İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla “Savaşa ve sömürüye karşı demokrasi ve barış kazanacak” şiarıyla Kadıköy Boğa Heykeli’nden Kadıköy İskelesi’ne yürüyüş düzenledi.
Siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile çok sayıda yurttaşın katıldığı yürüyüşte “Şimdi barışı büyütme zamanı”, “Dem dema mezinkirina aşitîyê ye” ve “Azadîya Serok azadiya gelan e” pankartları taşındı. “Bijî Serok Apo”, “Yaşasın barış, bijî aşitî” ve “Selam selam İmralı’ya bin selam” sloganları atıldı.
Yürüyüşün ardından basın açıklaması yapıldı. Metnin Kürtçesini DEM Parti İstanbul İl Örgütü’nden Figen Yaşar, Türkçesini ise DİSK Marmara Bölge Temsilcisi Asalettin Arslanoğlu okudu.
‘SAVAŞIN FATURASI EMEKÇİLERE ÇIKARILIYOR’
Aslanoğlu, dünyanın farklı bölgelerinde savaşların sürdüğünü belirterek, Filistin, Lübnan, İran, Ortadoğu ve Afrika’da milyonlarca insanın öldürüldüğünü ve yerinden edildiğini söyledi.
Savaşın yalnızca cephelerde yaşanmadığını vurgulayan Aslanoğlu, “Savaşın faturası acının düştüğü evlerde, sofralarımızda, iş yerlerimizde, okullarımızda ve hastanelerimizde karşımıza çıkıyor. Ekolojik denge yerle bir ediliyor. Kadınlar, çocuklar ve gençler savaşın en ağır sonuçlarına karşı yeni bir saldırı altında kalıyor” dedi.
Silahlanmaya ayrılan kaynakların eğitim, sağlık ve sosyal hizmetlerden eksildiğini belirten Aslanoğlu, “Silah tekellerinin ve savaş ekonomisinin kasaları dolarken emekçilerin sofrasındaki ekmek küçülüyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de ifade, örgütlenme ve basın özgürlüğünün sınırlandığını söyleyen Aslanoğlu, sendikacılar, siyasetçiler, gazeteciler, kadınlar ve gençlerin baskılarla karşı karşıya kaldığını belirtti.
‘BARIŞ DEMOKRATİK HAKLARIN GÜVENCESİYLE KALICILAŞIR’
Türkiye’de yaklaşık yarım asırdır süren çatışmalı dönemin ardından yeni bir sürecin başladığını belirten Aslanoğlu, Önder Apo ile ile devlet arasındaki görüşmelere ve sonrasında yapılan demokratik toplum çağrısına dikkat çekti.
PKK’nin kendisini feshetmesiyle Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümü açısından yeni bir dönemin tartışılmaya başlandığını ifade eden Aslanoğlu, şöyle konuştu:
“Barış yalnızca çatışmaların sona ermesiyle sınırlı değil. Barış, demokratik hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, toplumun bütün kesimlerinin söz ve karar sahibi olmasıyla kalıcılaşabilir.”
Açıklama sloganlarla sona erdi.