Esenyurt’ta halkın imece usulüyle inşa ettiği ve yaklaşık 20 yıldır hizmet veren Kıraç Cemevi’nin Cem Vakfı’na devredilmesi için verilen tahliye kararına karşı başlatılan nöbet sonuç verdi. Tahliye kararı bir ay ertelendi. Devir kararının tamamen iptal edilmesini isteyenler, bu gerçekleşene kadar cemevi önündeki nöbetlerini sürdürmekte kararlı. ANF’ye konuşan DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, “İktidarın mantığıyla hareket eden Cem Vakfı, kayyumla gasp edilen Esenyurt Belediyesi’ndeki kayyumdan medet umarak Kıraç Cemevi’ne de kayyum atamak istiyor” dedi.

'BU CEMEVİNİN DUVARLARINDA HALKIN EMEĞİ VAR!'
Kıraç Cemevi’nin hazineye ait denilerek Cem Vakfı’na devredilmesini meclise taşıyıp, kararın iptal edilmesi için İçişleri Bakanı ile görüşme sağlayan DEM Parti Milletvekili Celal Fırat, Kıraç Cemevi’nin yıllardır Alevi toplumu tarafından imece usulüyle inşa edildiğini belirtti.
Kıraç Cemevi’nin bulunduğu bölgede Yozgatlı, Ordulu, Türkmen ve Çepni Alevilerin yaşadığını anlatan Fırat, “Esenyurt Kıraç'ta yaklaşık 20 yıl önce Yozgatlı, Ordulu Türkmen Aleviler ve Çepni canlarımız bir araya gelerek kendi imkanlarıyla bir inanç mekanı kurdular. İnsanlar kimi zaman emeğini, kimi zaman kazancını, kimi zaman bir günlük yevmiyesini ortaya koydu. O cemevinin duvarlarında yalnızca taş ve beton yoktur. Bir mahallenin hafızası, insanların alın teri, anaların duaları, pirlerin nefesi ve kuşakların ortak emeği vardır.1990'lı yıllarda Alevi kurumlarının tüzel kişilik ve örgütlenme imkânlarının sınırlı olduğu koşullarda birçok cemevi, kamu yararına çalışan vakıfların bünyesinde faaliyet yürütmeye başladı. Kıraç Cemevi de bu süreçte Cem Vakfı bünyesinde hizmet vermeye başladı. Ancak bu durum, Kıraç Cemevi’nin yıllardır cem erkânlarının yürütüldüğü, lokmaların paylaşıldığı, cenaze hizmetlerinin yerine getirildiği, halkın katkılarıyla imece usulü ile inşa edilen ve yönetilen bir inanç merkezi olması gerçeğini değiştirmedi. Kıraç Cemevi’ne yıllardır mahalle halkından oluşan Kıraç Cemevi Kültür Derneği hizmet veriyor. Bugüne kadar hiçbir sıkıntı yaşanmadı. Ancak Cem Vakfı’nın tüzüğündeki ‘atama usulü’ yetkisine dayanılarak Kıraç Cemevi'nin mevcut yerel yönetimini görevden almaya ve kendi atadığı bir yönetimi atamaya çalışmasıyla bir yıldır sorun var. Cem Vakfı’nın halkın iradesini tanımayan bu dayatmasına karşı Aleviler ayakta. Halk, bu atama usulüyle yönetim şeklini kabul etmiyor” dedi.
‘CEM VAKFI CEMEVİ’NİN TAHSİSİNİ ESENYURT BELEDİYESİ’Nİ GASP EDEN KAYYUMDAN İSTEDİ’
Fırat, Cem Vakfı’nın Kıraç Cemevi’nin bulunduğu yerin hazineye ait olduğunu belirterek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan ve kayyum gaspıyla yönetilen Esenyurt Belediyesi’nden tahsisini talep ettiğine dikkat çekti.
Taraflar arasında mahkemelik süreçler yaşandığını anlatan Fırat, Kıraç Cem Kültür Derneği, Esenyurt Belediyesi Başkanlığı’nın bu tahliye kararının durdurulması için davacı olduysa da İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nin yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verdiğini belirtti. Esenyurt Belediyesi Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü’nce 06.10.2026 tarihinde Kıraç Cem Kültür Derneği’ne cemevini boşaltması için tebligat yapıldığını anlatan Fırat, “Esenyurt Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü, İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nin 10.09.2026 tarihinde verdiği yürütmenin durdurulmasının isteminin reddi kararı gereğince, Kıraç Cem Kültür Derneği’nin işgalci durumunda bulunduğunu öne sürerek, yapıyı boşaltarak anahtarını İstanbul Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne teslim edilmesi gerektiğini tebliğ etti. Tebliğ yapıldıktan sonra mekanın boşaltılması için 15 gün müddet veren Zabıta Müdürlüğü, aksi takdirde kurumların tahliyesinin yapılacağını belirterek açıkça tehditte bulundu” diye konuştu.
‘ALEVİLER SORUNLARINI MAHKEMEYLE DEĞİL, CEM ERKANINDA, PİRLERİN VE HALKIN HUZURUNDA ÇÖZER!’
Bu kararı protesto etmek için Kıraç Mahallesi sakinlerinin bir haftadır nöbette olduğunu hatırlatan Fırat, “Bu tahliye kararı bir ay süreyle ertelendi ama sorunu değiştirmedi. Halk, kendi iradesine saygı duyulmasını ve kararın tümden iptal edilmesini istiyor” vurgusunda bulundu.
Alevilikte sorunların cem erkanında, pirlerin ve halkın huzurunda çözülmesi geleneği olduğunu hatırlatan Fırat, taraflara bir araya gelerek rızalaşma çağrısında bulundu. Fırat, “Alevilikte edep ve erkan vardır. Eline, diline, beline sahip olmak vardır. Bir sorun varsa cem kuvvetiyle, pir nefesiyle dara çıkılır. Halk orada bir karar verir, mahkemeler kurulur ve sorun halkın önünde konuşulur ve çözülür. Cumhuriyet döneminde Aleviler sorunlarını mahkemeler yoluyla değil, hep kendi içlerinde, pirlerinin ve analarının huzurunda çözmeye çalıştılar. Ama gelin görün ki ilk kez bir kurum, Cem Vakfı, cemevinde atama usulüyle yönetime getirme dayatmasını, Esenyurt Belediyesi aracılığıyla yürütüyor. Bu konuda da herhalde şu anda ülkedeki bu kaos ortamından esinleniyorlar. Cem Vakfı yönetimi yüzde 80’i Alevi iş insanlarından oluşuyor. Orada görev almaları değerlidir, anlamlıdır. Ama halkın iradesine saygı göstermeleri lazım” hatırlatmasında bulundu.
‘CEM VAKFI’NIN AYNI YÖNETİMİ 2018’DE ALEVİ İMAM HATİP LİSESİ YAPMAK İSTEDİ’
Kıraç Cemevi yönetimine el koymak isteyen Cem Vakfı yönetiminin aynı zamanda 2018 yılında İstanbul Halkalı’da Alevi İmam Hatip Lisesi yapmak isteyen yönetim olduğuna işaret eden Fırat, şöyle tepki gösterdi:
“O dönemde ben Alevi Dernekleri Federasyonu başkanıydım ve bu girişime karşı çok mücadele ettim. Bu mücadelenin sonucunda da okulu kapattırdım. Milli Eğitim Bakanlığı da geri adım atmak zorunda kaldı. Yaptığım güzel işlerden birisi oydu. Niye? Ya bir Alevi İmam Hatip Lisesi ne demek? Bu Alevi İmam Hatip Liselerini kurarken de bu yönetim utanmadan, ‘Biz Alevi çocuklarını uyuşturucudan, terör örgütlerinden kurtarmak için bu liseleri kurduk’ demişlerdi. Oysa Alevi çocukları şu an burada, Kıraç Cemevi’nin bu zihniyetteki yönetimi tarafından ele geçirilmemesi için mücadele ediyor. Ama burada değiller bunu görmek için. Şimdi benim iki kızım var ve komşum Trabzonlu. Ben komşuma nasıl söylerim, ‘Senin çocuğun Sünni okuluna gitsin, benimki Alevi okuluna gitsin’ diye? O zaman biz nasıl beraber yaşayacağız? Biz yıllardır bilimsel, laik ve anadilde eğitimi savunuyoruz. Ama maalesef bu zihniyet şimdi de cemevlerinde böyle bir kafayı dayatmaya çalışıyor. Paraları var, pulları var, buradan güç gösterisi yapmaya çalışıyorlar.”
‘ALEVİLERİN İÇ MESELELERİNE KARIŞMASINLAR, KARARI ERTELEME DEĞİL İPTAL!’
Kıraç Cemevi’nin boşaltılma kararının durdurulması için Alevi Bektaşi Daire Başkanlığını aradığını anlatan Fırat, şöyle konuştu: “Alevi Bektaşi Daire Başkanı Esma Ersin’i aradım. Biz farklı düşünebiliriz ama bu yapılan etik değil dedim. O da İçişleri Bakanıyla görüştü. Bunun sonucunda tahliye bir ay süreyle ertelendi. Ama bu yeterli değil. Bu karar iptal edilmelidir. Bakın şu anda İstanbul'da bir sürü yolsuzluklar var, yoksulluk var. Bir sel yaşanıyor ve dere diplerine getirip yaptıkları evlerden dolayı sekiz insan canını kaybetti, binlercesi ise mağdur oldu. Bunlarla ilgili bir yaptırım yapmaları gerekirken, insanların beraber lokmalarını pay ettikleri yere adeta kayyum atamak istiyorlar. Bunu da kayyumla halkın iradesi gasp edilen Esenyurt Belediyesi’yle birlikte yapmak istiyorlar. Bu yaklaşım doğru değil. İçişleri Bakanlığı’nın verdiği erteleme kararı burada bir gerginlik çıkmaması açısından önemliydi. Fakat bu tahliye kararının sadece bir ay ertelenmesi meselesi değildir. Alevilerin iç meselelerine karışmasınlar. Hazineye ait diyorlar. Şimdi İstanbul’daki yapıların kaçı hazinenin değil? Bunu sormak lazım. Hazineye ait taşınmazlara milyar dolarlık yatırımlar yaptılar. Villalar yaptılar, devasa siteler yaptılar. Halkın gidip oturamayacağı siteler bunlar. Onlara dokunmazlarken, insanların alın terleriyle, emekleriyle yaptıkları 4-5 katlı binalar hakkında yıkım kararı alıyorlar. İçişleri Bakanı biraz bu konular hakkında kafa yorsun. Yolsuzluk yapanlara, fon vurgunu yapanlara polisi göndersin. O iş insanlarının kapılarına güçlerini yönlendirsin, cemevlerimizin önüne değil.
CEM VAKFI’NA ‘DARA ÇIKALIM’ ÇAĞRISI
Bizim erkanımızda dara çıkmak var. Demin de söylediğim gibi varsa bir sorun pirlerin, canların önünde dara çıkılır. Sıkıntı varsa o da çözülür. Bir cemaat meselesinde Aleviler, bizler eğer darda çözemiyorsak, artık Alevi düşüncesini, itikat inancını, o kültürü, düşünceyi, o hakikati kaybetmişiz demektir. Ben bunları mecliste dile getirdiğim zaman, Cem Vakfı açıklama yapıp bana vuruyor. Celal Fırat yalan söylüyor, halkı kandırıyor diye iftira atıyorlar. Kendileri buyursun gelsin buraya. Niye gelemiyorlar? Düşmanlaştırıcı bir dil kullanıyorlar. Kötü bir dil. Alevilerin ayrıştırıcı bir dil kullanmaması, incitici bir dil kullanmaması lazım. Cemevlerine kadar her yere kayyum atayalım demek nasıl bir mantık? Bizim yolumuz sevgi üzerine kurulmuş diyoruz ama sevginin sesi kalmamış. İktidarın mantığıyla hareket ederek kayyumla gasp edilen Esenyurt Belediyesi’nden medet umuyorsun. Kayyum sırası cemevlerine mi geldi? Böyle bir şey olabilir mi? Bizim yolumuz sevgi, muhabbet ve rızalık üzerine kurulu. Her şeyin başı muhabbet. Muhabbet etmemiz lazım. Konuşmamız lazım. Dara çıkmamız lazım diyorum. Bu çağrıyı yeniliyorum Cem Vakfı’na.”