Önder Apo’nun mesajının ardından “Bê Serok Aşitî Nabe” sloganlarının yükseldiği 34. Uluslararası Kürt Kültür Festivali, kültür ve sanat etkinliklerinin yanı sıra konuşmalarla devam etti. Festival alanında bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları, müzik ve halaylarla festival coşkusunu sürdürürken, sahneden yapılan konuşmalarda Kürt halkının diline, kültürüne ve kimliğine sahip çıkmanın önemi vurgulandı. Festivalin müzik programı Nahîde ve Rizgar Hewramanî’nin dinletisiyle devam ederken, TEV-ÇAND sanatçısı Hekîm Sefkan da festival alanında bir konuşma yaptı.
’34 YILDIR KÜLTÜRÜMÜZÜ YAŞATIYORUZ’
Uluslararası Kürt Kültür Festivali’nin 34 yıldır kesintisiz biçimde sürdüğüne dikkat çeken Sefkan, festivalin yalnızca kültürel ve sanatsal bir etkinlik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Sefkan, 34 yıldır Kürt kültürünü yaşatmak için aynı alanlarda bir araya geldiklerini ifade ederek, Avrupa’da Kürt dilini ve kültürünü korumak için yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekti.
Sefkan şöyle konuştu: “34 yıldır birlikte bu alanlarda kültürümüzü yaşatmak için uğraşıyoruz. Biz her zaman dilimizi ve kültürümüzü burada, Avrupa’da korumak için çabalıyoruz. Bu festival sadece kültürel ve sanatsal bir etkinlik değil, aynı zamanda ulusal mücadelenin bir tutumudur.”
Festivalin Kürt halkının kimliğini ve aidiyetini koruma mücadelesi açısından taşıdığı anlama dikkat çeken Sefkan, Kürdistan Özgürlük Şehitleri’nin temel amaçlarından birinin Kürt halkının dili, kültürü ve kimliğini korumak olduğunu söyledi. Şehitlerin yarattığı değerlerin yaşatılması gerektiğini vurgulayan Sefkan, “Şehitlerimizin mücadelesi, yaşam amaçları; dilimizi, kültürümüzü, kimliğimizi ve aidiyetimizi korumaktı. Biz onların şehadetini selamlıyoruz. Onların yarattığı değerleri yaşatacağımızı ve onların mücadele yolunda devam edeceğimizi bir kez daha tekrarlıyoruz” dedi.
‘KÜRDİSTAN’IN BÜTÜN DEĞERLERİNİ SAHİPLENDİK’
Kürdistan kültürünün yalnızca Kürt halkının değerleriyle sınırlı görülmemesi gerektiğini belirten Sefkan, Kürdistan’da yaşayan farklı halkların kültür ve sanat değerlerine de sahip çıktıklarını ifade etti. Sefkan, Arap, Süryani ve Türkmen halklarının kültürlerinin de Kürdistani bir değer olarak ele alındığını belirterek şöyle devam etti: “Biz kültürümüzü, Kurdistan’daki diğer halkların, Arapların, Süryanilerin, Türkmenlerin sanatına ve değerlerine de kıymet verdik. Onları Kürdistani bir değer olarak değerlendirdik. Her zaman böyle kaldı, bundan sonra da böyle kalacak. Biz her zaman Kürdistan’ın bütün değerlerini, bütün halklarını önceledik.”
Son dönemde şehadetleri açıklanan kahramanların da bu mücadele ve değerler uğruna yaşamlarını yitirdiğini ifade eden Sefkan, şehitlerin mücadelelerinin Kürt halkının özgürlüğü, kültürü ve kimliğinin korunmasıyla bağlantılı olduğunu belirtti. “Bu son dönemde şehadetleri ilan edildi, açıklandı” diyen Sefkan, şehitlerin mücadelesinin ve özlemlerinin halkın özgürlüğüyle bağlantılı olduğunu belirterek, “Kültürümüzü ve kimliğimizi korumak için mücadele ettiler. Onlara borçluyuz. Bunun için bir kez daha söylüyoruz: Şehîd namirin” dedi.
‘KÜRT HALKININ İNKARI ARTIK BİTTİ’
Konuşmasının devamında Önder Apo’nun ortaya koyduğu mücadele değerlerinin bugün yeni bir yol ve dönüşümü esas aldığını belirten Sefkan, Kürt halkının kültür ve kimliğinin yaşatılmasının bu yeni dönemin temel başlıklarından biri olduğunu söyledi. Sefkan, Önder Apo’nun mücadelesinin yarattığı değerlerin bugün kültürel kimliğin korunması ve demokratik toplum perspektifiyle ele alınması gerektiğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Önder Apo’nun yarattığı mücadele değerleri bugün yeni bir yol ve dönüşümü esas alıyor. Biz Önder Apo’nun yarattığı mücadele alanında kültürümüz ve kimliğimizle varız. Kürt halkının inkarı artık bitti. Bizim kültürümüzü, kimliğimizi yaşatacağımız bir dönemdir. Bu festivalin amacı da budur.”
Sefkan’ın konuşmasının ardından etkinlik, Hozan Comerd’in şehitler üzerine seslendirdiği müzik dinletisi ile devam etti. Ardından sanatçı Çopî sahne aldı.
Müzik dinletisinin ardından bir konuşma yapan KJAR Avrupa Temsilcisi Meryem Fethî, Önder Apo’nun geliştirdiği demokratik toplum paradigmasının Kürt halkının özgürlük mücadelesi açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Meryem Fethî, Önder Apo’nun kadın özgürlüğü, demokratik siyaset, halkların ortak yaşamı ve ekolojik toplum temelindeki düşüncelerinin yalnızca Kürt sorununun çözümü için değil, içinde bulunduğu çok yönlü krizlerle boğuşan Ortadoğu için de önemli bir çıkış yolu sunduğunu belirtti.
Önder Apo’nun yıllardır ortaya koyduğu demokratik çözüm perspektifinin, devlet merkezli ve çatışmacı siyaset anlayışına karşı halkların kendi iradesini esas aldığını ifade eden Meryem Fethî, Kürt halkının dört parçada yürüttüğü mücadelenin de bu anlayış temelinde yeni bir siyasal çizgiyle güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Konuşmasında “Jin, Jiyan, Azadî” felsefesine özel vurgu yapan Meryem Fethî, Kürt kadınların öncülüğünde gelişen mücadelenin bugün yalnızca Kürdistan’da değil, İran başta olmak üzere bölgenin farklı alanlarında kadınların ve halkların özgürlük arayışına ilham verdiğini söyledi. Kadınların özgürlüğünün toplumsal özgürlüğün temel koşullarından biri olduğunu belirten Meryem Fethî, Önder Apo’nun kadın özgürlüğünü demokratik toplumun merkezine yerleştiren yaklaşımının önemine dikkat çekti.
İran’daki siyasal gelişmelere ve savaş ortamına da değinen Meryem Fethî, mevcut rejimin yarattığı baskı ve krizlerin aşılması için demokratik bir dönüşümün zorunluluğuna dikkat çekti. İran’ın mevcut molla rejiminden kurtularak demokratikleşmesi gerektiğini belirten Meryem Fethî, Kürtlerin yanı sıra İran’da yaşayan Fars, Beluc, Azeri ve diğer halkların kendi kimlik ve iradeleriyle demokratik bir yaşam temelinde ortaklaşmasının bölgenin geleceği açısından önem taşıdığını vurguladı. Meryem Fethî, halkların özgürlüklerini ve demokratik iradelerini esas alan yeni bir siyasal yaklaşımın İran’daki krizin aşılması ve Ortadoğu’da kalıcı barışın sağlanması açısından önemli bir çözüm zemini oluşturabileceğini ifade etti.
KÜRT BİRLİĞİ PERSPEKTİFİ HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA ÖNEMLİ
Meryem Fethî, Kürtler arası birliğin önemine de dikkat çekerek, Önder Apo’nun ortaya koyduğu demokratik Kürt birliği perspektifinin bugün her zamankinden daha fazla önem taşıdığını söyledi. Meryem Fethî, Kürtlerin dört parçada kendi özgün koşulları içerisinde yürüttüğü mücadelelerin ortak bir demokratik perspektifte buluşmasının, hem Kürt halkının özgürlük mücadelesini güçlendireceğini hem de Ortadoğu’da demokratik çözüm olanaklarını büyüteceğini kaydetti.
Önder Apo’nun çağrılarında ve geliştirdiği çözüm perspektifinde Kürt halkının kendi gücüne ve iradesine dayanmasının esas olduğunu vurgulayan Meryem Fethî, Kürtlerin yalnızca kendi özgürlükleri için değil, bölgedeki bütün halkların barış içerisinde bir arada yaşayabileceği demokratik bir gelecek için mücadele yürüttüğünü belirtti.
Meryem Fethî, dört parçadaki Kürtlerin ortak demokratik mücadele yürütmesinin, Ortadoğu’da yeni bir siyasal anlayışın gelişmesinin önünü açabileceğini ifade ederek, Önder Apo’nun demokratik toplum paradigmasının bu açıdan tarihsel bir önem taşıdığını dile getirdi.
Kürt halkının kültürünü, kimliğini ve özgürlük mücadelesinin geldiği aşama itibarıyla Önder Apo’nun özgürlüğünün, Kürt halkının özgürlüğü ve demokratik çözüm arayışından ayrı düşünülemeyeceğini vurgulayan Meryem Fethî, Kürt halkının kendi iradesine sahip çıkması ve demokratik mücadeleyi ortaklaştırması çağrısında bulundu.
Meryem Fethî’nin konuşmasının ardından festival alanında kültür ve sanat programı devam etti. Gün boyunca Kürt kültürünün farklı renklerinin buluştuğu alanda halaylar çekilirken, müzik ve sanat etkinlikleriyle festival coşkusu sürdü. Festival, Mikail Aslan, Koma Zerdeştê Kal ve sanatçı Sîpan Xelat’ın sahne almasıyla devam etti. Sanatçıların sahne performansına eşlik eden Kürdistanlılar, halaylarla festivali tamamladı.