NATO Zirvesi bahanesiyle 2,5 aydır Marmara 2 Nolu L Tipi Hapishanesi’nde tutsak tutulan Emir Karakum’un tedavi hakkının da engellendiği ortaya çıktı. ANF’ye konuşan Emir Karakum’un annesi Birsen Karakum, omuriliğinde ciddi bir rahatsızlığı bulunan ve ameliyat olması gereken oğlunun hastaneye sevk talebinin karşılanmadığına dikkat çekti.
‘OĞLUM EYLEM YAPACAĞI VARSAYIMIYLA 2,5 AYDIR TUTUKLU!’
NATO Zirvesi bahanesiyle başlatılan cadı avıyla tutuklanan öğrencilerin, avukatların da aralarında bulunduğu yaklaşık yüz elli kişi, aylardır haksız ve hukuksuz bir biçimde hapishanelerde tutuluyor. Bu kişilerden biri olan Emir Karakum’un annesi Birsen Karakum, muhalif kesimlere yönelik uygulanan düşman hukukunun geldiği noktayı, “Oğlum Emir, NATO Zirvesi öncesi eylem yapacağı varsayımıyla tutuklandı ve bu varsayımla da 2,5 aydır Marmara 2 Nolu L Tipi Hapishanesi’nde keyfi bir biçimde tutuluyor” diyerek özetledi. Oğlunun özgürlüğünün elinden alınması yetmiyormuş gibi bir de tedavi hakkının da engellendiğine dikkat çeken Karakum, “Emir’in omuriliğinden ciddi bir rahatsızlığı var. Normalde bizimle Samsun’da kalıyor ama tedavi olmak için sık sık İstanbul’a gidiyordu. En son ameliyat olması gerekiyordu ama NATO Zirvesi öncesi sadece eylem yapacağı varsayımı üzerine 23 Haziran’da gözaltına alındı ve 26 Haziran’da sorgusuz sualsiz tutuklandı” dedi.
‘HASTANEYE SEVK TALEBİ ISRARLA KARŞILANMIYOR!’
Oğlunun tedavi olmak için hastaneye sevk edilme talebinin ısrarla karşılanmadığına işaret eden Karakum, “Emir tutuklanmadan önce evdeyken de şiddetli ağrılar yaşıyordu ve yerinde duramıyordu. Ağrılarını hafifletmek için buz uyguluyorduk sürekli. Durumu ciddiydi. Ama şimdi hapishanede daha da kötüleşti çünkü tedavi de göremiyor. Hastaneye gitmek için dilekçe üzerine dilekçe yazıyor ama bir türlü bu talebi karşılanmıyor. Benim de sağlık sorunlarım olduğu için normalde Emir beni endişelendirmemek için telefonda her şeyi anlatmaz ama bu defa tedavisinin engellendiğini açıkça ifade etti. Cezaevinde beyin cerrahına gitmek için dilekçe vermesine rağmen hastaneye sek etmemişler” diye konuştu.
‘DIŞARIDAYKEN KUYU TİPLERİNE KARŞI AÇLIK GREVİNDE OLAN ARKADAŞLARININ SESİ SOLUĞUYDU!’
Oğlu Emir’in 2021 yılında da hukuksuz bir biçimde tutuklandığını belirten Karakum, götürüldüğü Samsun Bafra T Tipi Hapishanesi’nde dayatılan tecrit koşullarına karşı 2 ay açlık grevi yaptığını ve orada gördüğü ters kelepçe işkencesinin omuzlarında yırtıklar oluşturduğunu aktardı. Aradan yıllar geçmesine rağmen oğlunun omuzlarındaki yırtıkların iyileşmediğini, tam tersine bu defa da omuriliğinde ağrılar baş gösterdiğini ifade eden Karakum, “Çocuğumun şu anda tedavi görmesi gerekiyor. Doktor kontrolünde olması gerekiyor. Ama suçsuz bir biçimde içeride tutulduğu gibi tedavi de edilmiyor. Bu hukuksuzluğun ne zamana kadar süreceği de belirsiz. Dışarıdayken kuyu tipi hapishanelerdeki tecrit koşullarına karşı açlık grevinde olan arkadaşlarının sesi soluğu oluyordu. Ben esas olarak NATO Zirvesi bahanesiyle esas olarak bu dayanışmanın cezalandırılmaya, kriminaize edilmeye çalışıldığını düşünüyorum. Oğlum sonuçta bir karıncayı dahi incitmez. Her türlü haksızlığın karşısındadır ve hep doğrudan yanadır. Suçu olsa, ‘şu suçu var, yatsın’ derim. Ama suçsuz olarak niye ezilsin orada? Niye özgürlüğü kısıtlansın, neden tedavisinden geri kalsın?” diye tepki gösterdi.
‘BU HAKSIZLIĞA SON VERİLSİN, OĞLUM SERBEST BIRAKILSIN!’
Oğlunun tutsak edilmesinin tüm aileyi olumsuz yönde etkilediğini vurgulayan Karakum, şunları kaydetti: “Oğlum bizim elimiz ayağımızdı. Beni doktora götüren oydu, her şeyimizle ilgilenen yine oydu. Ona bu hukuksuzluğu yaşatarak hem onu yıpratıyorlar hem ailesini yıpratıyorlar. Manevi olarak hepimizi tükendik. Ben tükendim. Her gün aynı hayale uyanıyorum; Emir’in kapıyı çalıp, ‘ Anne ben geldim’ dediğini sürekli düşlüyorum. Çok üzülüyorum bu duruma. Tansiyonum yoktu ama şimdi stresten 20’den aşağı inmiyor tansiyonum. Emir’le birlikte biz de hapishaneye girmiş olduk. Çocuğum çıkana kadar da her yer hapishane olacak bana. Babasının da durumu iyi değil, psikolojisi bozuldu. Yani bir insan varsayım üzerine hiç bu şekilde tutuklanır mı? İnsanın aklıyla oynuyorlar resmen. Ben o hapishaneye görüşe gittiğimde duvarlar üstüme üstüme geliyor. Orada bir saatiniz bile bir yıla bedel. Bu haksızlığa son verilsin, oğlum serbest bırakılsın. Artık bu hukuksuzluk, bu eziyet bitsin.”