“Yan Yanayız, Geleceği Konuşuyoruz” başlıklı çağrıyla 21 Eylül’de bir araya gelen kadın hareketinden, siyasetten, akademiden ve kültür-sanat alanından 80 isim, Kürt sorununun demokratik siyaset ve müzakere yoluyla çözümünün Türkiye demokrasisi için yeni bir dönem olduğunu belirtti.
Gezi Direnişi sırasında polisin attığı gaz kapsülüyle vurulan ve dokuz ay komada kaldıktan sonra 15 yaşında yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, çağrıya neden imza attığını ve kadınlar için barışın ne anlam ifade ettiğini ANF’ye anlattı.
‘BAŞKA ANNELER AĞLAMASIN, BAŞKA ÇOCUKLAR ÖLDÜRÜLMESİN’
Metne imza atma gerekçesini dile getiren Gülsüm Elvan, adalet arayışının ve başka ailelerin aynı acıyı yaşamaması talebinin altını çizdi: “Bu çağrının imzacısı olmamın sebebi ortada, belli. Yüreği yanan, evladı elinden alınmış, adalet arayan ve o adaleti bir türlü bulamayan bir anneyim. Aynı zamanda adalet ararken, Berkin’i anlatırken her zaman ‘Başka anneler ağlamasın, başka çocuklar öldürülmesin’ diyen bir anneyim.”
‘MÜCADELE EDEREK BİZ GETİRECEĞİZ BARIŞI, KADINLAR ARTIK İSYAN EDİYOR’
Evladını kaybetmiş bir anne olarak gerçek bir barışın hayatı savunmaktan geçtiğini belirten Gülsüm Elvan, kadın cinayetlerine ve derinleşen şiddet sarmalına dikkat çekti:
“Her gün bir kadın öldürülüyor. Sokakta güvende değiliz. Evlilik ne kadar doğalsa, anlaşarak boşanmak da o kadar doğaldır. Ama sırf bu sebeple bile kadınlar mal gibi görülüp katlediliyor. Kadınlar katlediliyor, doğamız katlediliyor, bunların haberini yapan gazeteciler katlediliyor; Hakan Tosun’u öldürdüler. Okullarda çocuklar bile birbirini öldürüyor artık. Bizim sarf ettiğimiz mücadele, ölümden değil yaşamdan yana. Barış yaşamdan yana olmalı.”
Kadınların süreçte aktif söz hakkı olması gerektiğini belirten Gülsüm Elvan, “Mücadele ederek biz getireceğiz barışı, çünkü kadınlar artık isyan ediyor. Gerçek barış; demokratik bir şekilde, kardeşçe, iş yerlerinde, sokakta, evde yan yana yaşamak, birlikte üretmek ve çalışmak demek” ifadelerini kullandı.
‘GEÇMİŞLE YÜZLEŞİLİRSE GELECEĞİ GÖRECEĞİZ’
Kalıcı bir barışın sağlanabilmesi için geçmişle yüzleşmenin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Gülsüm Elvan, adaletin tecelli etmesi gerektiğini belirtti:
“Kimin hangi dönemde, kiminle ne yaptığıyla yüzleşilirse, işlenen suçlar kabul edilir ve bunun yanı sıra adalet uygulanırsa, işte o zaman hakiki bir şeyler olur. Geçmişle yüzleşilirse geleceği o zaman göreceğiz.”
‘CEZAEVİNDE AÇLIK GREVİNDE OLANLAR VAR, KAYYIM UYGULAMALARI SÜRÜYOR’
Gülsüm Elvan, barış sürecinin ruhuna aykırı uygulamaların ise hala devam ettiğini belirterek siyasi tutsakları işaret etti:
“Hâlâ kayyımlar var. Benim avukatlarım dahil bir sürü kişi cezaevinde. Sırf Berkin’i andığı için üniversite öğrencisi Taceddin Erol Şahin, kuyu tipinde tutuklu ve açlık grevinin 163. gününde.”
KADINLAR 31 EKİM-1 KASIM’DA ANKARA’DA
Kadınların öncülüğünde yürütülen bu barış ve adalet mücadelesinin, Türkiye’de demokrasi tartışmalarına yeni bir soluk getirmesi hedefleniyor. “Yan Yanayız, Geleceği Konuşuyoruz” çağrısının ardından gözler, 31 Ekim-1 Kasım tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilmesi planlanan ve çözüm yollarının detaylıca ele alınacağı iki günlük konferansa çevrildi.