Unutulmayan geçmişin güncel acıları
Unutulmayan geçmişin güncel acıları
Unutulmayan geçmişin güncel acıları
Midyat'ı 94-96 yılları arasında kasıp kavuran gözaltında kaybetme vakalarından biri de Kerşafé (Budaklı) köyünde gerçekleşiyordu. İfade için Jandarma karakoluna çağrılan ikisi kardeş 4 kişiden bir daha haber alınamadı.
14 Nisan 1995 günü ifadeleri olduğu gerekçesiyle Midyat Jandarma Komutanlığı tarafından ifadeye çağrılan Kerşafé köylüleri Abdulkadir Demir, kardeşi Şakir Demir, Mehmet Emin Atuğ ve Hizni Bilmen'den köy muhtarı ile birlikte karakola giderler. Muhtar geri geldi ancak onlardan bir daha haber alınamadı.
Yakınlarının akıbetini soran ailelere Midyat Jandarma Komutanlığı yine bilindik bir cevap verir: ' Biz bıraktık. Eve gelmemişlerse PKK'ye katılmışlardır”.
Kaybedilenlerden Abdulkadir Demir'in eşi Sultani Demir(60) eşi, kaynı ve diğer iki köylünün gözaltına alınmasından bir gün sonra köylerinin asker ve korucular tarafından basıldığını, kadın ve çocuklarında aralarında olduğu köylülere işkence yapıldığını ifade etti.
O tarihten bu yana eşi, kaynı ve diğer iki köylüden bir daha haber alınamadığını belirten Sultani Demir, “Eşim öldürüldüyse en azından kemiklerine ulaşmak istiyorum. Eşim dönemin Midyat Jandarma komutanı Hilmi Kahraman tarafından gözaltına alındı. 11 çocuğumu babasız bırakanların yargılanmasını cezalandırılmasını istiyorum” dedi.
“GÖZALTILARDAN SONRA KÖYÜMÜZ BASILDI, İŞKENCEDEN GEÇİRİLDİK”
14 Nisan 1995 günü askerlerin yanlarına köy muhtarını da alarak evlerine geldiğini, eşinin bir ifadesi olduğunu söyleyerek alıp götürdüklerini anlatan Sultani Demir, “ Eşim ile birlikte kardeşi Şakir Demir ve M. Emin Atuk ile Hizni Bilmen isimli köylülerimizi de götürdüler. Akşama kadar eve dönmelerini bekledik fakat dönmediler. Ertesi gün sabah köye asker ve korucular geldi. Köydeki kadın ve çocuklar da olmak üzere herkesi işkenceden geçirdiler. Henüz 12 yaşında olan oğlum Mehmet'i dövmek isteyen korucuya engel olmak istedim ancak aynı korucu beni de dövmeye başladı. Korucular aramalar sırasında her şeyimizi yağmaladılar. Altın ve paralarımıza el koydular” dedi.
“BİZ BIRAKTIK, GELMEMİŞLERSE PKK'YE KATILMIŞLARDIR”
“Aradan iki gün geçmişti, ne eşimden ne de gözaltına alınan diğerlerinden bir haber alamamıştık” diyen Demir, şunları söyledi; “Gözaltında bulunanların aileleri olarak birlikte Midyat Jandarma Karakoluna gittik. Durumlarını sorduğumuzda 'Biz onları bıraktık, eve gelmemişlerse PKK'ye katılmışlardır’ cevabı verdiler. O gün bu gündür ne eşim ve kardeşinden ne de diğer iki köylümüzden bir haber alamadık. O dönem suç duyurusunda bulunmak için bize dilekçe yazacak bir arzuhalci dahi bulamadık. Yazmaktan korkuyorlardı. Yol yöntem bilmediğimiz için suç duyurusunda bulunamadık”.
“KAYBETMELERİN SORUMLUSU YÜZBAŞI HİLMİ KAHRAMAN'DIR”
Eşi öldürüldüyse en azından kemiklerine ulaşmak istediğini dile getiren Sultani Demir “Eşim ve diğerlerini gözaltına alan dönemin jandarma komutanı Hilmi Kahraman'dır. Hilmi Kahraman, Midyat'ta özellikle 94-96 yılları arasında geçekleşen faili meçhul cinayetler ve gözaltında kaybetme olaylarının sorumlusudur. Yargılanmasını ve cezalandırılmasını istiyorum” ifadelerini kullandı.
Öte yandan Midyat Sulh Ceza Mahkemesi, Mehmet Emin Atuk, Abdulkadir Demir, Hizni Bilmen ve Şakir Demir gözaltına alınmadan bir gün önce Kerşafe köyünün askerlerce taranması ile ilgili bugün köyde keşif çalışması yapacak. Keşif sırasında İHD Mardin Şube Başkanı Av. Erdal Kuzu ve Şube yöneticileri hazır bulunacak.
YARIN:Midyat'a bağlı Ziyaret köyünde koruculuk yapan Tevfik Ay, çağırıldığı Şenköy Belde jandarma karakoluna gider ve kendisinden bir daha haber alınamaz. İddiaya göre Tevfik Ay JİTEM tarzı faaliyetlere girmek istemediği için gözaltına alınarak kaybedildi. Oğlu Hıdır Ay, kaybettirilmenin en önemli tanığı.