Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş’in, 27 Eylül 2024’te kampüs yerleşkesinde kaybolmasının ardından 15 Ekim 2024’te cenazesine ulaşılmasıyla gündeme gelen şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor. Olayın üzerinden 21 ay geçmesine rağmen dosyadaki birçok soru işareti yanıt beklerken, soruşturmanın geldiği aşama ile aile ve avukatlarının talepleri kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor.
Dosyadaki son gelişmeleri değerlendiren aile avukatı Medine Turantaylak, soruşturma sürecine ilişkin ANF’ye açıklamalarda bulundu.
‘İKİ ERKEK DNA’SI HALA EŞLEŞMEDİ’
Dosyada yanıt bekleyen en önemli başlıklardan birinin Rojin Kabaiş’in bedeninde tespit edilen iki erkek DNA’sı olduğunu belirten Medine Turantaylak, şu bilgileri paylaştı: “Savcılık tarafından yürütülen incelemeler sürüyor. Şimdiye kadar yaklaşık 410 kişinin DNA örneğin alındı ancak DNA’lardan herhangi bir eşleşme sağlanmadı. Rojin Kabaiş’in bedeninde tespit edilen iki erkek DNA’sının kime ait olduğu halen açıklığa kavuşmuş değil. Savcılık, şüpheli olabilecek kişilerin DNA örneklerini almaya ve karşılaştırma yapmaya devam ediyor. Savcılık çalışmaların sürdüğünü tarafımıza bildirdi.
Dosyadaki en kritik durumlardan biri Rojin’nin açılmayan telefonu. Bu telefon iki yıldır açılmadı. Telefonun içeriği soruşturma açısından büyük önem taşıyor. Özellikle mesajlaşma uygulamaları üzerinden yapılmış olabilecek görüşme ve yazışmalar, dosyanın aydınlatılmasına katkı sunacaktır.
Telefonun açılarak incelenmesini oldukça önemli buluyoruz. Türkiye’de yetkili kurumlar tarafından yapılan çalışmalarda telefon açılamadı. Bunun üzerine telefon bir süre önce İspanya’ya gönderildi ancak orada yapılan incelemelerde de sonuç alınamadı. Daha sonra telefonun üretici firma tarafından açılabilmesi için başvuruda bulunduk. Üretici firmanın Çin’de bulunması nedeniyle şu anda Çin’le yazışmalar devam ediyor. Ancak henüz olumlu ya da olumsuz bir yanıt verilmiş değil.”
ADALET BAKANLIĞI YENİ RAPOR HAZIRLAYACAK
Soruşturma kapsamında baz istasyonu kayıtlarının yeniden inceleneceğini de aktaran Medine Turantaylak, Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulan özel bir ekip tarafından yeni bir rapor hazırlanmasının beklendiğini söyledi.
Medine Turantaylak, “Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçlar Araştırma Bürosu tarafından daraltılmış baz kayıtlarının da değerlendirileceği bir rapor hazırlanacağı bilgisi tarafımıza iletildi. Daha önce dosyaya giren baz kayıtları daraltılmış nitelikte değildi. Savcılıkla yaptığımız görüşmede, oluşturulan ekip içerisinde Gülistan Doku ve Narin Güran dosyalarında rapor hazırlayan uzmanların da yer aldığı ifade edildi. Talep edilen tüm bilgi ve belgelerin tamamlanmasının ardından söz konusu ekip raporunu hazırlayarak dosyaya sunacak” diye konuştu.
‘KAMERA GÖRÜNTÜLERİ YENİDEN İNCELENECEK’
Rojin Kabaiş’in son olarak görüldüğü anlara ilişkin kamera kayıtlarının da yeniden inceleneceğini belirten Medine Turantaylak, konuya ilişkin şunları söyledi: “Rojin’in son görüldüğü kamera kayıtları üzerinde iyileştirme çalışması yapılmasını istemiştik. TRT tarafından görüntüler üzerinde iyileştirme yapılarak kayıtlar dosyaya sunuldu. Şimdi bu görüntüler yeniden incelenerek yeni bir rapor hazırlanacak. Daha önce netlik bulunmayan bazı hususların bu incelemeler sonucunda ortaya çıkabileceğini düşünüyoruz. Bu nedenle hazırlanacak raporu önemli görüyoruz.
Soruşturmada halen sonuçlanması beklenen birçok önemli başlık var. Özelikle telefon incelemesi, kamera kayıtlarına ilişkin raporlar ve DNA çalışmaları dosyanın seyrini belirleyecek. Gelinen aşamada telefonun açılması, kamera görüntülerinin incelenmesi sonucunda hazırlanacak rapor ve Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanacak raporu bekliyoruz. Bunun yanında devam eden DNA çalışmalarını da yakından takip ediyoruz. Dosyanın aydınlatılması açısından bu delillerin sonuçlanması büyük önem taşıyor.”
‘KISITLILIK KARARI SORUŞTURMAYI ETKİLEDİ’
Soruşturma sürecinde uygulanan gizlilik ve kısıtlılık kararlarının dosyanın takibini zorlaştırdığını dile getiren Medine Turantaylak, bu durumun soruşturma sürecine etki ettiğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Soruşturma dosyasındaki kısıtlılık kararı biz vekillere de uygulandı. Aylar boyunca dosyayı inceleme imkanımız olmadı. Dolayısıyla savcılığın soruşturmayı nasıl yürüttüğünü takip edemedik. Soruşturmaya dahil olmamız engellendiği için bu durum, soruşturmanın seyrini de etkiledi. Hangi delillerin toplandığını ve hangi işlemlerin yapıldığını bilmediğimiz için taleplerimiz de doğal olarak daha sınırlı kaldı. Bu durum dosyanın gidişatını etkileyen önemli faktörlerden biri oldu.
Ancak gelinen aşamada savcılık tarafından kısıtlılık kararı tarafımıza uygulanmıyor. Şunu belirtmekte fayda var; bizim bilgimiz dahilinde olup da kamuoyuna yansımayan herhangi bir durum söz konusu değil. Dosyada önem verdiğimiz ve sonucunu beklediğimiz delillere ilişkin bilgileri kamuoyuyla paylaştık. Şu an itibarıyla soruşturmanın aydınlatılması açısından kritik gördüğümüz süreçlerin tamamlanmasını bekliyoruz.”