GÖRÜNTÜLÜ

HPG gerillaları: Katılımımız Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’na katılımdır

Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nun ardından HPG saflarına katılan Şoreş Botan ve Dilsoz Sînornenas, katılım gerekçelerini anlattı. Gerillalar, “Katılımımızı, Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’na katılım olarak tanımlıyoruz” dedi.

GERİLLA KATILIM

Kürt gençlerinin Barış ve Demokratik Toplum Süreci’yle birlikte Özgürlük Hareketi saflarına katılımı devam ediyor. Önder Apo’nun 27 Şubat 2025’te başlattığı süreç, toplumsal sorunlara yönelik yeni tartışmaları ve çözüm arayışlarını beraberinde getirdi. HPG gerillaları da değerlendirmelerinde bu duruma dikkat çekti. Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nun ardından Özgürlük Hareketi saflarına katılan gerillalar, Önder Apo’nun düşüncelerinin kendileri üzerindeki etkisini anlattı.

Toplumda ve gençler arasında yaşanan çelişkiler, bir yönüyle kapitalist modernite sisteminin yarattığı sorunları doğrudan ortaya koyuyor. Gençler de her geçen gün bu sistemden uzaklaşıyor.

Kimlik, kültür ve dil sorunları, ezilen ve egemen toplumlar arasında birer düğüm noktası olarak kendini gösteriyor. İçinde yaşadığımız dönem, arayışları ve özgürlük taleplerini bilimsel bir karakterde öne çıkarıyor. Kürt toplumunda da bu durum, özellikle Kürt gençleri arasında daha belirgin hâle geliyor. Önder Apo’nun düşüncelerini okuyan gençler, doğru mücadele ve özgürlük yolunu Özgürlük Hareketi saflarında gördüklerini belirtiyor. Özgürlük Hareketi’ne katılan gerillalar da bunu dile getiriyor.

Önder Apo, değerlendirmeleriyle toplumsal sorunları analiz ediyor ve aynı zamanda çözüm yolları geliştiriyor. HPG saflarına katılan gerillalar, Önder Apo’nun düşüncelerinin toplumun bütün kesimlerine yanıt olduğunu ve yaşamın anlamına ilişkin arayışlarında belirleyici bir yer tuttuğunu ifade ediyor. Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’ndan etkilenerek HPG saflarına katılan gerillalar, katılım nedenlerini bu şekilde anlatıyor.

ŞOREŞ BOTAN: ‘SİSTEM GENÇLERİ BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE HEDEF ALIYOR’

HPG gerillası Şoreş Botan, katılımını şu sözlerle değerlendirdi:

“Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu Kürt toplumunun ve gençlerinin eline ulaştıktan sonra, manifestoya ilişkin çok sayıda değerlendirme yapıldı. Manifestonun ortaya çıkması, toplumun tamamında olumlu etkiler yarattı. Katılımlarımız gerçekleşmeden önce yapılan tartışmalarda, düşmanın toplumumuza yönelik özel savaş saldırılarının başladığı ifade ediliyordu. Mevcut saldırılar özellikle Bakurê Kurdistan’daki gençleri bilinçli bir şekilde hedef alıyor.

Sokaklarda gençlere bilinçli olarak uyuşturucu maddeler veriliyor ve onları Özgürlük Hareketi’nden uzaklaştırmak amacıyla hareket ediliyor. Bu durum bizi toplumumuzun gerçekliğinden uzaklaştırıyor. Ben de bunu yakından gördüm. Çabamız, soykırımın kirli sisteminin içine düşmemekti.

Kürt gençleri olarak bunu kabul etmedik. Bu tutumumuz katılımlarımızdan önce de vardı. Kültürümüze ve dilimize yönelik saldırılar var. Gerçekte Kürt toplumunu ortadan kaldırmak istiyorlar. Bunu kabul etmememiz gerekiyordu. Bu nedenle benim şahsımda da katılma kararı gelişti. Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nun ortaya çıkmasıyla toplumda olumlu etkiler yaşandı.

Önder Apo 27 yıldır çok ağır bir tecrit altında tutuluyor. Tecrit sistemi kabul edilemez. Katılımımızdan önce de mevcut sisteme karşı bir tutumumuz vardı. Önder Apo iki yıl önce bir süreç başlattı. Sürecin ilerlemesiyle manifesto yazıldı ve Kürt halkına ulaştı. Bu, toplumda çok olumlu etkiler yarattı. Manifestonun ortaya çıkmasıyla birlikte Kürt toplumu olarak amacımız, mücadelemizle Önder Apo’ya doğru yanıt vermekti.

İnsan manifestoyu derinlemesine ele aldığında, Önder Apo’nun toplumun bütün sorunlarına yanıt olduğunu ve doğru çözümler geliştirdiğini görüyor. Önder Apo’nun düşüncelerini doğru anlamak ve bakış açısının derinliğini kavramak için sürekli okuyorum. Katılımımı, Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nun ardından gerçekleşen bir katılım olarak değerlendiriyorum. Çabam ve mücadelem, kendi önderliğime yanıt olmak ve ona yardımcı olmaktır.

Manifestonun ortaya çıkmasıyla kadın mücadelesi, bir düzey ve gündem olarak daha fazla öne çıktı. Bu durum mücadele alanlarında da kendini gösteriyordu. Manifesto, kadın mücadelesini ve toplumu birçok açıdan etkiledi. Her geçen gün kadın mücadelesi daha fazla genişliyor. Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’yla birlikte kadın mücadelesinin ve öncülüğünün daha da güçleneceğine inanıyoruz. Önder Apo, kadının toplumun ve dünyanın öncüsü olmasını istiyor. Bizim mücadelemiz de bu esas üzerinden gelişiyor.

Özellikle Kürt gençleri, Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nda toplumsal gerçekleri görmeli; okumayı ve anlamaya yönelik çabalarını geliştirmelidir. Böylece onlar üzerinde de olumlu etkiler ortaya çıkacaktır. Kürt gençlerine çağrımız, Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nu doğrudan okumaları ve Önder Apo’yu anlamalarıdır. Kürt gençlerinden beklentimiz budur.”

DİLSOZ SÎNORNENAS: ‘BARIŞ VE DEMOKRATİK TOPLUM MANİFESTOSU MÜCADELENİN PERSPEKTİFİDİR’

HPG gerillası Dilsoz Sînornenas da katılımını ve Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nu şu sözlerle değerlendirdi:


“Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu, toplumun bütün sorunlarına yanıt oluyor. Önder Apo, toplumun tüm sorunlarını analiz etmiş ve bunlara yönelik çözümler geliştirmiştir. Bu durum beni büyük ölçüde etkiledi. Manifesto, mücadelenin doğru yolunu ve şehitlerin çizgisine sahip çıkmayı bize gösteriyor. Aynı zamanda Kürt halkının mücadelesinin nasıl yürütülmesi gerektiğini de doğrudan ortaya koyuyor.

Rojhilatê Kurdistanlı bir genç olarak Önder Apo’nun son manifestosuyla Rojhilatê Kurdistan’da yaşanan sorunlara yanıt olabiliriz. Mevcut iktidarın egemenliğinden kurtulmak ve gerçek bir barış inşa etmek için mücadelemizi güçlendirmeliyiz. Önder Apo, Ortadoğu’da yaşanan bütün sorunlara yönelik çözümler geliştirmiştir. Biz de bu temelde katıldık.

Ortadoğu’da yürütülen savaşlar ve en son Rojava’da yaşananlar bizi de etkiledi ve katılmamıza neden oldu. İşgalci düşman, halkımıza acımasızca saldırıyor. Bu nedenle halkımızı korumamız gerekiyor. Bu katılımımızla halkımız için gerçek bir devrimci olmak istiyoruz. Mevcut sorunların çözülmesi ve gerçek bir barışın inşa edilmesi gerekiyor.

Önder Apo, 27 yıldır çok ağır bir tecrit altında tutuluyor ve tecridin 28’inci yılına girmek üzere. Buna rağmen bize krizlerin nasıl çözülebileceğini ve gerçek bir toplumsal mücadelenin nasıl geliştirilebileceğini gösteriyor. Önder Apo, Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’yla çözüm yollarını önümüze koydu. Biz de bunun mücadelesini vermek istiyoruz.

Rojhilatê Kurdistan halkımız ve gençleri, mücadele çizgisini daha fazla yükseltmelidir. Kendi özgürlükleri için çabalarını daha da büyütmeleri gerekiyor. Böylece özgür bir Kürdistan inşa edebiliriz. Kürt halkı olarak dünyada hak sahibi olmak ve özgün kültürümüzü yaşayabilmek için buna ihtiyaç var.”

HPG gerillaları Şoreş Botan ve Dilsoz Sînornenas, Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu’nun kendileri üzerindeki etkisini ve katılım gerekçelerini bu sözlerle değerlendirdi.