Bakırhan: Çerçeve yasa artık uygulanmalı!

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, sürecin partiler üstü olduğunu ve çerçeve yasanın artık uygulanması gerektiğini belirterek, “Türkiye'nin en acil ihtiyacı, diyalog ve müzakereyle kendi meselelerini ortak bir akılla çözmektir” dedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaret etti. Ziyaretin ardından Yeni Parti Genel Merkezi'nde ortak açıklama yaptı. 

Ziyaretin, Barış ve Demokratik Toplum Süreci, 2027 yılı bütçesi ve gündemdeki diğer siyasi gelişmelere dair gerçekleştiği bildirildi. 

Bakırhan yaptığı açıklamada yaklaşık bir haftadır emek ve meslek örgütlerini, sendikaları ziyaret ettiklerini belirterek, “Bugün de Yeni Parti ile birlikte siyasi partileri ziyaret etmeye başladık. Turumuzun ilk ev sahibi Yeni Parti oldu” dedi. 

Bakırhan, “Yakın zamanda Irak Kürdistan Bölgesel Yönetiminde bir konferansa katılmıştım. Orada aslında Ortadoğu’nun bütün dinamikleri vardı. Onların Türkiye’de yürüyen bu sürece ilişkin düşüncelerini sayın genel başkan ve heyetiyle paylaştım” diye ekledi. 

ÇERÇEVE  YASA ARTIK UYGULANMALI

Bakırhan şöyle devam etti:

“Çerçeve yasa geçti. Sürecin önemli aşamalarında biriydi çerçeve yasa. Bu yasayla birlikte yeni bir döneme girdik. Bu yeni dönemde artık toplumun beklentisi açık. Bugüne kadar yapmış olduğumuz ziyaretlerde ve halklarla yaptığımız toplantılarda herkesin beklentisi artık çerçeve yasanın uygulanmaya başlamasıdır. Yapılması gereken hukuki düzenlemeleri toplum bekliyor. Bizim de biraz önce tartıştığımız bir başlıktı. Bir yasanın değeri ancak uygulamada anlaşılır. Uygulamadaki karşılığına bakılarak bu yasanın uygulanıp uygulanmadığı ölçülür. Dolayısıyla bu yasanın uygulanması için başta topluma, emek ve meslek örgütlerine, sendikalara, siyasi partilere, Meclis’e büyük görev ve sorumluluk düşüyor. Meclis Başkanımız da bu konuda bir sorumluluk almalı, bir an önce bu yasanın uygulanması ve gerekli adımların atılması için yolu açmalıdır. Meclis İzleme Kurulu oluşturulacaktı. O da henüz oluşmadı. Meclis’teki bu izleme kurulunun da bir an önce artık oluşturulması gerekiyor. Meclis’te bulunan bütün siyasi partilerin de bu kurulda bulunmasının da bir yolu bulunmalı. Sanırım Meclis Başkanı da bu konuda siyasi partileri ziyaret edecek.

BARIŞ, REKABET BAŞLIĞI OLMAMALI

Barış iktidar ile muhalefet arasında bir rekabet başlığı olmamalıdır. Özgür Başkanla yaptığımız görüşmede, onlar da bunu çok net bir şekilde ortaya koydu. Barış, 86 milyon için Türkiye'nin hem toplumsal barışını sağlaması hem de demokratik adımları atması gereken bir süreçtir. Dolayısıyla siyasi partiler arasında bir rekabet değil, tam tersine ortaklaşılması gereken bir zemin olarak görülmelidir. Burada siyasi partiler ortak sorumluluk almalıdır. Çünkü bu sadece iki parti arasında yürüyen bir süreç değil. Yasanın kendisi sadece bölgeyi, Kürtleri ya da DEM Parti'yi ilgilendiren bir yasa değil. Barışımızı ve demokrasimizi ilgilendiren bir süreç olduğu için siyasi partilerin de büyük sorumluluk alması gerekiyor. Bu konuda Yeni Parti hep yapıcı ve olumlu bir rol oynadı. Bu vesileyle Sayın Özgür Özel ve Yeni Parti yönetimine de teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Dünya kadar baskıya maruz kalmalarına rağmen, bu konuda dışarıdan bir direnç olmasına rağmen doğru yerde durdular, iyi yerde durdular. Çünkü barış iyi bir şeydir. İnsanların yaşamını yitirmemesi iyi bir şeydir. İki yıldır gençlerimizin yaşamını yitirmedikleri bir süreç yaşamamız çok değerli ve kıymetlidir. Bu süreç partiler üstü bir süreçtir.

MUHALEFETE, BASINA VE İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİK BASKILAR SON BULMALI

Yalnız tabii ki bu süreçte kimi problemler var. DEM Parti de hep açık yüreklilikle dile getiriyor. Bir taraftan barış süreci, diğer taraftan haksızlık ve hukuksuzluklar olduğu zaman biz de rahatsız oluyoruz. Bu konudaki tavrımızı da her zeminde çok net ve açık bir şekilde ortaya koyduk. Özellikle muhalefete, muhalefet belediyelerine, basın ve ifade özgürlüğüne yapılan müdahalelerden artık vazgeçilmelidir. Bir barış süreci yürütüyorsak muhalefete, basına ve ifade özgürlüğüne dönük uygulamaları bir kenara bırakmak gerekiyor. Barışın kalıcı olması, Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin başarıya ulaşması da siyasi iklimin yumuşaması ve demokratikleşmesiyle mümkündür. Biz bu konudaki talebimizi, değerlendirmelerimizi her zeminde dile getireceğiz.  

EN ACİL İHTİYAÇ, ORTAK AKIL VE MÜZAKEREYLE MESELELERİ ÇÖZMEK

Türkiye'nin en acil ihtiyacı, diyalog ve müzakereyle başta bu süreç olmak üzere kendi meselelerini ortak bir akılla çözmektir. Partiler arasında siyasi diyaloğu önemsiyoruz. DEM Parti bugünden itibaren siyasi partilerle, toplumun örgütlü kesimleriyle daha fazla buluşacak. Bu sürecin kazasız belasız bir şekilde ilerleyerek bir demokratikleşme sürecine evrilmesi için de dün olduğu gibi bugün de büyük bir çaba ortaya koyacaktır.”

TÜRKİYE POZİTİF ADIMLAR ATMALI

Bir gazetecinin “Hewler gözlemleriniz nelerdir, dönüşler için somut bir hazırlık var mıdır?” şeklindeki bir sorusuna Bakırhan şu yanıtı verdi:

“Hewler’de yapılan konferansa Irak’ın bütün dinamikleri katıldı. Eski Irak Başbakanı dahil olmak üzere Ürdün ve çevre ülkelerden gelen çok değerli dinamikler oradaydı. Oradaki tartışmalardan bir bölümü de Türkiye’de yürüyen süreçti. Bu süreçte atılması gereken adımlar konusunda nerede durduğumuz konuşuldu, tartışıldı, soruldu. Şunu belirtmek istiyorum. Federe Kürdistan Bölgesinde bulunan partilerin de aktardığına göre, ki zaten Hareket Yönetimi de açıkladı, bir çekilme durumu var kimi yerlerden. Bir samimiyet ortada. Biz de oradaki gelişmelere ve yorumlara bakarak, Türkiye’de de bu çekilmeye karşı pozitif adımların atılması, bir yol temizliğinin yapılması ve kalanını daha da cesaretlendirecek demokratik bir zeminin oluşturulması gerektiğini belirtmek istiyoruz. Türkiye'yi yakından izliyorlar. Türkiye Ortadoğu'nun çok önemli bir bölgesel gücüdür. Buradaki barış süreci Türkiye'yi Ortadoğu'da da güçlendirir, zayıflatmaz. Buradaki sürecin başarıyla devam etmesi, İran'daki gelişmeleri de Suriye'deki gelişmeleri de Irak'taki gelişmeleri de etkiler. Dolayısıyla barış süreci sadece Türkiye'nin sınırlarını ilgilendiren bir mesele değil. Ortadoğu'yu da ilgilendiren, Ortadoğu'nun da yakından izlediği bir süreçtir. Dolayısıyla buradaki sürecin ne kadar kıymetli ve değerli olduğunu bir kez daha oradaki tartışmalarda gördük.”

‘MEHMET UÇUM’ SORUSU: MUHATAP DEĞİL

“Mehmet Uçum’un süreç ve erken seçimlere ilişkin açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki bir diğer soruya ise Bakırhan şöyle cevap verdi:

“Herhalde bir siyasi muhataptan da bahsetmiyorsunuz. Hem bu açıklaması hem de erken seçime dair açıklaması için neler söyleyebiliriz? Yani bir parti başkanından bahsetmiyorsunuz. Herhalde bir siyasi muhataptan da bahsetmiyorsunuz. Biz daha çok bu konuda Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin ve iktidarın değerlendirmelerine dair yorum yapabiliriz. Dolayısıyla bizim muhatabımız siyasettir. Onun için bir siyasetçinin soruları olsaydı yanıt verirdik. DEM Parti olarak 7/24 sahada sokakta olan bir siyasi partiyiz, yani sokak siyaseti yapan bir partiyiz. Yani bir seçim kararı alınır ve Meclis’te grubu olan partiler buna evet derlerse en hazırlıklı partilerden biriyiz. Ama şu anda öyle bir gündemimiz yok. Kurullarımızda öyle bir tartışma da yürütmedik. Kiminle netleştirdiklerini de bilmiyoruz. Yani kendilerine sormanız daha iyi olur.”

SEÇİM GÜNDEMİ

Bakırhan, “Erken seçim meselesinde Cumhurbaşkanının 4. kez seçilmesi adaylık formülü olarak getiriliyor. DEM Parti olarak Erdoğan’ın aday olması konusundaki görüşünüz nedir?” şeklinde ifade edilen bir soruya şöyle karşılık verdi:

“Türkiye'nin çok önemli gündemleri var. Yani yüzyılın vurgunu var. 100 yıllık bir meselenin tartışıldığı, bir yol bulunmaya çalışıldığı bir süreç var. Büyük bir ekonomik kriz var. İnsanlar dışarıda barınamadığı, karnını doyuramadığı için bile isteye Cumhurbaşkanına hakaret edip kendisini içeri attırıyor. Yani o kadar büyük gündemlerimiz ve sorunlarımız var ki bu seçim meselesi de biraz önce dediğim gibi gündeme gelirse kurullarımız var, orada tartışırız ve partimizin bu konudaki düşüncelerini kamuoyuyla paylaşırız.”