BDP Maarfi'nin idamını şiddetle kınadı

BDP Maarfi'nin idamını şiddetle kınadı

BDP Genel Merkezi, İran rejiminin bugün Seqiz cezaevinde Kürt siyasi tutsak Şerko Maarfi'yi idam etmesini şiddetle kınadı. BDP, "Tahran yönetiminin Kürtlere yönelik idam ve infaz politikasına ağırlık vermesi bölgesel gelişmelerle doğrudan bağlantılıdır" diyerek, Tahran-Ankara yakınlaşmasına dikkat çekti.

Şerko Maarfi isimli siyasi tutsağın idam edilmesine ilişkin yazılı bir açıklama yapan BDP Genel Merkezi, "Ne yazık ki Kürtlerin ulusal ittifak etrafında kenetlendiği, statüsünü elde etmek için mücadelesini yükselttiği bir süreçte Kürtlere yönelik saldırıların da çok boyutlu olarak arttığına tanık olmaktayız" diye belirtti.

Rojava'da yaşanan saldırılara paralel olarak İran'da da Kürtlere yönelik "imha" politikasının "aralıksız" bir şekilde sürdüğünü kaydeden BDP, "2011 yılından bu yana PJAK ile ateşkes pozisyonunda olan İran, ateşkesin şartlarından olan idamları durdurma kararına uymamaktadır" diye belirtti.

Açıklamada şunlar ifade edildi: "İran rejimi 26 Ekim'de PJAK üyeleri Hebibulah Gulperipur ve Rıza İsmail Mamed'i hunhar bir biçimde idam etti. Mele Rehim Reşidi adlı bir tutsak da Urmiye'de idam edildi. Bu idamların ardından İran Yüksek Mahkemesi iki Kürt tutsağın daha idamını onaylamış durumdadır. Bugün Kürt siyasi tutsak Şerko Maarfi'nin idamıyla birlikte 2007'den bu yana İran'da rejim tarafından en az 13 Kürt siyasi tutsağın idam edilmiş olmasını Barış ve Demokrasi Partisi olarak şiddetle kınadığımızı açıkça belirtmek istiyoruz."

Son idamlarla bölgesel gelişmeler arasında bağ kuran BDP, şöyle dedi: "Tahran yönetiminin Kürtlere yönelik idam ve infaz politikasına ağırlık vermesi bölgesel gelişmelerle doğrudan bağlantılıdır. İdamlar, Kürtlerin statüsüne yönelik sürdürülen topyekün saldırının İran ayağıdır.  Bu idamların Ankara-Tahran yakınlaşmasının arttığı bir süreçte devreye konulması da ayrıca dikkat çekicidir." 

BDP açıklamasında devamla şöyle denildi: "İran Rejimi'nin yürütmüş olduğu bu idam politikası, ne İran halklarına ne de Ortadoğu coğrafyasına huzur ve barış getirebilir. Barış ve Demokrasi Partisi olarak İran Rejimi'ni her ne sebeple olursa olsun, insanların yaşam haklarını gasp etmekten vazgeçmeye ve bireylerin en temel hakkı olan yaşam ve ifade özgürlüklerinin garanti altına alınması için gerekli adımları atmaya çağırıyoruz.

Tarih ve insanlık vicdanı bu acımasız vahşet politikalarını, bu insanlık suçunu asla unutmayacaktır. Halkımız kendisine dayatılan bu teslim alma politikalarına karşı asla sessiz kalmayacak, her alanda mücadelesini ve isyanını sürdürecektir. 

Halkımızı özellikle idamlar konusunda duyarlı olmaya, tepkilerini yükseltmeye çağırıyoruz. Uluslararası toplum ve uluslararası insan hakları kuruluşları da İran'da Kürtlere uygulanan vahşeti karşısında sessiz kalmamalı, bu insanlık suçuna ortak olmamalıdır.

İdam edilen Habibullah Gulperipur'un, Rıza İsmaili Mamedi'nin ve Şerko Maarfi'nin şahsında Doğu Kürdistan Şehitleri'ni kendi şehitlerimiz olarak kabul ettiğimizi bir kez daha ifade ediyor ve tüm Kürdistan Halkı'na başsağlığı diliyoruz."