Uzman çavuş şiddeti kabul etti ancak mahkeme heyeti ‘şüphe’ boyutunda kaldı

10 yaşındaki E.T.’in kolunun kırılmasıyla ilgili davada uzman çavuş İbrahim Sarı hakkında verilen beraat kararının gerekçesini açıklayan mahkeme heyeti, olayın şüphe boyutundan öteye geçmediğini belirtti.

UZMAN ÇAVUŞ ŞİDDETİ

Colemêrg'de 13 Ağustos 2025’te 10 yaşındaki E.T., bisikletle çarptığı kadının eşi uzman çavuş İbrahim Sarı tarafından darp edilmiş ve kolu kırılmıştı. Uzman çavuş İbrahim Sarı’nın “kasten yaralama” suçundan yargılandığı davada beraat kararı verildi. Gerekçeli kararını hazırlayan Hakkari 3. Asliye Ceza Mahkemesi "kesin ve inandırıcı delil bulunamadığı" gerekçesini öne sürerken ailenin avukatları dosyayı bir üst mahkemeye taşıyacak.

YARGILAMA BERAATLE SONUÇLANDI

Mahkemenin gerekçeli kararında, olay günü E.T.’in Hakkari Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü girişinde bisiklet sürerken sanığın çocuğuna çarptığı ve bisikletle birlikte yere düştüğü belirtildi. Adli raporlarda, çocuğun yaralanmasının basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu ve vücudunda dördüncü derece ağır kemik kırığı meydana geldiği kaydedildi.

Olayın ardından yürütülen soruşturma kapsamınsa, sanığın “beden bakımından kendisini savunmayacak durumdaki çocuğa karşı kasten yaralama” suçundan cezalandırılması talebiyle iddianame hazırlandı. Yargılama sırasında mahkeme heyeti, E.T.'nin bisikletle sanığın eşi ve çocuğuna çarpmasının ardından İbrahim Sarı’nın öfke, telaş ve panikle hareket ederek çocuğu yere fırlattığını ve yaralanmasına neden olduğunu belirtti. Savcılık ise sanığın haksız tahrik altında, kemik kırığına neden olacak şekilde ve kendisini savunamayacak durumdaki çocuğa karşı kasten yaralama suçundan cezalandırılmasını talep etti.

KAMERA KAYITLARI BAKIM ONARIMINDAYMIŞ

Gerekçeli kararda, olay anına ilişkin kamera kayıtlarının incelendiği, ancak olay yerini gören kameraların bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle aktif olmadığı belirtildi. Kameraların çalışmadığına ilişkin durumun Hakkari Valiliğine bildirildiğini gösteren 17 Haziran 2025 tarihli yazının da dosyada bulunduğu belirtildi.

SANIK, ŞİDDETİ KABUL ETTİ

Dosyada yer alan tanık ifadelerine de gerekçeli kararda yer aldı. Tanıklardan bir kadın, bisiklet süren E.T.’nin sanığın eşine çarptığını, çarpmanın ardından hem çocuğun hem de bisikletin yere düştüğünü anlattı. Tanık, İbrahim Sarı’nın çocuğu yerden kaldırarak sert bir şekilde kenara fırlattığını söyledi. Ancak çocuğun kolunun hangi aşamada kırıldığını görmediğini belirtti.

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde güvenlik görevlisi olarak çalışan bir tanık ise kaza sesini duyduktan sonra dışarı çıktığını, sanığın çocuğu panikle kaldırarak kenara attığını ifade etti. Sanık İbrahim Sarı’nın da ifadesinde çocuğu bisikletiyle birlikte başka yöne attığını belirttiği ve çocuğa yönelik şiddet uyguladığını kabul ettiği görüldü. Ayrıca Sarı’nın, mağdur ailenin şikayetinden vazgeçmesi karşılığında tüm maddi masraflarını karşılayacağını söylediği de kararda yer aldı.

Tanık ifadelerine ve sanığın beyanlarına rağmen mahkeme heyeti, hazırladığı gerekçeli kararında, tanıkların çocuğun yaralanmasının hangi aşamada meydana geldiğine ilişkin kesin bilgiye sahip olmadıklarını değerlendirdi. Mahkeme, sanığın suçu işlediğini gösteren, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı sonucuna vararak sanık hakkında beraat kararı verdi.

Kararda, “Sanığın 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama' suçunu işlediği iddiasının şüphe boyutundan öteye geçmediği” ifadesine yer verildi.

'ÜNİFORMALI OLMASAYDI CEZA ALIRDI'

Beraat kararına tepki gösteren baba Savaş Taş, kararı üst mahkemeye taşıyacaklarını belirterek şunları söyledi:

 “Verilen karar bizi çok şaşırttı. Her şey ortada ancak aleyhimize karar verildi. Görgü tanıkları var ve anlatımlarına rağmen sanığa beraat kararı verildi. Ben bu davayı bir üst mahkemeye taşıyacağım ve peşini bırakmayacağım. Çocuğum çok acı çekti ve altı aylık süreçte iki kez ameliyat oldu.

Üniformalı birinin bizden farkı nedir? Eğer bunu yapan sıradan bir yurttaş olsaydı mutlaka ceza verirlerdi ama bu dosyada sonucun ne olduğunu gördük. Müdürlüğün önündeki kamera kayıtlarının olmaması da asla kabul edilemez.”