Hoşgeldin Mednuçe

Hoşgeldin Mednuçe

Kürt halkı alınterleriyle açtıkları televizyonlarının kapatılmasını, kaybettiği yerden binbir zorlukla kendi küllerinden yeni kanalları yaratmasını da yaşayarak, canı acıyarak, sevinerek öğrendi. ROJ TV kapatıldığında bir izleyici ‘sanki evimizden cenaze çıktı’ demişti. Haksız sayılmazdı. 20 yılık Kürt televizyonculuğunun tarihinde Med, Medya, Roj, Nuçe, MMC gibi bir döneme damga vuran televizyonların devletlerarası siyasi kararlar sonucu kapatılması, Kürt halkına bu duyguyu birçok kez yaşattı. Yeni kanallar açıldığında ise zaferlerini, haklı gururunu yaşamasını bildi. Ahmet Nesin’in “Türkiye’de Kürtler, nasıl direnileceğini öğrettiler” cümlesi, Kürt televizyon tarihinin de kısa bir özeti. Kürt halkı için yine öyle bir zaman, özgür basın geleneğine yeni bir kanal katıldı Mednuçe.

Mednuçe’yi BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, HDP Eşbaşkanları Ertuğrul Kürkçü, Sebahat Tuncel, gazeteciler Nuray Mert, Aydın Engin, Ahmet Nesin, sanatçı Ferhat Tunç ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan’ı Kemal Bülbül’e sorduk.

‘ÖZGÜR BASIN MEDNUÇE İLE DAHA GÜÇLÜ’

BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak: Ben öncelikle Medncuçe ve çalışanlara başarılar diliyorum. Böylesi önemli bir süreçte yayına başlıyor olmasını heyecanla karşıladık, mutluyuz. Mednuçe özgür basın geleneğinin mirasını temsil ediyor. Tüm halkımızı Mednuçe'yi maddi manevi sahiplenmeye, izlemeye çağırıyorum. Gönüllü muhabir olmaya, programlarına katılmaya davet ediyorum. Bu güçlü sahiplenme Mednuçe’nin mutlaka kendi topraklarında halkıyla buluşmayı sağlayacaktır. Umarım Kürdistan’dan uzak, farklı ülkelerde yayın yapan, Kürt halkının sesi soluğu olmaya çalışan bu yayınlar bir gün ülkelerine dönecek ve yayıncılığını buralarda sürdürecektir. Özgür basın geleneğinin Mednuçe ile daha da güçleneceği, büyüyeceğine inanıyorum. Kürt televizyonları ülkelerinden uzak sürgünden yayın yapıyorsa bu Türkiye’nin ayıbıdır. Türkiye, Kürt sorunu çözecekse mutlaka Kürt medyası önündeki engelleri kaldırması, özgür basın çalışanı gazetecilerin ülkelerine dönmelerinin önünün açılması gerekiyor. Aynı şekilde hapiste bulunan gazetecilerin serbest bırakılması çözüm adına önemli bir adım olacaktır. BDP olarak bunun mücadelesini vereceğiz.

‘MEDNUÇE İNADIN ZAFERİDİR’

HDP Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü: Mednuçe haber kanalının yayına başlaması sabrın ve inandın ve özgür yayıncılığın zaferidir. Her zaman söylediğimiz gibi, bu zafer bedel ödenerek, direne direne kazanıldı. Özgür yayıncılığın gücüne güvenen toplum birden fazla devlet baskısına göğüs gelerek bunu başardı. HDP kendi sesinin duyurabileceği, sansürsüz iletişim kapılarının açık olduğu bir televizyona kavuşmuş oldu. Bu nedenle HDP olarak kendimizi önümüzdeki dönemde halkla aracısız iletişim kurabileceğimiz bir noktada hissediyoruz. Mednuçe’ye başarılı ve uzun bir yayın hayat diliyoruz.

‘MEDNUÇE KADINLARIN SESİ OLACAKTIR’

HDP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel: Mednuçe’nin yayın hayatına başlamasını kutluyoruz. Siyasi iktidarın halkın haber alma hakkının engellendiği bir zamanda Mednuçe’nin yayın hayatına başlamasını anlamlı ve değerli buluyoruz. Birçok basın yayın organın iktidarın ihtiyacına göre haber yaptığı bir dönemde Mednuçe ezilenlerin, kadınların, ötekilerin sesi olacağını umuyorum. HDP olarak Mednuçe’ye başarılar diliyoruz. Özgür basın geleceğini sürdüreceğine inanıyoruz.

‘HEYECAN VERİCİ BİR GELİŞME’

Ferhat Tunç: Mednuçe haber kanalının yayın hayatına başlaması; halklar, susturulanlar adına heyecan verici bir gelişme. Önemli bir süreçte yayın hayatına başlaması da ayrıca sevindirici. Mednuçe’nin tarihi misyonuna uygun davranıp; Kürtlerin, Alevilerin, Ermenilerin, Romanların, Asurilerin, Ezidilerin, kadınların ve ezilenlerin sesi olacağına olan inancım tamdır. Mednuçe’ye yayın hayatında başarılar diliyorum.

‘ALEVİLERİ DE KAPSAYACAĞINA İNANIYORUM’

PSAKD Genel Başkanı Kemal Bülbül: Basın üzerinde Türkiye’nin tekçi zihniyeti, baskısı devam ediyor. Bu, ifade özgürlüğünü, haber alma özgürlüğünü engelliyor. Mednuçe’nin yayın hayatına başlaması bunu bir parça da olsa kıracak ve susturulanların sesi olacaktır. Mednuçe’nin temsil ettiği basın anlayışı; salt bir haber değil, gerçekleri objektif olarak toplumla buluşturacaktır. Bu çoğulcu bakış açısı Aleviler için de önemlidir. Bizim haber alma, kendimizi ifade etme konusunda çok yaralı olacaktır. Bizi de kapsayan bir yayıncılık yapacağına inanıyoruz.

‘MEDNUÇE MÜCADELENİN EN SON HALKASI’

Gazeteci Nuray Mert: Mednuçe zorlu bir özgür basın mücadelesinin en son halkası! Mednuçe emekçilerini kutluyor, yayınlarını heyecanla bekliyorum. Duymadığımız, bilmediğimiz, duymamız bilmemiz istenmeyen pekçok şeyi Mednuçe’den öğrenmeyi umuyorum.

‘MEDNUÇE’YE ZORLU SÜREKLİ SINAVINDA BAŞARILAR DİLİYORUM’

Gazeteci Aydın Engin: Bizim meslekte bazen “Çok fazla haber kanalı” var diye şikayetler duyulur. Bu yanlıştır. Aslında çok az haber kanalı var. Buna karşılık varlık sebebi haber kirliliği yaratmak olan çok fazla kanal var. Oysa doğru haber alma insanlar için bir ihtiyaç değil, bir haktır. Bu hakkı ete kemiğe büründürmek de zor iştir. Titiz bir habercilik çalışması ve meslekte sonuçları neye yol açarsa açsın gerçeğe ve yalnız gerçeğe saygı gerektirir. Habercilik her gün yeni bir sınavdır. Bir anda seyircinin güvenini yitirme tehlikesi her zaman habercilerin önündedir. Mednuçe kanalına bu zorlu ve sürekli sınavda başarı dilerim…

‘KÜRTLER HAK NASIL ALINIR ÖĞRETTİLER’

Gazeteci Ahmet Nesin: Anadilin var ama çocuğuna kendi dilinde “yavrum” deme hakkın yok, annen Türkçe bilmiyor, bu yüzden cezaevinde sana sadece bakıyor, karın mahkemeye çıkarılmış, anadilinden başka birşey bilmediğinden suçsuzken mahkum olma olasılığı yüksek, kendi dilinin gramerini öğrenemediklerinden dolayı çocuklar 3-4 yıl anlamadıkları dilden sınıf geçiyorlar, aşkına Kürtçe şiir yazmışsın ama onu yayınlaman yasak. Ve dilini geliştirmek, konuşmak, yazmak için savaş veriyorsun, anadilinde TV kurup yayın yapıyorsun, sana terörist deyip öldürüyorlar.

Türkiye’de yıllardır Kürt sorunu konuşuluyor, darbenin başbakanı Turgut Özal haklılar diyor ama TV’leri yasak, Demirel Kürt sorunu var diyor ama TV’leri yasak, Erdoğan da bu sorunu çözeceğiz diyor ama bundan önceki kanalın kapatılması için yabancı savcılarla görüşmeye elçilikten adamlar gönderiyor. Kendisini demokrat gösterip TRT ŞEŞ’i açıyor ama Kürtlerin kurduğu yasak.

Bugün gelinen noktada Kürtler Türkiye’de bir şeyi öğrettiler, “Hak nasıl alınır” bunu öğrendik. Partiler kapatıldı yenisi geldi, il başkanları tutuklandı yenileri seçildi, milletvekilleri derdest edildi daha kalabalık girildi meclise. Bu kanal da kapatılabilir, burjuvazi ve oligarşi her yerde aynı. Ama yenisi kurulur, hem de daha iyi şartlarda. Mednuçe yeni yayınları kutlu olsun. Yani hedef habercilik, başarılar diliyorum.