Üç gün boyunca Avrupa’da Jineoloji çalışmalarının 10 yıllık birikiminin değerlendirileceği, toplumsal inşada Jineoloji'nin rolünün ve yeni dönem örgütlenme modelinin tartışılacağı Avrupa Jineoloji Konferansı başladı.
“Bi Jineolojî ber bi avakirina jiyana komunal û azad (Jineolojiyle komünal özgür yaşamın inşasına)” şiarıyla Hollanda’nın Haelen kentinde gerçekleştirilen konferansa, İsviçre, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika, İngiltere, İrlanda, İspanya ve İtalya’dan 100’den fazla delege katıldı. Konferans delegeleri Jineoloji komiteleri, kadın meclis ve komün temsilcileri, şehit anneleri, gençlik, kültür-sanat, basın, inanç temsilcileri ve akademisyenlerden oluşuyor.
Konferans salonuna kadın özgürlük mücadelesinin sembol isimlerinden Sakine Cansız, Zeynep Kınacı, Nagihan Akarsel, Besê Anuş, Viyan Soran, Hevrîn Xelef, Zîlan Pepule, Yadê Eqîde, Alina Sanchez, Ellen Jaedicke’nin resimleri asıldı.
Konferans, sanatçı Sosin’ın müzik dinletisi eşliğinde kadın dayanışmasını sembolize eden kısa gösterisi ardından, Kadın Özgürlük Şehitleri anısına saygı duruşuyla başladı. Ardından Jineoloji Akademisi Üyesi Elif Kaya açılış konuşmasını yaptı.
Elif Kaya, Avrupa çapında düzenlenen ilk Jineoloji Konferansı’nın açılışında yaptığı konuşmada, Jineoloji’nin 18 yıllık gelişim sürecini, bu süreçte yaşamını yitiren öncü kadınların mirasını, çalışmaların eksik kalan yönlerini ve yeni dönemin hedeflerini değerlendirdi. Jineoloji’nin farklı halklardan ve inançlardan kadınların katılımıyla geliştiğini belirten Elif Kaya, konferansın temel amaçlarından birinin yeni dönem çalışma perspektifini ve örgütlenme modelini oluşturmak olduğunu vurguladı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Elif Kaya, “Özgür bir yaşam için yola koyulan, mücadeleyle yüreklerini genç tutan kadınlar hoş geldiniz! Kökleriyle buluşma çabasında olan, kim olduğu sorusuna cevap bulma arayışında olan gençler hoş geldiniz!” dedi.
‘JİNEOLOJİ HAKİKATE DOKUNAN BİR KAVRAM OLARAK SAHİPLENİLDİ
Jineoloji’nin ortaya çıkışından bu yana 18 yıl geçtiğini hatırlatan Elif Kaya, Avrupa çapında gerçekleştirilen ilk konferansın tarihsel önemine dikkat çekti. Elif Kaya, Jineoloji’nin bir kavram olarak doğuşundan farklı halklardan kadınların katılımıyla gelişen bir çalışmaya dönüşmesine uzanan süreci şöyle anlattı:
“Şu an tarihi bir an yaşıyoruz. 2008 yılında ilk kez Rêber Apo tarafından Jineoloji tanımlanmasından bu yana tam 18 yıl geçti. Bugün burada Avrupa çapında Jineoloji çalışmalarının değerlendirildiği ilk konferansımızı yapıyoruz.
Her kavram bir tohum gibidir; yerini bulduğunda, uygun koşullarla temas ettiğinde gelişir, serpilir, meyve verir. Jineoloji de hakikate dokunan bir kavram olarak daha ilk günden itibaren kadınlar başta olmak üzere farklı halklardan, toplumsal kesimlerden, özgür yaşam arayışında olanlar tarafından heyecanla karşılandı, sahiplenildi, geliştirilip derinleştirildi.
Henüz daha bir örgütlenmesi olmadan, kendi çalışma perspektifini oluşturmadan Avrupa’da her halktan ve inançtan kadınların katılımıyla Jineoloji konferansları düzenlendi; burada ilk Jineoloji tartışmaları yapıldı. Herkes heybesinde biriktirdiği bilgisini bir diğeriyle paylaştı, yapılan paylaşımlardan kendine payı aldı.
Burada sadece söz konuşmadı; duygular, sanat, beden dili de konuştu. Tarih konuştu, kültür konuştu. Dilin sözden ibaret olmadığını, birini anlamak için pek çok yönteme başvurulabileceğini, kadınların kendi bilgisini paylaştıkları bu anlarda gördük. Jineoloji her şeyden önce varlığımıza dair bilgiye ulaşmamızı ve yaptığımız pratiklerin, deneyimlerin anlamında derinleşmemizi sağladı.”
‘JİNEOLOJİ 7 ÜLKEDE ÖRGÜTLENEN BİR ÇALIŞMAYA DÖNÜŞTÜ’
Jineoloji çalışmalarının Avrupa’da önemli bir düzeye ulaştığını belirten Elif Kaya, bugün yedi ülkede örgütlendiğini, birçok ülkede ise yeni çalışmaların önünü açtığını ifade etti. Elif Kaya, çalışmaların farklı örgütlenme alanlarına da zemin hazırladığını belirterek şöyle konuştu:
“Bir kavramla başlayan Jineoloji çalışmalarının Avrupa’da ulaştığı düzey, şu an Avrupa’nın 7 ülkesinde örgütlenen ve pek çok ülkede Jineoloji çalışmasına zemin yaratan bir çalışmaya dönüştü. Daha sonraki süreçlerde gelişen yeni pek çok örgütlenme alanının ilk mayasını Jineoloji’den aldı.
Soruları olan, içinde bulunduğu yaşam tarzına itiraz eden, alternatif yaşam arayışına sahip binlerce insana eğitim verildi, araştırma çalışmaları yapıldı.
Kuşkusuz 18 yıllık bir çalışma, bir bilimin gelişmesi için kısa bir süre. Ancak dönüp baktığımızda bir o kadar da uzun bir süre. Bu dönem aynı zamanda büyük emekler verilerek, bedeller ödenerek geçti.”
‘JİNEOLOJİ’NİN HAMURU MÜCADELE GELENEĞİYLE KARILDI’
Elif Kaya, Jineoloji’nin gelişiminde mücadeleleriyle iz bırakan öncü kadınların rolüne dikkat çekti. Sakine Cansız, Leyla Agiri, Nagihan Akarsel, Malda Kosa, Ararat Bawer, Helin Murat, İsyan Armanç, Lêgerin Çiya (Alina Sanchez) ve Helin Karaçox (Ana Campbell) başta olmak üzere şehit düşen mücadele arkadaşlarının güçlü bir miras bıraktığını belirten Elif Kaya, “Jineoloji temelini bu mücadele geleneğinden aldı” dedi.
Elif Kaya, şunları söyledi:
Jineoloji’nin yöntemlerinde, açığa çıkan bilgisinde bu öncü yoldaşların özgürlük aşkını, umudunu, cesaretini, yaratıcılığının izlerini görürüz. Jineoloji’nin hamuru bununla karıldı, böyle örgütlenip kurumsallaştı.”
Konferansta bulunan boş bir sandalyeye de dikkat çeken Elif Kaya, yaşamını yitiren öncü kadınların düşüncelerinin ve mücadelelerinin Jineoloji çalışmalarına yön vermeyi sürdürdüğünü dile getirdi.
“Şu an burada duran boş sandalyede onlar sadece resimleriyle yer almıyorlar; fikirleri, eylemleri, hayal ve umutlarıyla Jineoloji’nin yeni dönem perspektifini oluşturmak için bizimle tartışma yürütüyorlar. Bunu derinden hissediyorum” diyen Kaya, Nagihan Akarsel’in yöntem konusunda sezgiye daha fazla yer verilmesi gerektiğine ilişkin yaklaşımını, Helin Murat’ın ise bilginin arkeolojisinin anaların dilinde ve etimolojide aranması gerektiğine dair düşüncelerini hatırlattı.
Elif Kaya, öncü kadınların Jineoloji’ye kattığı anlamı şu sözlerle ifade etti:
“Onlar, kendi bilgimizle bizleri buluşturan ve kim olduğumuza dair sorulara cevap bulma arayışımızı derinleştiren öncü kadınlar. Jineoloji’ye ruh verenlerdir. Bu anlamda Jineoloji biraz da geçmişle kurulan güçlü bağ demektir, anlamlandırma ve anlamak demektir. Gelenekle güçlü ve bilinçli bağ kurmak demektir.”
‘GÖÇMEN KADIN SORUNLARINA YETERİNCE EĞİLEMEDİK’
Jineoloji çalışmalarının ulaştığı düzeyin yanı sıra eksik kalan yönlerine de değinen Elif Kaya, her kadının kendisini içinde görebileceği, kendi arayışını derinleştirip sorularına yanıt bulabileceği bir çalışma kapasitesinin yeterince geliştirilemediğini söyledi. Göçmen kadınların yaşadığı çok katmanlı sorunların da temel bir gündem olarak ele alınamadığını belirten Elif Kaya, şöyle konuştu:
“Elbette eksik kaldığımız yanlar da var. Her kadının kendini içinde görebileceği ve arayışını derinleştireceği, cevaplarını bulacağı bir çalışma kapasitesini geliştirmekte yetersiz kaldık. Göçmenliğin yarattığı katmerli kadın sorunlarına yeterince eğilemedik. Bunu temel bir gündem olarak ele alamadık.
Bu konferansla eksik kaldığımız yanları ortaya koyarak yeni dönem perspektifini birlikte oluşturmayı ve aşmayı hedefliyoruz.”
‘YENİ DÖNEM ÇALIŞMA PERSPEKTİFİMİZİ OLUŞTURACAĞIZ’
Konferansın temel hedeflerinden birinin Jineoloji’nin örgütlenme modelini ortaya çıkarmak ve yeni dönem çalışma perspektifini belirlemek olduğunu kaydeden Elif Kaya, atölyelerde yapılacak tartışmaların bu açıdan önem taşıdığını vurguladı.
Konferans hazırlıklarının farklı alanların katılımı ve katkısıyla yürütüldüğünü belirten Elif Kaya, kadın meclisleri, toplumsal alan inşa komitesi, basın, ADM, Sosyal Bilimler Akademisi, Kadın Konfederalizmi çalışmaları, dış ilişkiler ve demokratik ittifaklar alanlarıyla birlikte hazırlık tartışmalarının yapıldığını aktardı. Eleştiri, görüş ve önerilerin değerlendirildiğini, hazırlık sürecinde çok sayıda kişinin atölyelerin oluşturulmasında aktif sorumluluk üstlendiğini ifade eden Elif Kaya, emeği geçenlere teşekkür etti.
Elif Kaya, konferansın hedeflerini ve hazırlık sürecini şu sözlerle değerlendirdi:
“Konferansımızın temel amaçlarından biri de kendi örgütlenme modelimizi açığa çıkarmak, yeni dönem çalışma perspektifimizi oluşturmaktır. Bu anlamda atölyelerde yapılacak tartışmalar ve açığa çıkacak sonuçlar son derece önemlidir.
Konferans hazırlık çalışmalarına büyük bir ilgiyle katılan, hazırlıkların yürütülmesinde sorumluluk üstlenen pek çok arkadaş oldu. Kadın meclisleri, toplumsal alan inşa komitesi, basın, ADM, Sosyal Bilimler Akademisi, Kadın Konfederalizmi çalışmaları, dış ilişkiler ve demokratik ittifaklar alanları ile birlikte hazırlık tartışmaları yürütüldü; eleştiri, görüş ve öneriler yapıldı. Konferans hazırlık aşamasında bu arkadaşlarımız atölyelerin hazırlık sürecinde aktif rol aldılar, emek verdiler. Jineoloji Koordinasyonu adına tüm emek veren arkadaşlara teşekkür ediyorum.”
Elif Kaya, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Koşullardan dolayı konferans bileşenini sınırlı tutmak zorunda kaldık. Konferansa katılım istemi olan ve bu mücadeleye emek veren pek çok arkadaşı katamadık. Jineoloji, özgürlük arayışında olan her kadının yüreğiyle, bilinciyle hissettiği, kavramaya çalıştığı bir çalışmadır. Umuyorum ki önümüzdeki dönemlerde farklı etkinliklerle daha fazla arkadaşlarla buluşma ve çalışma yürütme imkân ve olanaklarını çoğaltırız.”
Elif Kaya, konferansta emeği geçen herkese teşekkür etti.
Konferans mesajların okunmasıyla devam etti.