İstanbul’un Bahçelievler ve Küçükçekmece ilçelerinde farklı tarih ve farklı yerlerde şehit düşen Kürdistan Özgürlük Gerillaları için yapılan anmalar ve kurulan taziyeler sürüyor.
BAHÇELİEVLER
Taziyenin yapıldı salona “şehîd namirin” pankartları açılırken masalara şehitlerin ve Önder Apo’nun fotoğrafları bırakılarak, mumlar yakıldı. Taziyede sık sık “şehîd namirin” sloganları atıldı. Yaşamını yitirenler için yapılan sinevizyon gösteriminin ardından yapılan konuşmalarda, mücadelelerine dikkat çekildi. Ardından aileler taziyeleri ve başsağlığı dileklerini kabul etti.
Taziyeye katılan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, “Onların toprağa düştüğü hedefleri yüklenenleriz. Biz onurluyuz, bizim başımız diktir” dedi.
50 yıllık tarihi anlamanın önemine değinen Çiçek, şunları belirtti: “Her insan hata yapar, günah işler biz de 50 yıllık mücadelenin ev sahibi olarak özne olarak, hatalarımız oldu, eksikliklerimiz, doğrularımız ve militanlığımız oldu. Bu nedenle yaşamın anlamanı toprağa düşenlerin hedeflerini omuzlamaktır. Eğer bizim için bir yaşam varsa bu yaşam özgür ve örgütlü bir yaşamdır. Rahatlığa ve umursamazlığa artık son. Mücadeleyi bugüne kadar getirenlere söz verelim. Son nefesimize kadar 27 bin şehidi unutmamak ve her gün onlarla yaşamaktır.
Yürüyüşümüzü parçalamak istiyorlar. Ama söz her zamankinden daha fazla çalışacağız, söz her zamankinden daha örgütlü olacağız. Kürtlük dünyası özgür yaşayacak.”
KÜÇÜKÇEKMECE
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma, Dayanışma, Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde İstanbul Küçükçekmece Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İlçe Örgütü binasında şehitler için taziye kuruldu. Taziyeye çok sayıda kişi katıldı.
Taziyenin kurulduğu alanda yer alan masaların üzerinde şehitlerin fotoğrafları, kırmızı, sarı, yeşil flemalar ve karanfiller bırakılarak, mumlar yakıldı. Taziyenin yapıldığı salona, “şehîd namirin” ve “şehîdên me rûmeta me ne” pankartları asıldı.
Sık sık "şehîd namirin" sloganı atıldı. Ardından sinevizyon gösterimi yapıldı. Taziyeye katılan yurttaşlar ailelere başsağlığı dileklerinde bulundu.
Taziyede konuşan Özgür Kadın Hareketi (TJA-Tevgera Jinên Azad) aktivisti Sebahat Tuncel, şunları söyledi: “Şehitler Kürt halkının özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesinde önemli bir miras bıraktı. Şehitlerin anısına sahip çıkmak, onların mücadelesini sürdürmek ve açtıkları yolu başarıya ulaştırmakla mümkün. Onlar anlamlı bir yaşam için mücadeleye katıldılar. Halkımızın, kadınların ve gençlerin özgürlüğü, sömürü düzenine son vermek için mücadeleye katıldılar. Bize dayatılan zulme, sömürüye, kişiliksizleştirmeye, ötekileştirmeye, dilimizi, kimliğimizi ve kültürümüzü yok sayan sisteme karşı var olduğumuzu göstermek ve özgür yaşamak için mücadele ettiler. Eğer bugün şehitlerimize bu kadar kitlesel sahip çıkılıyorsa, bu onların iddiasına, idealine, demokrasi ve barış mücadelesine de sahip çıkmak anlamına geliyor. Onlar bizler daha özgür yaşayalım diye bedel ödediler. Bize düşen görev onların bayrağını yere düşürmemek ve anlamlı yaşam mücadelesini sürdürmektir. Eğer bugün Türkiye devleti Kürtlerle masaya oturduysa, Kürt Halk Önderliği şahsında müzakere yürütülüyorsa, verilen bu emek, bedel ve çaba sayesindedir. Şimdi bize düşen görev Sayın Öcalan'ın açtığı kapıyı açık tutmak ve halkımızı özgürlüğe taşımaktır.”
Sebahat Tuncel, devamla şunları kaydetti: “Ortadoğu'da Kürtler artık yalnızca mağdur edilen bir halk değil, bölgenin tarihini şekillendiren bir konumda. Rojava'daki gelişmeler, Türkiye'deki barış süreci ve ‘Jin, jiyan, azadî’ felsefesinin dünyada karşılık bulması bunun göstergesidir. Şehitlerimize vereceğimiz en temel söz onların mücadelesini sürdürmek ve demokratik, eşit, özgür bir yaşamı inşa etmektir. Önümüzdeki dönemde zindanlardan, dağlardan ve Avrupa'dan geleceklerle hep birlikte yeni bir yaşam inşa edeceğiz. Burada yedi arkadaşımız şahsında tüm Kürdistan devrim şehitlerini saygıyla anıyoruz. Fiziksel olarak aramızda olmasalar da düşünceleri, mücadeleleri ve yarattıkları değerler yaşayacak."
'ONLARI MÜCADELEMİZDE YAŞATACAĞIZ'
32 yıllık tutsaklığının ardından tahliye olan Nevzat Öztürk , “Şehîd namirin' diyoruz, bu sadece bir slogan değil. Onlar fiziki olarak yanımızdan ayrıldılar ama mücadelemizde yanımızda olacaklar. Bu zorlu süreçte birlik olacağız. Her şehit, Kürdistan’ın özgürlüğü için mücadele etti ve biz de onların mücadelesini büyüterek sahip çıkacağız. Annelerin acısını anlayamayız ama onların acısını paylaşıyor, önlerinde saygıyla eğiliyoruz" dedi.



