Cizîr ilçesinde Kürt özgürlük mücadelesi şehitleri için DEM Parti ilçe binası önünde kurulan taziye, üçüncü gününde binlerce kişinin katılımıyla devam etti. Şehitlerin fotoğrafları önünde taziyeleri kabul eden aileler, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne sahip çıkılması çağrısında bulundu.
Mezopotamya Ajansı’nın (MA) haberine göre, taziyede konuşan aileler, yıllardır yaşadıkları acıların sona ermesini ve yeni ölümlerin yaşanmamasını istedi.
Baran Pişkin’in (Nîrvana Melek) annesi Behiye Pişkin, kızını kaybetmenin acısını yaşadığını ancak onun mücadelesiyle gurur duyduğunu belirterek, sürecin ilerlemesinden umutlu olduğunu söyledi.
Behiye Pişkin, “Ne Kürtlerin ne Türklerin anneleri artık ağlamasın” diyerek cezaevlerinin kapılarının açılması ve toplumun sürece sahip çıkması çağrısında bulundu.
Mustafa Başkurt’un (Cîgerxwîn Cizîrî) annesi Makbule Başkurt da yaşadığı acının başkalarının başına gelmemesini isteyerek, annelerin bir daha evlat acısı yaşamaması gerektiğini söyledi. Yusuf Deniz’in (Argeş Cîzre) annesi Müzeyyen Deniz ise “Artık anneler gözyaşı dökmesin” dedi.
Hanım Pütrü’nün (Jînda Teyî) babası Emin Pütrü, şehitlerin demokrasi, özgürlük, hak ve hukuk talepleri için mücadele ettiğini belirterek sürecin başarıya ulaşmasını diledi. Hanım Pütrü, kimlik ve dil haklarının tanınmasını isterken, “İnşallah son şehitlerimiz olur” ifadelerini kullandı.
Ahmet Ertene’nin (Serdem Êrîş) babası Salih Ertene ise tüm ailelerin ortak bir acı taşıdığını belirterek, kanın durması için herkesin sürece destek vermesi gerektiğini söyledi.
Taziyesi kurulan şehitlerden Sezer Arslan (Agir Botan) da Cizîr’deki katliamdan ve ağabeyi Servet Arslan’dan etkilenerek mücadeleye katılmıştı.
Sezer Arslan’ın ağabeyi Servet Arslan, 2015 yılında Cizîr’deki sokağa çıkma yasakları sırasında şehit düşmüştü. Cenazesine ulaşılamayan Arslan’ın ardından kardeşi Sezer Arslan da mücadeleye katılmıştı.
Sezer Arslan’ın halası Hanife Arslan, “Bu şehitlerin emeklerinin boşa çıkmaması için bu davanın peşindeyiz” dedi.
Hanife Arslan, “Gerillanın hakkının, tutsakların hakkının verilmesi lazım. Önderimiz (Abdullah Öcalan) ve tutsaklarımızın artık özgür olmasını istiyoruz. Kürtler 42 yıldır bu davayı ailesi, çocukları, halkı için sürdürüyor. Bizde 42 yıldır bu mücadelenin içindeyiz Çünkü onurlu ve haklı bir dava” diye ekledi.
Arslan’ın nenesi Xanım Arslan, Kürdistan’da yaşananları “zulüm ve haksızlığa karşı başkaldırı” olarak nitelendirirken, mevcut sürecin başarıya ulaşmasını istediklerini söyledi. Xanım Arslan, tutsakların serbest bırakılmasını, ölüm ve tutuklamaların sona ermesini istedi.