GÖRÜNTÜLÜ

Kuraklığa rağmen bağbozumu geleneği sürüyor

Amed’in Hezro ilçesine bağlı Dercal köyünde kadınlar, kuraklık ve düzen üzüm verimine rağmen bağbozumu geleneğini sürdürüyor.

AMED'DE BAĞBOZUMU

Havaların soğumasıyla birlikte köylerde yaşayan yurttaşlar bağbozumuna başladı. İklim krizi ve bölgede giderek artan kuraklık nedeniyle üzüm veriminin her yıl düştüğü bağlarda, kışlık hazırlık için üzüm toplanıyor. Özellikle Mêrdin ve Amed’de geleneksel yöntemlerle sürdürülen hazırlıklar günlerce devam ederken, bu süreçte en büyük emeği kadınlar veriyor.

Üzüm verimindeki düşüş nedeniyle önceki yıllara kıyasla daha az pekmez elde ettiklerini belirten Hazrolu yurttaşlar, son dönemde yağan yağmurların da üzümlere zarar verdiğini ifade etti

Amed’in Hezro ilçesine bağlı Dercal köyünde bağbozumuna katılan kadınlar, kışlık hazırlıklar için günlerce emek veriyor. Üzümleri toplayan kadınlar, ardından ezerek suyunu çıkarıyor ve kaynamaya bırakıyor. Elde edilen şireden pekmez, pestil ve cevizli sucuk yapan kadınlar, güneş altında yoğun emekle hazırladıkları ürünleri kurumaya bırakıyor. Yurttaşlar, kış aylarını bu ürünlerle geçiriyor.

 

Yaklaşık otuz yıldır her yıl eylül ya da ekim ayında çocuklarıyla birlikte bağa giderek üzüm toplayan Remziye Ödüngit, bağbozumu sürecinde yaklaşık bir hafta boyunca çalışıyor. Herkesin emek verdiğini ancak kadınların daha fazla sorumluluk üstlendiğini belirten Remziye Ödüngit, köyünü ve topraklarını çok sevdiğini, son ana kadar üretmeye devam edeceğini ifade ediyor.

TOPRAKLARINDAN VAZGEÇMİYOR

1990’lı yıllarda köy boşaltmaları nedeniyle köylerinden göç etmek zorunda kaldıklarını ancak topraklarını bırakmayarak yeniden dönüp bağ ve bahçelerinde üretime başladıklarını anlatan Remziye Ödüngit, geçmişte bağlarından daha fazla ürün aldıklarını, ancak zamanla bağların kuruduğunu ve üzüm veriminin azaldığını söylüyor.

Üzüm veriminin her geçen yıl düştüğünü belirten Remziye Ödüngit, “Eskiden bağlarımızdan daha çok ürün alıyorduk. Şimdi bağlarımız kurudu, ürünümüz azaldı. Son yağan yağmur da üzümlere zarar verdi. Verim her sene daha da düşüyor. Eskiden bir haftadan uzun kalırdık ama şimdi bir hafta kalıp dönüyoruz. Güneş batana kadar çalışıyoruz. Kolay değil, çok emek veriyoruz. Üzümleri topluyor, kışlık yiyeceklerimizi hazırlıyoruz. Bu ürünlerle kışı geçiriyoruz. Yalnızca kendimiz için yapmıyoruz, çevremizdekilere de dağıtıyoruz” diye belirtiyor.

'BU EMEKLE KIŞI GEÇİRİYORUZ'

Bağbozumu döneminde üzümleri topladıktan sonra pekmez ve cevizli sucuk hazırladıklarını söyleyen Remziye Ödüngit, süreci şöyle anlatıyor:

“Üzümleri topluyor, ezerek suyunu çıkarıyoruz. Daha sonra elde ettiğimiz şırayı kazanlarda kaynatıp pekmez yapıyoruz. Cevizli sucuk için de cevizleri ipe diziyoruz, hazırladığımız üzüm karışımına batırıp kurumaya bırakıyoruz. Bunların hepsi emek istiyor. Günlerce uğraşıyoruz ama kışın kendi yaptığımız ürünleri tüketiyoruz.

Buradaki bütün köylüler her sene aynı işi yapar. İnsanlar dışarıdan satın alıyor ya da satıyor ama biz kendimiz için yapıyoruz ya da ihtiyacı olan birilerine veriyoruz. Ben köyümü de toprağımı da çok seviyorum. Ne kadar yorulsak da burada olmak bize iyi geliyor.”