GÖRÜNTÜLÜ

Şengal Aydınlanma Konferansı devam ediyor

Şengal’de düzenlenen Aydınlanma Konferansı’nda, farklı ulusların ve dini inançtan halkların temsilcilerinin konuşması ile devam etti.

ŞENGAL KONFERANS

Şengal Aydınlanma Konferansı, katılımcılarının mesajlarıyla  sürüyor. Konferansta, Irak ve Ortadoğu kültürleri, dinleri ve inançlarını temsilen verilen mesajlarda, halkların birlikte yaşam gücü ve Ortadoğu halklarının Êzidî toplumu ve Şengal halkına desteği dile getirildi.

SÜNNİ, Şİİ, KAKAİ ZERDEŞTİ VE YAHUDİLER DE KATILDI

Konferansta, Kakailer adına kadın aktivist Semira Muhammed Hüseyin, Kürdistan Bölgesi Parlamentosu Soykırım Suçları Danışmanı Nasır Kirêt, din alimi ve barış elçisi Mele Nadir Ali, gazeteci ve siyasi aktivist Sebhi Bedri, Takaddüm Partisi lideri Seid Beduş, YNK Şengal Sorumlusu Dawid Cindî ve Maxmur İştar Meclisi Koordinasyon Üyesi Şilan Deniz konuştu. Konuşmalarda Êzidî toplumunun mücadelesine ve halkların birlikte yaşama iradesine ilişkin mesajlar öne çıktı.

Mesajların ardından konferansın gündemine geçildi. ‘Tarihin Akışında Êzidîlerin Toplumsal Varlığı’ başlıklı oturumda TAJÊ üyesi Riham Hesen konuştu.

Êzidî halkına yönelik 73 fermandan daha fazla soykırım saldırısının yapıldığı ve Kürdistan’ın heybetli coğrafyasının bu kadim halkı yaşatmak için kusursuz bir annelik örneği sergilediği belirtildi.

1792 yılına kadar Êzidî toplumunun yarı özgür şekilde, çöl ve dağlarda göçebe olarak varlığını sürdürdüğü kaydedilerek şunlar ifade edildi: “Bu tarihten itibaren süreç bir fiziksel soykırıma doğru evrildi. Bir başka deyişle bu süreç Mila, Şerqa ve Dina’dan başlayan ilk saldırı ile 1892’deki Şengal’e yönelik Firîq Paşa saldırısına kadar sürüyor. O tarihten bu yana Êzidîler, Osmanlılar ve İngilizler tarafından insanlık tarihinden silindiler. O günden bu yana Êzidî halkı kendini toparlayamadı.”

Êzidîlerin günümüzde çok ciddi bir varlık ve özgürlük sorunu yaşadığı  ifade edilerek, “Êzidîler olarak kimliğimizi yeniden tanımlayabilmemiz ve varlığımızı ve güvenliğimizi güvene alabilmek için tarihin kutsal nehrinin akışında toplumsal varlığımızı doğru tanımlamalıyız” denildi.

Ardından Yazar Osman Çelik, konferansta yürütülen tartışmalara online olarak katıldı. Konferans tartışmalar ve sunumlarla sürüyor.