‘Aleviler herkesin hakkının güvence altında olduğu bir Türkiye istiyor’
Alevilerin her zaman barıştan yana olduğunu belirten Celal Fırat, “Biz Aleviler, dün olduğu gibi bugün de barışın yanında olacağız.” dedi.
Alevilerin her zaman barıştan yana olduğunu belirten Celal Fırat, “Biz Aleviler, dün olduğu gibi bugün de barışın yanında olacağız.” dedi.
Barış ve Demokratik Toplum Süreci, çerçeve yasanın Meclise gelmesi ile birlikte yeni bir sürece girmeye hazırlanıyor. Önder Apo’nun başlatmış olduğu süreçte Kürt halkının ve kamuoyunun beklediği yasa Meclise geldi.
Yasaya yönelik eleştiriler olsa da, Önder Apo’nun ‘Bin kilometrelik yol bir adımla başlar’ sözüyle birlikte Kürt halkının başlangıç olarak kabul ettiği çerçeve yasa ile ilgili toplumda tartışmalar sürüyor.
Kendisi de Alevi dedesi olan DEM Parti Milletvekili Celal Fırat, çerçeve yasaya Alevi toplumunun nasıl baktığını ajansımıza değerlendirdi.
‘ALEVİLER İÇİN BARIŞ KIYMETLİDİR’
Aleviler için barışın kıymetli olduğunu belirten Fırat sözlerine şöyle devam etti, “Aleviler, acının dilini de barışın kıymetini de en iyi bilen toplumlardan biridir. Çünkü bu coğrafyada yüzyıllar boyunca ayrımcılığı, inkârı, katliamları ve büyük acıları yaşadık. Bu yüzden barış denildiğinde, bizim yüreğimiz sadece bugünü değil; geçmişi de hatırlar.
Bu nedenle Meclis’te barış adına atılan her samimi adımı kıymetli görüyoruz. Silahların susması, anaların artık gözyaşı dökmemesi, gençlerin toprağa değil geleceğe kavuşması hepimizin ortak dileğidir.
Ancak bizim için barış sadece çatışmanın bitmesi değildir. Gerçek barış; hukukun güçlenmesi, demokrasinin derinleşmesi ve herkesin kendisini bu ülkenin eşit yurttaşı olarak hissedebilmesidir. Eğer bu süreç yalnızca bir meselenin çözümü değil, Türkiye’de hak, hukuk ve eşitlik anlayışını güçlendiren yeni bir dönemin başlangıcı olursa, bundan hepimiz kazanırız.
Bizim inancımız “İncinsen de incitme” der. Bugün de bu anlayışla yaklaşıyoruz. Barış, kimsenin kaybetmediği; herkesin nefes alabildiği ortak bir gelecek inşa edebilmektir.”
‘ALEVİLER HERKESİN HAKKININ GÜVENCE ALTINDA OLDUĞU BİR TÜRKİYE İSTİYOR’
Alevilerin de bazı endişeleri ve kaygıları olduğunu söyleyen Fırat, “Elbette toplumumuzda farklı değerlendirmeler ve kaygılar vardır. Bunun nedeni barışa karşı olmak değil, yaşanmışlıkların bıraktığı derin hafızadır. Aleviler tarih boyunca birçok kez verilen sözlerin tutulmadığını gördü. Bu nedenle toplumumuzun beklentisi; bu sürecin kapalı kapılar ardında değil, Meclis’in iradesiyle, hukuk içinde, şeffaf ve toplumsal katılımla yürütülmesidir.
Biz kimsenin hakkına karşı değiliz. Tam tersine, herkesin hakkının güvence altında olduğu bir Türkiye istiyoruz. Çünkü bir toplumun hakkı güvence altına alınırken başka bir toplum kendisini dışarıda hissederse, orada kalıcı huzurdan söz etmek zorlaşır. Barışın dili; adaletin, eşit yurttaşlığın ve karşılıklı güvenin dili olmalıdır.” dedi.
‘ALEVİ TOPLUMU BARIŞ VE DEMOKRASİDEN YANA DURACAKTIR’
Alevi toplumunun bundan sonraki süreçte de barıştan yana olacaklarını, barış için mücadele edeceklerini belirten Fırat, sözlerine şöyle devam etti, “Alevi toplumu bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da barıştan, demokrasiden ve insan onurundan yana durmaya devam edecektir.
Bizim yolumuz kinin değil, rızalığın yoludur. Hacı Bektaş Veli’nin “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” çağrısı bugün de yolumuzu aydınlatmaktadır. Çünkü biz biliyoruz ki bu ülkenin geleceği, birbirimizi daha çok dinleyerek, daha çok anlayarak kurulacaktır.
Elbette Alevi toplumu kendi inancına, kimliğine ve eşit yurttaşlık taleplerine sahip çıkmaya devam edecektir. Cemevlerinin hukuki statüsünden inanç özgürlüğüne kadar yıllardır dile getirdiğimiz taleplerimizi aynı kararlılıkla savunacağız. Ama bunu yaparken hiçbir zaman barıştan uzaklaşmayacağız. Biz istiyoruz ki artık bu ülkede hiçbir anne evladını toprağa vermesin, hiçbir çocuk kimliğinden ya da inancından dolayı korkuyla büyümesin. Çünkü gerçek barış, yalnızca silahların sustuğu gün değil; herkesin kendisini eşit, güvende ve onurlu hissettiği gün kurulmuş olacaktır.
Biz Aleviler, dün olduğu gibi bugün de barışın yanında olacağız. Ama aynı zamanda adaletin, eşit yurttaşlığın ve ortak vicdanın da sesi olmaya devam edeceğiz.”