DEM Parti: Çocuklar işçi değildir!

DEM Parti Emek Komisyonu Eş Sözcüleri Sevtap Akdağ ve Mehmet Bozgeyik,12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada “Çocuklar işçi değildir” dedi.

Yazılı bir açıklama yapan Sevtap Akdağ ve Mehmet Bozgeyik, “12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Gününde bir kez daha hatırlatıyoruz: Çocuklar işçi değildir. Çocukların işçileştirilmesi kapitalist sömürü düzeninin yarattığı bir sonuçtur” diye belirtti. 

Dünya genelinde 412 milyon çocuğun günde 3 doların altında bir gelirle yaşam mücadelesi verdiğini ve yaklaşık 160 milyon çocuğun çalışmak zorunda bırakıldığını belirten Eş Sözcüler,

Açıklamada Türkiye’de çocuk işçiliğini besleyen temel nedenlerin derinleşen yoksulluk, sosyal koruma mekanizmalarının yetersizliği, kayıt dışı ekonomi ve savaş politikaları olduğu ifade edildi. 

Açıklamada, “Özellikle savaşlar ve zorunlu göçler, çocukları koruyan tüm mekanizmaları ortadan kaldırmakta; statüsüz bırakılan mülteci çocuklar ucuz ve güvencesiz iş gücü haline getirmektedir” diye belirtildi. 

2025 yılında en az 94 çocuk işçi çalışırken yaşamını yitirdiğini belirten Eş Sözcüler, “Yoksulluk öylesine derinleşmiştir ki birçok aile için çocukların kazancı hane gelirinin önemli bir parçası haline gelmiştir. Yoksulluk anne-babadan çocuğa geçen bir kısır döngü haline gelmiştir” vurgusunda bulundu. 

Bir diğer önemli sorunun ise MESEM uygulamaları olduğuna dikkat çeken DEM Parti, “Kağıt üzerinde mesleki eğitim olarak sunulan bu sistem, uygulamada çocukları erken yaşta ucuz işgücüne dönüştürmektedir. Çocuklar haftanın büyük bölümünü işyerlerinde geçirirken ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılmakta, iş cinayetlerine kurban gitmektedir” dedi. 

Açıklamada çocukların işçileştirilmesine karşı etkili mücadele için öncelikle çocukları çalışmaya zorlayan yoksulluk politikalarına son verilmesi istendi. 

Açıklama şu ifadelerle son buldu: “DEM Parti Emek Komisyonu olarak; çocukların yaşam hakkının, eğitim hakkının ve geleceğinin sermayenin kâr hırsına kurban edilmesine sessiz kalmayacağız. Çocukların işçileştirilmediği, sömürülmediği, eşit ve özgür bireyler olarak yaşayabildiği bir toplum için mücadelemizi sürdüreceğiz.

Çocukların çalışmak zorunda kalmadığı ve yaşamlarını kaybetmediği bir gelecek ancak barışın egemen olduğu bir dünyada mümkündür. Bu nedenle çocuklar için ekmek, eğitim ve güvenli bir yaşam kadar barışı da savunuyor; savaş politikalarına karşı halkların eşit, demokratik ve onurlu barış mücadelesinin içinde olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz.

Çocukların yeri fabrikalar, atölyeler, tarlalar değil; okullar ve oyun alanlarıdır. Çocuklar işçi değildir. Çocuk emeği sömürüsüne derhal son verilmelidir.”