Önder Apo’nun çağrısının ardından, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) tarafından başlatılan "Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları" kapsamında Amed'de 8 binden fazla hane ziyaret edilirken, 200'den fazla halk toplantısı yapıldı. Halk buluşmalarında halkın ortak talebi, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğü ve çözüm adına devletin somut adımlar atması oldu.
ANF'ye konuşan DEM Parti Amed İl Eşbaşkanı Abbas Şahin, “Geldiğimiz noktada Ortadoğu’da ciddi bir değişim ve dönüşüm süreci gerçekleşti. Ortadoğu’yu en iyi okuyanlardan biri de Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan’dır. Bu değişim ve dönüşüme dair bir süreç başlattı. Kürt halkı ve Kürt Halk Önderi her zaman samimiyetle yaklaştı. Demokratik siyasetin yaşamsal hale gelmesini istedi. Bu istek, çok ciddi anlamda bir karşılık buldu.
Biliyorsunuz, burada 52 yıllık bir mücadelede, 40 yılı aşkındır süren silahlı mücadelenin bir gerekçesi vardı. Bu gerekçe, Kürt haklının varlığını ortaya koymaktı. Geldiğimiz noktada Kürt halkının varlığı ispatlanmış oldu. Artık bu saatten sonra silahtan ziyade konuşarak, demokratik siyaseti yaşamsallaştırmamız ve örgütlememiz gerektiği ortaya kondu. Şu anda yapılan çalışmalar da bu minvalde devam ediyor” dedi.
SÜRECE DAİR DESTEK DE VAR, KAYGI DA
Halkın süreci anlama ve değerlendirme noktasında güçlü bir sahiplenme gösterdiğini aktaran Şahin, şunları söyledi:
“27 Şubat’ta Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan çağrıyı yaptığı zaman, bu çağrı herkes tarafından hem temkinli hem de umutlu bir beklentiyle karşılandı. Biz de süreç başlar başlamaz aile ziyaretlerine başladık. O dönemde yaklaşık 8 binin üzerinde ev ziyareti yapıldı. On binlerce insanla yüz yüze görüşmeler yapıldıktan sonra, demokratik toplumun inşa edilmesiyle ilgili bir süreç başlatılması gerekiyordu.
9 Temmuz’da Sayın Öcalan tarafından bir çağrı daha yapıldı. 26 yıl sonra ilk defa görüntülü bir çağrı yapıldı. Ardından, 11 Temmuz’da silahların yakıldığı bir süreç yaşandı. Bu da bir samimiyet göstergesiydi. Bu samimiyet göstergesi sadece Kürtler üzerinden değil, bütün Türkiye halkları ve dünya üzerinde çok büyük bir etki yarattı.
Bizler de bu süreçle birlikte demokratik toplumun oluşturulabilmesi için bir çalışma başlattık. Bu çalışmayı yaparken halkımızla birlikte hareket ettik. Türkiye genelinde 2 bin toplantı planlaması yapıldı ve 2 bini aşkın toplantı yaptık. Amed'de ise 200'ü aşkın toplantı gerçekleştirdik.
Bu toplantılarda karşımıza çıkan şey, yüz yıldır uygulanan ulus-devlet politikalarının asimilasyonla birleşerek toplum üzerinde çok ciddi tahribatlar yarattığı oldu. Bu tahribatların geri dönülmez bir noktaya gittiği de gözlemlendi. Ancak Kürt Halk Önderi Sayın Öcalan'ın attığı adımla birlikte bin yıllık kardeşliğin yeniden tesis edilmesi ve bir arada yaşamın nasıl olacağı ortaya konuldu.
Bu, ulus-devlet anlayışının en sistematik uygulandığı ülkenin, devlet geleneğinin çok yoğun olarak yaşandığı Türkiye'de ortaya konuldu. Türkiye'de ulus-devletin çözülüp, yerine demokratik ulusun inşa edileceği, sadece Türkiye'deki Kürtler ve Türkiye halkı değil, bütün Ortadoğu halklarının yeniden özgürlüğüne kavuşacağı bir sürece girdik.”
‘BARIŞA DAİR CİDDİ BİR ÖZLEM VAR’
Abbas, toplantılarda halkın öne çıkan taleplerini ise şöyle anlattı:
“Halk buluşmalarında ortaya çıkan en büyük taleplerin başında karşılıklı adımların atılması geliyor. Türkiye gibi bir ülkede, süreçlerin ciddi anlamda sabote edilebileceği; her an sabotaja ve provokasyonlara açık olabileceği bir sürecin içinde olduğumuz için buna dikkat edilmesi gerektiği söylendi. Bir güvensizlikten bahsediliyordu.
Bu güvensizliğin temelinde ise aslında yüz yıllık alışkanlıklardan vazgeçmek istemeyen devlet yapısının, halkın taleplerini karşılamakta yetersiz kalacağı hatta halkın taleplerini görmezden gelebileceği bir sürecin içinde de olduğumuzu gördük.
Ancak yavaş yavaş atılan adımlar ve beraberinde ortaya çıkan süreç bize şunu gösterdi ki, artık çatışmalar çıkmıyor, kan dökülmüyor ve ülkenin kaynakları savaşa aktarılmıyor. Bu topraklar kana ve gözyaşına doydu. Halk, sürecin barışla sonuçlanmasını istiyor.”
‘DEMOKRATİK SİYASETİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER KALKMALI’
Barış ve Demokratik Toplum süreciyle ilgili Meclis’te kurulacak komisyona da değinen Abbas Şahin, “Komisyon çalışmaları bizleri heyecanlandırdı. Yasal değişiklerin ve dönüşümlerin olması gerekiyordu.
Yasal değişikler için komisyon süreci başlatıldı. Komisyon, büyük ihtimalle ağustos ayı itibarıyla çalışmalarına başlayacak. Demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması gerekiyor. Toplumun ciddi beklentileri var. Her şeyden önce, bu toplumun yaşadığı tahribatın ortadan kaldırılması gerekmektedir. Onurlu bir barışın sağlanması için bütün gerekli adımlar bir an önce atılmalıdır” diye konuştu.