Kürdistan ve Türkiye’de bulunan hapishanelerdeki Apocu tutsaklar adına Deniz Kaya, 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu Direnişi’nin yıldönümü dolayısıyla mektup gönderdi. Mektupta şu ifadelere yer verildi:
"12 Eylül faşist rejimi, Önderliğin Kürt halk tarlasına attığı özgürlük tohumunu yok etmek için planlanan bir soykırım saldırısıydı. Türkiye’de bulunan bütün demokratik damarları kesip umudun zerresini bile ortada bırakmak istemeyen cinsten bir darbe saldırısıydı. Darbenin yapılacağını fark eden Önderlik, İbrahimi geleneğin tarihsel ana akışının köklerine doğru çıktığı hicret yürüyüşünde, özgür Kürdün doğuşunun mayasını attı. Faşist rejimle daha güçlü bir kavgaya girişebilmek için atılan bu taktiksel geri çekilme adımı, Kürdün kaderini tümden değiştirdi.
Faşist rejime esir düşen birçok öncü, önder kadroyu zindana doldurup teslim alabilmek için, insanlık lugatında yeri olmayan pek çok işkence metodu, arkadaşlarımızın çıplak bedenleri üzerinde denendi. Bu öncü Önder kadrolar şahsında bitirilmek istenen bir halkın özgürlük umudu ve iradesiydi. Buna karşı büyük bir onur savaşını başlatan Mazlumlar, Kemaller ve Hayriler, ruhlarını halkın özgürlük bilincine katık ederek, öncü militan kadroların hangi yer ve mekânda olursa olsun kendi şahsında bir halkı nasıl temsil etmesi gerektiğini dosta da düşmana da gösterdi.
Kürdistan’daki hain işbirlikçi sınıfın içerideki temsilcisi olan Yıldırım Merkit ve Şahin Dönmez gibi düşmüş tiplerin yardımıyla bize mutlak bir teslimiyet dayatılmak isteniyordu. Bir iğne ucu kadar küçük bir imkan ve olanağa bile sahip olmayan bu arkadaşlarımızın, ‘Teslimiyet ihanete, direniş zafere götürür’ şiarıyla verdikleri irade ve onur savaşı, 12 Eylül faşist rejiminin ideolojik ve politik zihniyetine karşı büyük bir zafer kazandı. Kürdistan'da hain işbirlikçi çizgiyi temsil eden zihniyet ve düşünce, tarihte ilk büyük yenilgisini 'başardık, başardık' diye haykıran Hayri’nin kılıç gibi keskin iradi duruşunda tattı. Çıplak bedenlerini dirhem dirhem eriterek yenilmez bir direniş çizgisinin taşlarını Amed zindanında döşeyerek, tarihsel misyonlarının gerekliliklerini büyük bir başarıyla yerine getirdikten sonra direniş bayrağını gerillaya devrettiler. Önderliğimiz, bugün bu arkadaşların yarım kalan hayallerini Kürt ve Türk halkının özgür birliğine dayalı demokratik bir cumhuriyetle taçlandırmak istiyor. 14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu eyleminde şehit düşen Kemal Pir, Mehmet Hayri Durmuş, Akif Yılmaz ve kızıl yıldızımız olan Ali Çiçek arkadaşları büyük bir saygı ve minnetle anıyor, anıları ününde saygıyla eğiliyor, bağlılık sözümüzü yineliyoruz.
Zindanda bulunan Apocu yoldaşlar adına Deniz Kaya"