Liseli Öðrenci Birliði (LÖB) üyelerine dönük polis tehdidi Ýnsan Hakları Derneði (ÝHD) Diyarbakır Şubesi’nde yapılan basın açıklamasıyla protesto edildi.
Diyarbakır Emniyet Müdürlüðü’ne baðlı polislerin Liseli Öðrenci Birliði (LÖB) üyesi öðrencilerin evlerine giderek ve telefonla arayarak tehdit etmesi öðrenciler tarafından Ýnsan Hakları Derneði (ÝHD) Diyarbakır Şubesi’nde yapılan basın açıklamasıyla protesto edildi.
Eðitim-Sen, ÝHD ve ESP’nin de destek verdiði basın açıklamasında basın metnini okuyan LÖB üyesi Berfin Atlı, 2011-2012 Eðitim-Öðretim yılının bugün sona erdiðini hatırlatarak, geçen yıl olduðu gibi bu yıl da AKP Hükümeti tarafından öðrencilere dönük saldırıların hız kesmeden devam ettiðini kaydetti.
AKP Hükümetinin 4+4+4 yasasını örnek gösteren Atlı, “Açılmak istenen kolejlerle, paralı eðitim ile ailelerimizin üzerindeki yük artmakta ve cemaat okullarının önü açılmaktadır. Parasız eðitim isteyen arkadaşlarımıza onlarca yıl hapis cezası verilmektedir. Bulunduðumuz coðrafyada TMY ile onlarca liseli arkadaşımız haklarını aradıkları ya da demokratik tepkisini ortaya koyduðu için uydurma gerekçelerle zindanlara doldurulmaktadır.” dedi.
AKP Hükümetinin saldırılarının 3 gün önce Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde 15 yaşındaki Özgür Taştan’ı katlederek devam ettiðini belirten Atlı, “Kim hakkını arıyorsa ve zulme dur diyorsa ya zindana atılıyor ya da sokak ortasında katlediliyor” dedi.
Son dönemde Diyarbakır’da ESP Diyarbakır Ýl Örgütü’nü ziyaret eden LÖB’lü öðrencilere dönük Diyarbakır polisinin hukuksuz bir şekilde sindirme politikası izlediðini söyleyen Atlı, 20 arkadaşının evine Terörle Mücadele Şubesi’ne baðlı polisler ve psikologdan oluşan bir heyetin gittiðini söyledi. Polislerin ailelere ve LÖB üyelerine yalan-yanlış bilgiler verdiðini belirten Atlı, yasal bir parti olan ESP’yi ‘yasadışı’ ve ‘terör örgütü’ diye lanse ettiðini vurguladı.
Polisler yüzünden ailelerinin psikolojik sorunlar yaşadıðını ve aileleriyle karşı karşıya geldiklerini söyleyen Atlı, “Ailelerimizle karşı karşıya gelmemiz isteniyor. Ama onların tüm çabaları nafile.” dedi. Ailelere seslenen Atlı, “Polisin bu kirli oyunlarına gelmeyin. Çocuklarınızın en demokratik haklarını kullanmaları suç deðildir. Asıl suçlu; gençliði yozlaştırma politikalarıyla teslim almak isteyen, geleceðimizi çalmak isteyen bu düzendir” diye konuştu.
Örgütlenme haklarının hoyratça çiðnenmek istendiðini belirten Atlı, “Peki bu polisler nereden güç almaktadır?” diye sordu. Daha önce basın açıklamaları ile durumu kamuoyuna duyurduklarını söyleyen Atlı, yıldırma amaçlı bu durumun devam ettiðini ve bundan sonrada devam etmeyeceðinin garantisi olmadıðını belirtti.
Atlı, “Diyarbakır polisi, her köşe başında içilen uyuşturucunun, her mahallede giderek yaygınlaşan fuhuşun ve ahlaki çöküntünün peşine bu denli düşmemektedir. Ya da başta Amed’de olmak üzere cemaat örgütlenmesi için bizzat alan açan bu devlet biz liselilere dönük uzunca bir süredir taciz, gözdaðı ve yıldırma politikası izlemektedir” ifadelerini kullandı.
Devletin liselilerin örgütlenmesinden korktuðunu söyleyen Atlı, “Çok açık: Çünkü onlar bizde sonlarını görüyorlar. Çünkü biz gençlik, dünyayı deðiştirmek istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu düzenin gençliðe verebileceði hiçbir şey yoktur. Onlar aciz bir şekilde ailelerimizin peşinden koşsunlar, bizler de düşlerimizin peşinden koşmaya devam edeceðiz. Eðer onları rahatsız etmişsek gerçekten doðru yoldayızdır.” şeklinde konuştu.
Açıklamanın ardından söz alan LÖB üyesi Serhat Barış Ataş, polislerin aileler karşısında iyi polis rolünü oynadıðını belirtirken, ailelerin zaaflarını kullandıðını söyledi. LÖB üyesi Taha Kaya ise polisin baskılarının devam ettiðini, en bariz örneðin ise bugün polisler tarafından ailesinin ve kendisinin aranarak tehdit edildiðini söyledi.