Rojda Yakışıklı davası başlıyor: Tehdit edildi, korunmadı

11’nci Yargı Paketi kapsamında tahliye edilen Okay Gür tarafından katledilen Rojda Yakışıklı’nın davası bugün günü başlıyor. Avukat Cansel Talay, Rojda’nın ölümünden önce alınabilecek koruyucu ve önleyici tedbirlerin araştırılmasını istedi.

Rojda Yakışıklı, 27 Aralık 2025 tarihinde 11’nci Yargı Paketi kapsamında tahliye edilen Okay Gür tarafından katledildi. Dini nikahlı olduğu ve uyuşturucu kaçakçılığı suçundan tutuklanan Gür’ün cezaevinden çıktığı gün Rojda Yakışıklı’yı arayarak “Seni öldüreceğim” şeklinde tehditte bulunduğu belirtildi.

Olaydan bir gün sonra Rojda Yakışıklı’yı katleden Gür, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma kapsamında Rojda Yakışıklı’nın tehditleri karakola bildirdiği ve uzaklaştırma talebinde bulunduğu ortaya çıktı.

Konuya ilişkin soruşturma tamamlanırken, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Okay Gür hakkında “iştirak halinde kadına karşı kasten öldürme” suçlamasıyla iddianame hazırlandı. İddianamede tutuklu diğer isimler Barış Dorğun ve Ömer Doğru için de aynı suçlamadan ceza talep edildi.

Aylarca gizlilik kararıyla yürütülen soruşturmada, iki şüphelinin bu süreçte fail Okay Gür’e yardım ettiği belirtildi.

İddianamede yer alan müşteki ifadelerinde, Rojda Yakışıklı’nın süreç boyunca sistematik şiddete maruz kaldığı ve sık sık ölümle tehdit edildiği aktarıldı. Aynı evde bulunan diğer kadının da tehditlere maruz kaldığını belirten müştekiler, failden şikayetçi oldu.

Müştekiler, Rojda’ya ulaşamadıkları dönemde failin kendilerine “Kaçtı” dediğini ve kendilerini oyaladığını da ifade etti.

‘İLK DURUŞMA CUMA GÜNÜ’

İddianamenin hazırlanmasının ardından davanın ilk duruşması bugün (Cuma) Diyarbakır 8’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek. Aile ve dosya avukatları, gerekli yasaların uygulanmasını talep ediyor.

Davada üç sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edilirken, dosyayı takip eden Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Cansel Talay, soruşturma sürecinde yaşanan eksikliklere dikkat çekti.

Cansel Talay, özellikle soruşturma aşamasında uygulanan gizlilik kararlarının müşteki ve vekillerinin dosyaya etkin şekilde müdahil olmasını engellediğini belirterek, Rojda’nın ölümünden önce alınabilecek koruyucu ve önleyici tedbirlerin araştırılması gerektiğini söyledi.

‘DOSYA SORUŞTURMA AŞAMASINDAN İTİBAREN ELE ALINMALI’

Cansel Talay, davanın soruşturma aşamasından itibaren ciddi sorunlarla başladığını belirterek, Amed’de son iki yıldır benzer dosyalarda gizlilik kararlarının yaygın biçimde uygulandığını ifade etti.

Rojda Yakışıklı dosyasında da benzer bir durumla karşılaştıklarını belirten Cansel Talay, soruşturma boyunca dosyaya ilişkin bilgi ve belgelere erişemediklerini söyledi.

Cansel Talay, “İddianame hazırlanana kadar biz dosyadaki iş ve işlemlerin hiçbirinden haberdar olamadık. Dolayısıyla Rojda’nın ölümünden önceki meselelerde sorumluluğu olan yetkili kişi ve kurumlarla ilgili etkili bir aksiyon alamadık” dedi.

‘AYLARCA SORUŞTURMAYA DAHİL EDİLMEDİLER’

Cansel Talay, Rojda Yakışıklı’nın fail Okay Gür’ün cezaevinden tahliye edilmesinin ardından kendisine zarar vereceği endişesiyle kolluğa başvurduğunu ve 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbir talep ettiğini düşündüklerini söyledi. Buna rağmen etkili koruyucu ve önleyici tedbirlerin uygulanıp uygulanmadığının soruşturulması gerektiğini vurguladı.

Cansel Talay, karakoldaki işlemlerin, Rojda’nın başvurusunun ve başvuruyla ilgili görevli personelin kimliklerinin soruşturma aşamasında ortaya çıkarılmasını istediklerini ancak bunlara erişemediklerini belirtti.

Soruşturma aşamasında dosyaya dahil edilmedikleri için bu soruların yanıtlarını öğrenemediklerini belirten Cansel Talay, konunun kovuşturma aşamasında araştırılması gerektiğini ifade etti.

‘TEHDİDE RAĞMEN BİR ÖNLEM ALINMAMIŞ’

Cansel Talay, Rojda’nın ölümünde yalnızca cinayet anına odaklanılmaması gerektiğini, failin cezaevinden tahliye edilmesinden önce kadınlara yönelik risk değerlendirmesi yapılmasının hayati önem taşıdığını söyledi.

Cansel Talay, “Okay Gür cezaevindeyken Rojda ve diğer eşini telefonla arayarak tehditlerde bulunuyor. Dolayısıyla burada çok yüksek bir risk görmek gerekiyor. Yargı Paketi kapsamında gerçekleştirilen tahliyeler sırasında hakkında kadınlardan gelen şikayetler bulunan erkekler açısından özel bir risk değerlendirmesi yapılması gerekiyordu. Rojda bir sığınağa alınabilirdi. Koruma verilebilirdi. Güvenlik önlemleri artırılabilirdi. Tahliye ertelenebilir ya da başka bir ara formül bulunabilirdi” ifadelerini kullandı.

‘KADINLARIN YAŞAM HAKKI KIYMETLİ GÖRÜLMÜYOR’

Benzer durumda çok sayıda dosyanın bulunduğunu belirten Cansel Talay, tahliyeler öncesinde kadınların karşı karşıya olduğu risklerin yeterince dikkate alınmadığına dikkat çekti.

Cansel Talay, “Burada kadınların yaşam hakkının kıymetli görülmediği tekrar çıkıyor karşımıza, kadın cinayetlerinin önlenmesi için risk değerlendirmelerinin yalnızca kağıt üzerinde kalmaması gerekiyor. Bazen sürekli tekrarladığımız cümlelerin bir anlamı yokmuş gibi gelebiliyor kulağa. Ama esasında gerçek böyle değil. Biz bunları sürekli tekrarlıyoruz. Çünkü bir manası var ve bir gerçekliği var” dedi.

‘VERİLECEK CEZA TOPLUMA BİR MESAJ’

Cansel Talay, iddianamede failin ifadelerine geniş biçimde yer verilmesine karşın Rojda’nın daha önce maruz kaldığı fiziksel ve psikolojik şiddetin, önceki şikayetlerinin ve ayrılma isteğinin yeterince ele alınmadığını belirtti.

Cansel Talay, “Mahkemede kurulan her bir cümle, verilen her bir karar toplumu şekillendirir. Bu sadece Rojda ve ailesinin adalete erişimiyle alakalı bir mesele değil. Mahkemenin vereceği karar, savcının iddianamede isteyeceği ceza toplumun tamamına bir mesajdır” ifadelerini kullandı.

‘TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ’

Dosyadaki bilgi ve belgelere iddianamenin hazırlanmasının ardından erişmeye başladıklarını belirten Cansel Talay, adli tıp raporları açısından da incelenmesi gereken noktalar bulunduğunu söyledi.

Dosyada üç kişinin tutuklu olduğunu hatırlatan Cansel Talay, olayda müşterek faillik bulunduğu kanaatinde olduklarını belirtti.

Cansel Talay, kovuşturma aşamasında eksiklerin tamamlanması ve Rojda’nın ölümüne giden sürecin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.