Bağlar’da yoksulluk derinleşiyor: ‘Birçok aile günde yalnızca bir öğün yemek yiyebiliyor’

Derin yoksulluğun yaşandığı Bağlar’da halk, işsizlik ve hastalıklarla mücadele ediyor. Binlerce ailenin yardımlarla yaşamını sürdürdüğünü belirten mahalle muhtarları, birçok ailenin günde yalnızca bir öğün yemek yiyebildiğine dikkat çekti.

BAĞLAR'DA YOKSULLUK

Türkiye’de derinleşen yoksulluk, artan yaşam maliyetleri ve temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan güçlükler, milyonlarca kişinin yaşam koşullarını olumsuz etkiliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2025 yılı Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri’ne göre, nüfusun yüzde 27,9’u yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunuyor. Çocuklarda ise bu oran yüzde 36,8’e yükseliyor.

Aynı verilere göre, maddi ve sosyal yoksunluk oranı yüzde 11,9, sürekli yoksulluk oranı ise yüzde 13,6 olarak hesaplandı.

TÜRK-İŞ’in Aralık 2025 araştırmasında, dört kişilik bir ailenin aylık açlık sınırı 30 bin 143 TL, yoksulluk sınırı ise 98 bin 188 TL olarak belirlendi. 2026 yılı için açıklanan 28 bin 75 TL’lik net asgari ücretin açlık sınırının altında kalması, geçim koşullarındaki zorluğu ortaya koydu.

SEMTLER ARASINDA DERİN EKONOMİK UÇURUM VAR

Artan ekonomik kriz ve enflasyonla birlikte milyonlarca yurttaş, yaklaşan kış aylarını nasıl geçireceğini düşünüyor. Doğalgaz, elektrik ve odun masraflarını karşılamakta zorlanan yurttaşlar, ekonomik krizin giderek derinleştiğini belirtiyor. Krizin yaşamın her alanında hissedildiği Amed’de, özellikle Bağlar ve Sur gibi ilçelerde yaşayanlar ekonomik açıdan daha fazla zorlukla karşı karşıya kalıyor. İlçeler ve semtler arasındaki ekonomik uçurum derinleşirken, kentte son dönemde artan çeteleşme, bireysel silahlanma ve şiddet olayları da bu tablonun toplumsal sonuçlarına ilişkin tartışmaları beraberinde getiriyor.

Yoksulluğun nedenlerini ve sonuçlarını değerlendirmek üzere görüştüğümüz Bağlar ilçesi sakinleri, sorunun çözümü için istihdam olanaklarının artırılması ve gelir dağılımında eşitliğin sağlanması gerektiğini belirtiyor. 1990’lı yıllarda yakılan köylerden göç etmek zorunda kalan yurttaşların yoğun olarak yaşadığı ilçede halk, güneş almayan evlerde hastalık ve yoksullukla mücadele ediyor. Dar sokakları, müstakil evleri ve apartmanlarıyla öne çıkan ilçede doğalgaz altyapısının bulunmaması da kış aylarında yaşamı daha da zorlaştırıyor.

Özellikle 5 Nisan, Muradiye, Şeyh Şamil ve Kaynartepe mahallelerinde yoğunlaşan yoksulluk, hem muhtarlık kayıtlarında hem de mahalle bakkallarının veresiye defterlerinde kendini gösteriyor.

'GÜNDE ORTALAMA 30 KİŞİ YARDIM TALEBİNDE BULUNUYOR'

Konuya ilişkin görüştüğümüz Şeyh Şamil ve Kaynartepe mahalle muhtarları, yoksulluğun giderek arttığına ve sorunun çözümsüz bırakıldığına dikkat çekti. Muhtarlıklara günde ortalama 30 kişinin yardım talebiyle başvurduğunu ve bu sayının her geçen gün arttığını belirten muhtarlar, özellikle okulların açılmasıyla kırtasiye yardımı taleplerinin yoğunlaştığını ifade etti. Gıda ve odun yardımı taleplerinin de arttığını kaydeden muhtarlar, mahallelerde yaşanan ortak sorunları şöyle anlattı:

"Artık gelen yardım taleplerini saymıyoruz. Çok zor durumda olan insanlar var. Onlara destek için her yeri arıyoruz, yardım bulamadığımızda da kendi imkanlarımızla bir şey yapmaya çalışıyoruz. İnsanların durumu eskiden de çok kötüydü ama son süreçte daha da ağırlaştı. Hiç yardım alamayan ya da iş bulamadığı için hiç geliri olmayan insanlar var. Gün içinde bir öğün yemek bulamayan aileler de var. Yine bir ekmek alamayan, ekmeği bile veresiye alan insanlar var.

Hayırsever insanların desteği oluyor ancak bu da yetersiz kalıyor. Hiç geliri olmayan çok fazla aile olduğu için bizler de yardım sürecinde zorlanıyoruz.  Özellikle tek başına yaşayan kadınlar ile çocuğu olup işi olmayan aileler bu konuda en büyük zorluğu çekiyor. Kış geliyor, ne onlar ne de biz ne yapacağımızı bilmiyoruz. Doğalgaz olmadığı için elektrik ya da kömür kullanacaklar ama ikisi de ayrı pahalı. Öyle bir noktaya geldi ki insanlar artık ikinci el yer sobası dahi alamıyor.

Bu işsizliğin ve bu sorunların nedenleri araştırılmalı ve bir çözüm bulunmalı. Diğer mahallelerde insanlar yemeklerini çöpe atarken başka mahallelerde insanlar yiyecek ekmek bulamıyor." 

GABB'IN ARAŞTIRMASI DA YOKSULLUĞU ORTAYA KOYDU

Muhtarların aktardığı tabloyu ortaya koyan bir araştırma da Bağlar’da yapıldı. Yalnızca kadınlarla görüşülerek yapılan araştırmanın sonuçları, ilçede yaşanan yoksulluğun boyutlarını gözler önüne seriyor.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi Belediyeler Birliği’nin (GABB) 2026 tarihli ‘Diyarbakır’da Kadın Yoksulluğu Araştırma Raporu’na göre, Bağlar’da kadın yoksulluğu; işsizlik, bakım emeği ve ekonomik güvencesizlik nedeniyle derinleşiyor. Araştırmaya katılan kadınların yüzde 90’ından fazlasının gelir getirici bir işte çalışmadığı, yüzde 46’sının ise kişisel gelirinin bulunmadığı tespit edildi.

Kadınların çalışamama nedenleri arasında yüzde 58,2 ile çocuk bakımı ilk sırada yer aldı. Araştırmaya katılan kadınların yüzde 77’si faturalarını, yüzde 70’i ise çocuklarının eğitim masraflarını karşılamakta zorlandığını belirtti. Kadınların yüzde 48’inin borçlu olduğu, borçlananların yaklaşık yüzde 52’sinin ise gıda ve giyim gibi temel ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla borç aldığı kaydedildi.

Araştırma, kadınların ekonomik bağımsızlıklarının önündeki engelleri de ortaya koydu. Kadınların yüzde 83’ünün üzerine kayıtlı herhangi bir mülk bulunmazken, yüzde 54’ünün kendi adına banka kartına sahip olmadığı belirtildi.

Raporda, kadın yoksulluğuyla mücadele için istihdam olanaklarının artırılması, kreşlerin yaygınlaştırılması, mesleki kursların açılması ve sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi yönündeki talepler öne çıktı.

'VERESİYENİN ADI DAHİ GEÇMİYOR ARTIK'

Bağlar’ın 5 Nisan Mahallesi’nde faaliyet gösteren bir mahalle bakkalı ise veresiye defterlerini yaktığını ve biriken borçların tahsil edilemediğini söyledi. İşsizlik ve maddi zorluklar nedeniyle insanların ekmeği bile veresiye aldığını, sıvı yağı şişeyle değil bardakla satın aldığını anlatan bakkal, kendi gelirlerinin de yok denecek kadar azaldığını ve kapanma noktasına geldiklerini belirtti.

İsmini vermek istemeyen bakkal, yaşadıkları ekonomik sıkıntıları şöyle anlattı:

“Özellikle kadınlar çok zorluk çekiyor. Hem çocuklara hem de eve bakan onlar. Eskiden veresiye tuttuğumuzda insanlar ay sonunda parasını getirirdi ama şimdi veresiyenin adı geçmiyor. İnsanların bazen ne borcunu ödeyecek ne de bir ekmek alacak parası oluyor. Biz artık kendimizden veriyoruz. Artık bizlerin de ay sonunu getirecek durumumuz yok. Birçok esnaf kapattı, biz de zararına her gün dükkanı açıyoruz. Bu nereye kadar gidecek onu da bilmiyoruz.”

'GÜNEŞ GÖRMEYEN EVDE SADECE HASTALANIYORUZ'

Araştırma sonuçları ve yurttaşların aktardığı zorluklara rağmen mahallelerde kalıcı çözümler üretilmediğine dikkat çeken yurttaşlar, yoksulluğun yalnızca açlıkla değil, sağlık sorunlarıyla da kendini gösterdiğini belirtti.

Şeyh Şamil Mahallesi’nde tapusu bulunmayan tek katlı müstakil bir evde yaşayan Fatma, taleplerine rağmen evlerine doğalgaz bağlanmadığını ve her kış hastalıklarla boğuştuklarını söyledi. Binaların arasında kalan evlerinin gün boyunca güneş almadığını belirten Fatma, hem kendisinin hem de komşularının yılın her döneminde sağlık sorunları yaşadığını ifade etti.

Yaşadıkları sorunları anlatan Fatma, şunları söyledi:

“Elektrik ve su faturasını ödüyoruz ama doğalgaz isteyince ‘Tapunuz yok’ deniliyor. Yıllardır aynı sorunları yaşıyoruz. Binalar yıkılıyor, insanlar göç etmek zorunda kalıyor. Biz durumumuz olmadığı için burada kalıyoruz. Tek katlı bir evim var ama hiç ısınmıyor. Sadece benim evim değil, komşularımın da hiçbir şekilde ısınmıyor. Artık ne yapacağımızı bilemiyoruz. Yardımlar geliyor ama bize yetişmeden bitiyor.

İmkanım olsa çocuklarımı burada büyütmem ama kira ödeyecek gücüm yok. Kimsenin ödeyecek gücü yok. Bu şekilde yaşayıp gidiyoruz. Çocuklarım okula gidiyor. İnsanlar çocuklarına beslenme hazırlıyor ama benim aldığım şeyler de hep aynı. Bir iş olsa yaparım, çalışırım ama ne iş var ne kreş ne de bir imkan. İmkan yok, imkansızlıklar var.”