Akdeniz Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (AYKAYDER), şehit aileleriyle dayanışmak amacıyla Adana’nın Seyhan ilçesinde yemek programı düzenledi. Bir düğün salonunda gerçekleştirilen programa, Adana Demokratik Kurumlar Platformu üyeleri ile çok sayıda aile katıldı. Programda Kürdistan Özgürlük Şehitleri anıldı.
Salonda, “Şehitlerimizin hayal ve amaçlarını demokratik toplum inşasıyla taçlandıracağız”, “Şehîd namirin”, “Şehîdên me rûmeta me ne” ve “Şimdi kadın zamanı” yazılı pankartlar asılırken, Önder Apo'nun posterleri de yer aldı. Program, şehitler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı.
Saygı duruşunun ardından Önder Apo'nun şehitlere ilişkin değerlendirmelerinin yer aldığı ses kaydı dinletildi. Kayıt sırasında salondakiler, “Bijî Serok Apo” ve “Şehîd namirin” sloganları attı.
'ANLAMAK, DEĞERLERİNE BAĞLI KALMAKTAN GEÇER'
Programda ilk olarak konuşan AYKAYDER Eşbaşkanı Rahime Ağaç, şehitlerin izinden gideceklerini söyledi.
Ardından 30 yılın ardından tahliye edilen Mehmet Şirin Bozçalı söz aldı. Şehitleri anlamanın mücadele değerlerini anlamak ve bu değerlerle yaşamak olduğunu belirten Bozçalı, “Şehidi anlamak, mücadele değerlerimizi anlamak ve onlarla yaşamak demektir. Şehitleri ölümsüz kılmanın yolu onları anlamaktan, duruşlarını ve ideallerini kavramaktan ve bu değerlere bağlı kalmaktan geçer” dedi.
Ulusal demokratik birliğin yaşamını yitirenlerin mücadelesiyle yaratıldığını ifade eden Bozçalı, farklı halklardan insanların da demokratik ulus perspektifiyle mücadele ettiğini belirtti. Demokratik toplum inşa sürecinin yaşamını yitirenlerin ideallerini gerçekleştirme sorumluluğuyla bağlantılı olduğunu vurgulayan Bozçalı, sürecin başarıya ulaşmasının onları yaşatmanın yollarından biri olduğunu söyledi.
Bozçalı, “Şehitlerin ideallerine son nefesimizi verene kadar bağlı kalacağız ve mücadelelerini yaşatmak için çalışacağız” diye konuştu.
'AİLELERİMİZ BU MÜCADELENİN TEMELİDİR'
Programın son konuşmasını DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır yaptı. Şehit ailelerinin Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin temel gücü olduğunu belirten Bayındır, Kürt kimliğinin, dilinin ve kültürünün yok sayıldığı bir dönemde mücadele edenlerin önemli bir direniş sergilediğini söyledi.
Bayındır, “Hiç kimsenin adını anmaya cesaret edemediği bir dönemde bu yiğitler çıkıp ‘Bu ülke Kürdistan’dır, biz buradayız ve en ön saftayız’ dediler. Dilimizin unutulma ve yok olma noktasına getirildiği bir dönemde ‘Bizim dilimiz Kürtçedir, dilimiz annelerimizin dilidir’ diyerek kültürümüzün ve dilimizin savunucusu oldular” ifadelerini kullandı.
“Şehîd Namirin" sözünün yalnızca bir slogan olmadığını vurgulayan Bayındır, “Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin şehitleri yalnızca bir ailenin, bir bölgenin ya da bir kasabanın şehidi değildir. Onlar 60 milyon Kürt’ün ve Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin dostlarının şehitleridir. Kürdistan halkı ve özgürlük sevdalısı insanlar şehitlerine sahip çıktıkça onlar asla ölmeyecektir. Şehit ve yiğit ailelerimiz bu mücadelenin temelidir. Bu, mücadelenin başlangıcında da böyleydi, sonuna kadar da böyle olacaktır” dedi.
'BU SÜREÇ ÖZGÜRLÜĞE KADAR TAŞINACAK'
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de değinen Bayındır, sürecin şehitlerin değerleri ve mücadelesi üzerine inşa edildiğini söyledi. Bayındır, “Bugün yürütülen bu süreç, şehitlerin değerleri, yiğitlikleri ve kahramanlıkları üzerine inşa edilmiştir. Önder Öcalan’ın mesajında ifade ettiği gibi bu süreç, onların yolu ve haritası doğrultusunda taçlanacaktır” diye konuştu.
Önder Apo'nun özgürlüğünün önemine işaret eden Bayındır, “Bu yol, Kürt halkının ve Kürdistan halkının özgürlüğüne çıkar. Aynı zamanda Önder Öcalan’ın özgürlüğüne çıkar. Bizler Önder Öcalan’a, Kürdistan Özgürlük Hareketi’ne ve kahraman annelerimize inanıyoruz. Özgürlüğe ve başarıya ulaşana kadar bu mücadele devam edecektir” ifadelerini kullandı.
'TEK YÜREK OLMALIYIZ'
Önder Apo'nun süreçte yeni bir kapı açtığını belirten Bayındır, ailelere umut ve kararlılık çağrısı yaptı. Bayındır, “Başımız dik ve gururlu olalım. Çünkü bizler yiğitlerin ve kahramanların aileleriyiz. Umutsuzluğa düşersek dönüp o yiğitlere bakalım. Onlar birer meşale, birer yıldız gibi yolumuzu aydınlatacaktır” dedi.
Ankara’da beyaz tülbentleriyle barış talebini dile getiren annelerin sürece öncülük ettiğini belirten Bayındır, bu mücadelenin toplumsal birlik açısından önemine dikkat çekti. Kürdistan ve Türkiye’nin her yerine birlik çağrısı yapan Bayındır, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bizler nasıl yiğitlerimizin etrafında bir olduysak, cenazelerinin arkasında tek bir sloganla, tek bir güç olarak bir araya geldiysek bu sürecin başarısı için de tek yürek, tek amaç ve tek hedef olmalıyız. Bu buluşmamız birliğe vesile olsun. Barış ve kahraman ailelerimizin ittifakını güçlendirsin. Kürdistan’ın, Önder Öcalan’ın ve Kürt halkının özgürlüğüne ulaşana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.”
Program, verilen yemeğin ardından sona erdi.