Galatasaray Meydanı’nda düzenlenen eyleme kayıp yakınları, hak savunucuları ve çok sayıda kişi katıldı. Eylemde kayıpların fotoğrafları ve karanfiller taşınırken, basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Eren Keskin okudu.
Eren Keskin, zorla kaybetme vakalarında cezasızlığın kendiliğinden ortaya çıkmadığını belirterek devletin hakikati ortaya çıkarma ve adaleti sağlama yükümlülüğünün yıllar geçtikçe ortadan kalkmadığını söyledi.
Eren Keskin, 18 yaşındaki Fethi Ildır’ın 1993 yılının Eylül ayında Cizîr’e gitmek üzere evden ayrıldığını, tanıkların ise Hezex’in Kuştepe köyünde koruculuk yapan ve Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen kişiler tarafından gözaltına alındığını ailesine aktardığını belirtti.
Ailenin karakol ve savcılıklara başvurmasına rağmen Ildır’ın gözaltına alındığının inkâr edildiğini aktaran Eren Keskin, 19 Eylül 1993’te Ildır’ın ağır işkence izleri taşıyan ve el ve ayakları bedeninden ayrılmış haldeki cansız bedeninin bulunduğunu söyledi.
Dosyada bazı şüphelilerin isimlerinin yer almasına rağmen soruşturmanın yıllarca sonuçlandırılmadığını belirten Eren Keskin, 2003’te “daimi arama” kararıyla yetinildiğini, 2009’da ailenin yeniden başvuruda bulunduğunu ve 2023’te dosyanın Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini aktardı. Eren Keskin, soruşturmanın yıllar içinde farklı savcılıklar arasında gidip geldiğini ve etkili bir adli süreç işletilmediğini ifade etti.
Fethi Ildır’ın maruz kaldığı ağır şiddet ve işkencenin insanlığa karşı suç kapsamında ele alınması gerektiğini kaydeden Eren Keskin, insanlığa karşı suçlarda zaman aşımının işletilmemesi gerektiğini belirtti.
Eren Keskin, “Fethi Ildır dosyasında devletin etkili soruşturma yürütme, hakikati ortaya çıkarma ve failleri cezalandırma yükümlülüğü devam etmektedir” diyerek yargı makamlarını bu yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.
Cumartesi Anneleri, aradan geçen 33 yıla rağmen Fethi Ildır ve diğer kayıplar için adalet talebinden vazgeçmeyeceklerini belirtti.