GÖRÜNTÜLÜ

12’nci Serçavan Kürt Film Günleri Viyana’da başladı

Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen 12’nci Serçavan Kürt Film Günleri, yoğun katılımla başladı. Açılış filmi, Kürt kadınlarının özgürlük mücadelesini konu alan To My Sisters belgeseli oldu.

Viyana’da 1999 yılından bu yana farklı dönemlerde düzenlenen Serçavan Kürt Film Günleri, bu yıl 12’nci kez sinemaseverlerle buluşuyor. 

Votivkino’da gerçekleştirilen festival, Avusturya Kürt Toplumu Meclisi (FEYKOM), Kürdistanlı Öğrenciler Birliği (YXK) ve partner kuruluşların iş birliğiyle düzenleniyor.

4-8 Kasım arasında beş gün sürecek festival programında uzun metrajlı filmler, belgeseller ve kısa filmler yer alıyor. Kürtlerin tarihini, kültürünü, kimliğini, göç deneyimlerini ve güncel toplumsal gerçekliklerini ele alan filmler, farklı anlatılarla izleyiciye sunuluyor.

Festivalin açılışı, Kürt kadın savaşçılarının hikâyesini ve özgürlük mücadelesini konu alan To My Sisters belgeseliyle yapıldı. Gösterimin ardından yönetmen çevrim içi soru-cevap etkinliğine katılarak izleyicilerin sorularını yanıtladı.

KÜRTLER, HİKAYELERİNİ KENDİLERİ ANLATMALI

Açılış konuşmasını yapan Alsergrund Bölge Başkanı Saya Ahmad, festivalin Kürt toplumunun tarihini, kültürünü ve yaşamını görünür kılması açısından önemli olduğunu belirtti.

Serçavan’ın yalnızca film gösterimlerinden ibaret olmadığını ifade eden Saya Ahmad, festivalin insanların bir araya geldiği, tartıştığı ve farklı perspektiflerle tanıştığı ortak bir alan yarattığını söyledi. Ahmad, Kürt kimliğinin, dilinin ve kültürünün kamusal alanda temsil edilmesinin önemine dikkat çekti.

Festival hazırlık komitesinden Gule C. ise Kürt sinemasının hikâyeler, kimlikler, diller ve toplumsal hafızayla doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı.

Kürtlerin yaşamlarının çoğu zaman başkaları tarafından anlatıldığını belirten Gule C., kendi hikâyelerini kendilerinin anlatma hakkının önemine işaret etti. Kürt sinemasının sevgi, kayıp, mutluluk, acı, direniş, göç ve gündelik yaşam gibi farklı deneyimleri kendi perspektifinden beyaz perdeye taşıdığını ifade etti.

KÜRT KADINLARI MÜCADELELERİNİ SÜRDÜRÜYOR

Festival açılışında konuşan Yeşiller Partisi milletvekili ve hukukçu Berivan Aslan, Kürt sinemacıların hem Kürdistan’da hem de Avrupa’da baskılarla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Türkiye’de Kürt filmlerinin izlenmesinin önündeki engellere dikkat çeken Berivan Aslan, açılış filmi To My Sisters üzerinden DAİŞ’e karşı mücadele eden Kürt kadınlarının direnişini anlattı.

Kürt kadınlarının yalnızca belirli dönemlerde değil, yaşamlarının her alanında mücadele ettiğini vurgulayan Berivan Aslan, kadınların özgürlük mücadelesinin sürekliliğine dikkat çekti.

Berivan Aslan, Türkiye’de tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ı da anarak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) serbest bırakılmaları yönündeki kararlarına rağmen cezaevinde tutulmalarını eleştirdi. Avrupa’nın siyasi tutsakların özgürlüğü konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi çağrısında bulundu.

Açılış konuşmalarının ardından sanatçı Özlem Bulut, seslendirdiği kilam ve ezgilerle katılımcılara müzik dinletisi sundu. Festival kapsamında ayrıca Kürt sinemasının yeni projelerini desteklemek amacıyla bağış kampanyası yürütülüyor.

FESTİVALDE KÜRT SİNEMASININ FARKLI HİKAYELERİ

Festivalin ikinci gününde Azad Altay’ın yönettiği The Memory of Sur (Bîra Sûrê) belgeseli, Amed’in tarihî Sûr ilçesinin yıkımını ele alacak. Rojava’daki gündelik yaşamı ve toplumsal inşa sürecini konu alan Hemo ile Kazım Öz’ün politik hiciv filmi Oy’una Geldik de gösterilecek.

Cuma günü Xezîne, Rojava Rûmeta Meye, kadınlara yönelik şiddeti konu alan Habā ve demokrasi mücadelesini ele alan Arzela from Amed filmleri izleyiciyle buluşacak. Günün son gösteriminde ise iki Êzidî kardeşinDAİŞ esaretinden kaçışını anlatan Heval Birako yer alacak.

Cumartesi programında kısa film Dengê Kilîtan-Voices and Locks, The Manuscript, Ermeni kimliği ve köken arayışını konu alan Yerli Yurtsuz (Rootless Resident) ile Dimilî dilinin yaşatılmasını ele alan Dimilî: Ewro Tirkî Yasax A gösterilecek. Gösterimlerin ardından film yapımcısı, video gazetecisi ve fotoğrafçı Özgür Rayzan ile söyleşi yapılacak.

Festivalin kapanışında Boris Guevara’nın yönettiği Mugarik Gabe -No Borders, Bask Bölgesi ile Kürdistan arasındaki kültürel ve müzikal bağları ele alacak. Serçavan Kürt Film Günleri, Yılmaz Güney’in yaşamını, sinemasını ve mirasını konu alan Hüseyin Tabak imzalı Çirkin Kral Efsanesi belgeseliyle sona erecek.

Beş gün boyunca Kürt sinemasının farklı örneklerini bir araya getiren festivalin açılışına yoğun ilgi gösterildiği ve açılış gösteriminin tüm biletlerinin tükendiği bildirildi.