalleriyle anıldığı belirtilen açıklamada, son dört yılda ülkede son 30 yılın en yüksek idam infazı sayısına ulaşıldığı belirtildi.
Kampanya, idam hükümlerini kınayarak uluslararası kuruluşlara ve kamuoyuna İran cezaevlerinde yaşandığı belirtilen hak ihlallerine karşı harekete geçme çağrısı yaptı. Açıklamada, idam kararlarının kapalı yargılamalar ile fiziksel ve psikolojik baskı ortamında verildiği öne sürülürken, özellikle idamla sonuçlanabilecek davaların açık, şeffaf ve adil biçimde görülmesi için İran yönetimi üzerinde uluslararası baskı kurulması istendi. Açıklama, “Kuşkusuz, idam cezasına karşı ortak direniş ve dayanışmayla başarılı olacağız” ifadeleriyle sona erdi.