Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sürerken parti genel merkezinde basın toplantısı düzenledi. MYK gündemindeki başlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doğan, öğretmenlerin açlık grevleri, Barış ve Demokratik Toplum Süreci, İmralı görüşmeleri ve partinin büyük kongre hazırlıkları hakkında açıklamalar yaptı.
ÖĞRETMENLERİN AÇLIK GREVİ
Türkiye’de yıllardır değişmeyen sorunların bulunduğunu söyleyen Ayşegül Doğan, açlık grevindeki öğretmenlerin durumuna dikkat çekti.
“Günlerdir hakları için mücadele eden özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerden bahsediyorum. Son derece meşru hakları için dördüncü günü bugün süresiz açlık grevlerinin. Bir ülkede öğretmenler, özel sektör ve mülakat mağduru olan öğretmenler hakları, talepleri için açlık grevine girmek durumunda kalıyorlarsa; üstelik bu talepler dolayısıyla da gözaltı, baskı ve neredeyse işkenceye varan muameleyle karşı karşıya kalıyorlarsa işte değişmeyen gündemlerin başında gelen konulardan biri olarak değerlendirmemiz gereken başlık budur.”
Öğretmenlerin taleplerinin taban maaş hakkının tanınması, güvenceli çalışma koşullarının sağlanması ve mülakat mağduriyetlerinin giderilmesi olduğunu belirten Ayşegül Doğan, polis müdahalelerine tepki gösterdi.
“Bu tür antidemokratik uygulamaların yaygın hale getirilmesi, hayatın her alanına sirayet etmesi bizim açımızdan kabul edilemez.”
‘GÖZALTILARA SON VERİLMELİ’
Ayşegül Doğan, öğretmenlerle diyalog kurulması çağrısında bulunarak şunları söyledi:
“Milli Eğitim Bakanlığının ilgili tüm kurumlarının öğretmenler ve tabii ki temsilcileriyle ivedilikle görüşme, diyalog kurma çağrımızı yineliyoruz. Gözaltılara son verilmeli. Bu uygulamalardan vazgeçilmeli. Bu haklı talepler duyulmalı ve gerekleri yerine getirilmeli. DEM Parti olarak, güvenceli çalışma hakkını ve insanca yaşam koşullarını, nitelikli ve kamusal eğitim hakkını da sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz.”
‘YASAL GÜVENCE KAÇINILMAZ HALE GELDİ’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ayşegül Doğan, sürecin hukuki güvenceye kavuşturulmasının artık ertelenemeyeceğini söyledi.
“Sürecin hukuki ve demokratik güvencelere kavuşmasının neden önemli olduğunu aylardır anlatmaya çalışıyoruz. Artık yasal düzenlemelerin gerekliliğinden değil, geciktirilmeden hayata geçirilmesinin zorunluluğundan bahsediyoruz. Tam olarak böyle bir aşamadayız. Kaçınılmaz bir şekilde artık sürecin yasal güvenceye kavuşturulması gerekiyor.”
Ayşegül Doğan, DEM Parti İmralı Heyeti’nin iktidar temsilcileri ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile yaptığı görüşmelerde geçiş hukuku yasası ya da çerçeve yasa olarak adlandırılan düzenlemelerin ele alındığını belirtti.
‘MECLİS BAŞKANLIĞI SORUMLULUK ALMALI’
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un açıklamalarına değinen Ayşegül Doğan, yalnızca temennilerin yeterli olmadığını söyledi.
“Meclis Başkanının, görüşmede çerçeve yasanın zamanlamasına dair heyetimizle hemfikir olması tabii ki önemli. Ancak yetersiz. Hem Meclis Başkanı sıfatıyla hem de Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuna başkanlık yapan kişi olarak sorumluluk alması gereken makam Meclis Başkanlığıdır. Temennide bulunması gereken makam değil Meclis Başkanlığı.”
‘SÜRECİ GECİKTİRENLER BÜYÜK VEBAL ALTINDADIR’
Yasal düzenlemelerin geciktirildiğine dair tartışmalara da değinen Ayşegül Doğan, şunları kaydetti:
“İktidar ya da devlet içinde ya da başka bir siyasi kulvarda her kim ki bu sürecin yasal çerçevesinin zamana yayılmasına, geciktirilmesine neden oluyorsa çok büyük bir vebal ile karşı karşıya kalır. Bu, Türkiye'nin geleceğinden çalınan her an demektir.”
Ayşegül Doğan, geçiş hukuku yasasının Meclis gündemine alınması gerektiğini belirterek, “Temel hedefimiz çerçeve yasanın Temmuz ayında gündeme gelmesi ve gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi olmalı” dedi.
‘ÖCALAN’IN KOŞULLARI SÜRECE UYGUN HALE GETİRİLMELİ’
Önder Apo’nun çalışma ve görüşme koşullarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Ayşegül Doğan, sürecin ilerleyebilmesi için yeni adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
“Sayın Öcalan'ın farklı kişi, kurum ve çevrelerle daha etkin görüşebilmesini sağlayacak düzenlemelerin önünde herhangi bir engel bulunmadığı belirtiliyor. Madem bir engel yok, neden bunlar gerçekleştirilmiyor? Engel varsa niye böyle değerlendirmeler yapılıyor? Yoksa gereği niye yapılmıyor?”
Doğan, İmralı ziyaretlerine ilişkin belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini belirterek, “Artık hem koşulların sürece uygun hale getirilmesi gerekiyor hem de iletişim olanaklarının genişletilmesi gerekiyor” diye konuştu.
DEM PARTİ KONGRESİ 20 EYLÜL’DE
DEM Parti’nin 5. Olağan Büyük Kongresi’nin 20 Eylül’de Ankara Arena Spor Salonu’nda yapılacağını açıklayan Ayşegül Doğan, kongre hazırlıklarının sürdüğünü söyledi.
“DEM Parti olarak 5. Olağan Büyük Kongremizi 20 Eylül'de Ankara Arena Spor Salonu'nda gerçekleştireceğiz. Tarihi netleşti. Şimdi tüm hazırlıklarımızı 20 Eylül'e en güçlü şekilde gidebilmek üzere yapıyoruz.”
Kongrenin yalnızca yeni yönetim organlarının belirleneceği bir süreç olmayacağını vurgulayan Ayşegül Doğan, “Bir yenilenme ve yeniden yapılanma sürecini yürütüyoruz. Bunu biraz daha hızlandıracağız” dedi.
‘YENİ DÖNEMİN SÖZLERİNİ BİRLİKTE KURMAYA DAVET EDİYORUZ’
Ayşegül Doğan, kongre sürecinin toplumsal kesimlerle daha güçlü bağlar kurma hedefi taşıdığını belirterek şu çağrıyı yaptı:
“Yeni bir dönemin yepyeni sözlerini birlikte söylemeye davet ediyoruz tüm örgütlerimizi, üyelerimizi, yoldaşlarımızı, dostlarımızı. Gözü, gönlü, kulağı burada olan ama mütereddit kalan herkesi sözlerimizi duymaya, bu sözleri birlikte söylemeye, yeni cümleleri birlikte kurmaya davet ediyoruz.”
‘ORTADOĞU’NUN TAMAMININ DEMOKRASİYE İHTİYACI VAR’
Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Ayşegül Doğan, bölgede kalıcı barışın ancak demokratikleşmeyle mümkün olabileceğini söyledi.
“Yarın ABD ile İran, savaşı bitirmek üzere bir mutabakata varacaklarını ve bunun da İsviçre'de imzalanmasının beklendiğini duyurdu. Bu savaş bölgemizde, Ortadoğu'da çok yıkıcı ve ölümcül bir dönemin kapısını aralama potansiyeline sahipti. Bunun kalıcı olarak sona ermesini temenni ediyoruz.”
İran’daki baskı politikalarına dikkat çeken Ayşegül Doğan, “Ortadoğu'nun tamamının demokratikleşmeye, demokrasiye ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.
İSİM DEĞİŞİKLİĞİ SORUSUNA YANIT
Bir gazetecinin “Kongrede isim değişikliği olacak mı?” sorusunu yanıtlayan Ayşegül Doğan, tüm seçeneklerin tartışılacağını ancak kararların yerellerde yürütülen süreçlerle alınacağını söyledi.
“Amacımız büyümek. Büyümek için, genişlemek için, daha büyük bir kapsayıcılık için ne gerekiyorsa yapacağız. Elbette bütün olasılıklar konuşulacak.”
Ayşegül Doğan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Büyük kongremize de bu coşkuyla gideceğiz. Korkuyla değil umutla; umudu büyüterek, korku duvarlarını bir bir birlikte yıkarak gideceğiz.”