Sinan Ok: Barışın ekonomisini de inşa etmeliyiz

Sinan Ok, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin ekonomik boyutunun da güçlü biçimde ele alınması gerektiğini belirterek, toplumsal barışın demokratik ekonomi modeli, güçlü sosyal politikalar ve bölgeye özgü istihdam destekleriyle mümkün olacağını söyledi.

SİNAN OK

Uzun yıllardır sürdürülen savaş politikalarının derinleştirdiği ekonomik kriz, halkı giderek artan derin bir yoksulluğun içine sürükledi. Savaş politikalarına harcanan bütçe nedeniyle gıda başta olmak üzere temel yaşam ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan halk, bütçenin savaşa değil halka harcanması gerektiğini her fırsatta dile getiriyor. Başlatılan “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”yle birlikte ekonomik krizin hafifletilmesi ve yoksulluğun azaltılmasına yönelik adımların da atılması gerektiğini belirten uzmanlar, bu doğrultuda sosyal ve ekonomik iyileştirme politikalarının hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

İstihdam Uzmanı Sinan Ok, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında demokratik ekonominin kurumsallaşmasının en önemli başlıklardan biri olduğunu belirterek, bölgenin uzun yıllardır derinleşen işsizlik ve yoksulluk sorunuyla karşı karşıya bulunduğunu ifade etti.

Bölgeye ilişkin TÜİK ve SGK verilerinin ülke ortalamasından belirgin biçimde ayrıştığını söyleyen Ok, "Burası yoksulluğun coğrafyası haline gelmiş durumda. TÜİK ve SGK verileri de bölgede yoğun işsizlik ve yoksulluğun varlığını açıkça ortaya koyuyor. Türkiye genelinde kadın işsizlik oranı yüzde 20-30 bandındayken, bölgedeki birçok ilde bu oran yüzde 60'ın üzerine çıkıyor. Kişi başına düşen gelirden hane gelirine kadar hemen her göstergede ciddi bir yoksulluk yaşanıyor" dedi.

‘BU TABLO TESADÜF DEĞİL’

Yaşanan ekonomik sorunların tarihsel nedenleri bulunduğunu vurgulayan Ok, “Yaklaşık yüz yıllık geri bıraktırma politikalarının ve son elli yılda devam eden savaş ile çatışma ortamının bölge üzerinde ekonomik açıdan da ağır sonuçları olmuştur. Eğer barış sürecinden söz ediyorsak, bunun kapsamlı bir sosyal politika programıyla desteklenmesi gerektiği açıktır" diye konuştu.

Wan (Van), Riha (Urfa), Agiri (Ağrı) ve Şirnex’in (Şırnak) kişi başına düşen gelir açısından Türkiye'nin en geride kalan illeri arasında bulunduğunu hatırlatan Ok, mevcut politikaların sürdürülmesi halinde yoksulluğun daha da derinleşeceği uyarısında bulundu.

'İSTİHDAM ORANI ARTIRILMALI'

Resmi söylem ve uygulamaların bölgedeki yoksulluğu çözmek yerine görünmez kıldığına işaret eden Ok, "Yıllardır 'yol yapıyoruz, yatırım yapıyoruz' söylemi öne çıkarılıyor. Oysa bu yaklaşım, mevcut olumsuz tabloyu düzeltmek yerine örtmeye hizmet ediyor. Eğer toplumsal barıştan söz edeceksek, yeni bir ekonomik modellemeye, güçlü sosyal destek politikalarına ve bölgeye özgü teşvik mekanizmalarına ihtiyaç olduğu ortadadır" diye belirtti.

Bölgedeki iş gücü yapısı ve işletme ölçeklerinin de ekonomik gelişmişlik açısından yetersiz olduğunu söyleyen Ok, kalkınma politikalarının bu gerçeklik dikkate alınarak yeniden şekillendirilmesi gerektiğini söyledi.

Savaşın yalnızca silahlı çatışmalardan ibaret olmadığını ifade eden Ok, "Savaş yalnızca silahlarla yürütülen bir süreç değildir. Uygulanan politikalar sonucunda yoksullaşma, toplumsal çözülme, uyuşturucu bağımlılığı, emek sömürüsü ve farklı biçimlerde ortaya çıkan sosyal sorunlar giderek derinleşmektedir. Bu nedenle mevcut siyaset anlayışının değişmesi gerekiyor" diye konuştu.

'İYİLEŞTİRME POLİTİKALARI HAYATA GEÇİRİLMELİ'

Ok, devletin tüm kurumlarının bölgeye yönelik politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurgulayarak şunları belirtti:

"Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan Milli Eğitim Bakanlığı’na kadar tüm kurumların bölgeye yönelik politikalarında dönüşüme gidilmelidir. Kayyum uygulamalarına son verilmesi, belediyeler aracılığıyla toplumsal belediyeciliğin güçlendirilmesi ve belediye bütçeleri ile kadrolarının halkın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yeniden düzenlenmesi önem taşıyor. Kısacası bütüncül bir iyileştirme politikası hayata geçirilmelidir.

Aksi takdirde yalnızca söylem düzeyinde kalan bir barış, uzun vadede yeni toplumsal krizlerin önünü açacaktır."

'DEMOKRATİK EKONOMİ MODELİNİ İNŞA ETMELİYİZ'

Toplumsal barışın yalnızca çatışmaların sona ermesiyle sağlanamayacağına dikkat çeken Ok, "Toplumsal barıştan ve onurlu bir barıştan söz edebilmek için elbette silahların susması ve çatışmaların sona ermesi temel koşuldur. Ancak kalıcı barış yalnızca bununla sağlanamaz. Uzun vadede birlikte yaşamı, toplumsal bütünleşmeyi ve eşit yurttaşlığı güçlendirecek demokratik bir ekonomi modelini de birlikte inşa etmek gerekiyor" dedi.

'BARIŞIN EKONOMİSİNİ DE BARIŞIN KENDİSİYLE BERABER KURMAK ZORUNDAYIZ'

Barışın ekonomik boyutunun ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Sinan Ok, son olarak şunları söyledi:

"Barışın ekonomisini de barışın kendisiyle birlikte kurmak zorundayız. Barış yalnızca siyasal bir süreç değildir; ekonomik ve sosyal boyutlarıyla birlikte ele alınmalıdır. Barışı inşa ederken onun ekonomik temelini de aynı kararlılıkla ve aynı bütünlük içinde inşa etmek gerekiyor."