Finlandiya'da anadil hakları kısıtlanan İsveçlilerden tepki

Finlandiya Hükümeti'nin tasarruf önlemleri kapsamında sağlık reformu adı altında sağlık sistemini merkezleştiren bir yasayı parlamentodan geçirmesinden sonra ülkede yaşayan İsveççe konuşan Finlilerin tepkileri dinmek bilmiyor.

“Nasıl cesaret diyorsunuz?” kampanyası başlatan Finlandiya'da yaşayan İsveçliler, Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö'ye binlerce mektup göndererek yasayı imzalamamasını istedi.

Finlandiya'da büyük çoğunluğu Österbotten bölgesinde ana dili İsveççe olan 300 bin kişi yaşıyor. Nüfusun %5,4'ünü oluşturan İsveçliler için Fincenin yanı sıra İsveççe de resmi dil olarak kabul edilmiş. Anayasa, devlet kurum ve kuruluşlarının İsveçlilere ana dilleri İsveççede hizmet vermeyi güvence altına almış. Trafikte yolları gösteren tabelalar da iki dilde.

Hükümetin sağlık reformu kapsamında İsveççe konuşulan Vasa'da bulunan hastanedeki acil servisi Fince konuşulan Seinäjoki'ye taşıması ana dili İsveççe olanların tepkilerine yol açtı. Kendi ana dillerinde sağlık hizmeti alma haklarının ortadan kaldırılmasına tepki gösteren İsveçliler, hastanenin acil servisinin taşınmasını ana dillerine yönelik bir tehdit olarak görüyorlar.

FİNLANDİYA ZALİMCE BİR ÇOĞUNLUK DİKTATÖRLÜĞÜNE GİDİYOR

Yasanın parlamentoda görüşülmesi sırasında bir konuşma yapan İsveç Halk Partisi (SFP) Milletvekili Mats Nylund, “Bugün Finlandiya Parlamentosu tarih yazıyor. Finlandiya, azınlıkların haklarının anayasayla güvence alındığı bir hukuk devletinden tek dilli ve zalimce bir çoğunluk diktatörlüğüne gidiyor. Olanlardan derin üzüntü duyuyorum. İsveççe konuşan bir Finli olarak benim haklarımı çiğnediniz, ebeveynlerimin jenerasyonunun ve çocuklarımın haklarını çiğnediniz. Finlandiya benim de ana yurdum. Nerede buna karşı çıkacak bir lider? Bir lider asla ucuz bölgesel politikaların anayasal hakların önüne konmasına müsaade edemez” dedi.

Nylund'un konuşması Finlandiya'da büyük yankı yarattı. Dil bilimcilerinin de tartışmalara katılmasıyla konu, medya ve toplumun değişik kesimlerinde tartışılmaya başlandı.

EŞİTLİK PRENSİBİNE AYKIRI

Uzmanlar, İsveç-Finlilerine kendi ana dillerinde sağlık hizmeti verilmemesini Avrupa Birliği'nin ırk ve etnik kökeninden bağımsız olarak herkese eşit davranma ve eşit hizmet verme prensipleriyle çeliştiğini söylüyorlar. Dil Bilimci Johan Häggman, devletin medya kurumu Yle'ye “Hastanenin acil servisinin Seinäjoki'ye taşınması durumunda İsveçlilerin eşit tedavi olanaklarından yaralanma imkanlarının azalacağı” açıklamasını yaptı.

SFP Milletvekili Joakim Strand ise, Parlamento Anayasa Komisyonu'nun yapılacak reformlarda dillerin haklarını güvence altına alınması yorumuna uyulmadığını söyledi ve reformdan hasta olan insanların olumsuz etkileneceklerine dikkat çekti.

Parlamento Adalet Müfettişi, hükümetin anayasada güvence altına alınan bir hakkı ortadan kaldırmasını kaygı verici bulduğunu söylerken, Parlamento Adalet Komisyonu da hükümetin parlamentoya gönderdiği tasarıyı eleştirdi.

BİNLERİN KATILDIĞI PROTESTO GÖSTERİSİ YAPILMIŞTI

Reform uyarınca sağlık hizmetlerinin merkezileşmesi ve acil servislerin sayılarının azaltılması sadece ana dili İsveççe olanları değil tüm Finlandiya halkını olumsuz etkiliyor. Güz aylarında Österbotten bölgesinin merkezindeki Vasa'da yapılan gösterilere katılan binlerce kişi sağlık reformunu protesto etmişti.

Ancak Merkez Partisi Başkanı Juha Sipila'nın Başbakanlığını yaptığı, Gerçek Finliler ile Birlik Partisi'nin oluşturduğu koalisyon hükümeti, tüm tepki ve eleştirilere rağmen tasarıyı parlamentodan geçirmeyi başardı.

GERÇEK FİNLİLER İKİ DİLLİ FİNLANDİYA'YA KARŞI

Popülist ve yabancı düşmanı bir çizgi izleyen Gerçek Finliler, Koalisyon Hükümeti içinde yer aldıktan sonra pek çok kez iki dilliliğe karşı olduklarını açıklamışlardı. Nitekim İsveçlilerin ana dilde sağlık hizmeti alma haklarını sınırlayan yasanın geçmesinde kilit rolü oynadılar.

Tüm muhalefet partileri; Sosyal Demokratlar, Yeşiller, Hıristiyan Demokratlar, Sol Birlik ve İsveç Halk Partisi tasarının yasalaşmasına karşı oy kullandı. Sol Birlik Başkanı Li Andersson, tasarının yasalaşmasını önleyemediklerini ancak sağlık reformuyla ilgili geniş kesimlerin katıldığı bir tartışma yarattıklarını söyleyerek “Oylamayı kaybettik diye mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Başbakan Sipila ise, yazılı bir açıklama yaparak sağlık reformunun ne Fince ne de İsveççe konuşanlar için daha kalitesiz bir sağlık hizmeti verileceği anlamına gelmediğini öne sürdü.

KONUYU AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE TAŞIYACAKLAR

SFP'nin gençlik örgütünün Başkanı Ida Schauman, yaşlı bazı İsveçlilerin Finceyi bilmedikleri için ciddi sorunlarla karşı karşıya kalacaklarına dikkat çektikten sonra “Daha şimdiden bazılarının İsveç'e göç ettiklerini görüyoruz. Şimdi bu anlayış daha da yaygınlaşıyor. Hükümet dil haklarına boş veriyor ve uzun vadeli bir perspektiften yoksun” dedi.

İsveçliler, yasanın Cumhurbaşkanı tarafından imzalanması durumunda konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıyacaklarını açıkladılar.