BM’nin 27 kurum ve örgütünden İran’daki idam dalgasına karşı acil çağrı

BM’nin 27 kurum ve örgütü, İran rejiminin protestoculara, yurtseverlere ve muhaliflere yönelik idam dalgasına karşı acil müdahale çağrısında bulunarak, “sessizlik suçtur” dedi.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi toplantısıyla eş zamanlı olarak, 9 BM danışma organı ve 18 insan hakları örgütü, İran’da siyasi infazların artışına dikkat çekmek ve uluslararası toplumu bu süreci durdurmak için İslam Cumhuriyeti’ni sorumlu tutmak için acil adımlar atmaya çağıran ortak bir bildiri yayınladı.

İmzacı örgütler, 2025 yılının sonlarında başlayan protestolardan ve özellikli İran-İsrail savaşından sonra, İran’da idam cezasının kullanımının önemli ölçüde arttığını ve ölüm cezasının giderek siyasi muhalefeti sindirmek ve bastırmak için bir araç olarak kullanıldığını belirtti.

1988’DEN BU YANA EN YÜKSEK SEVİYE

Açıklamada, İran'da idam sayısının 1988'deki siyasi mahkumların toplu idamlarından bu yana görülmemiş bir seviyeye ulaştığı belirtildi. Verilere göre, 2025 yılında en az 2 bin 167 kişi idam edildi.

İnsan hakları örgütleri, şeffaflık eksikliği ve birçok kişinin gizlice idam edilmesi nedeniyle gerçek sayının muhtemelen daha yüksek olduğunu belirtti. Ayrıca, birçok durumda gözaltı, yargılama ve idam arasındaki sürenin sadece birkaç hafta olması, adil yargılama ilkelerinin açık bir ihlali olarak değerlendirildi.

SİYASİ AMAÇLI YARGILAMALAR

Bildirinin devamında, 2025 yılının son aylarından bu yana onlarca kişinin "son derece adaletsiz" olarak nitelendirilen siyasi amaçlı yargılamalarla idam edildiğine yer verildi.

İmza sahibi kuruluşlar ayrıca, İran Halk Mücahitleri Örgütü (PMOI) ile bağlantılı olmakla suçlanan 8 mahkumun idamına dikkat çekti ve onlarca diğer siyasi mahkumun idam tehdidi altında olduğunu belirtti.

Bildiride, ölüm cezasıyla sonuçlanan yargılamaların uluslararası standartlara uymadığı ve işkence, zorla itiraf, uzun süreli hücre hapsi, dayak ve sahte infazlar gibi uygulamaların vurgulandığı kaydedildi.

İmzacı kuruluşlara göre, birçok siyasi davadaki ölüm cezaları bağımsız bir yargı sürecinin sonucu değil, önleyici siyasi kararların sonucudur.

İRAN'IN ULUSLARARASI CEZA MAHKEMESİ'NE SEVK EDİLMESİ TALEBİ

Bildirinin sonunda, insan hakları örgütleri BM özel raportörlerine İran'daki duruma öncelik vermeleri ve sistematik infazları durdurmak için önlemler almaları çağrısında bulundu.

İnsan Hakları Konseyi ayrıca üye devletlere infazları derhal durdurmaları, ifade ve protesto özgürlüğüyle bağlantılı tüm mahkumları serbest bırakmaları, İslam Cumhuriyeti ile diplomatik ve ekonomik ilişkileri insan haklarındaki iyileştirmelere bağlamaları ve İran'ı Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne sevk etmeyi değerlendirmeleri çağrısında bulundu.

İmzacı kurulaşlar, uluslararası toplumun idam dalgası karşısındaki sessizliğinin ve eylemsizliğinin ölüm cezasının İran’da siyasi baskı aracı olarak kullanılmaya devam etmesini sağlayacağına dikkat çekti.