Şengal’de düzenlenen Aydınlanma Konferansı’nın ikinci gününde, kültürden inanca, tarihsel kimlikten öz savunmaya kadar birçok konu ele alındı. Konferansta, onurlu ve özgür bir yaşamın ancak savunma ile mümkün olabileceği vurgulandı.
YJŞ Komutanı Axîn Întîqam, “Êzidî Toplumunda Özün Korunması ve Direniş Kültürü” başlıklı sunumunda, Şengal Dağı’nın Êzidî kültürünün varlık merkezi olduğunu söyledi. Axîn Întîqam, “Êzidîlik ile direnişi birbirinden ayırmak mümkün değildir. 74. ferman bu gerçeği en açık haliyle ortaya koymuştur” dedi.
SAVUNMA SADECE ASKERİ DEĞİL, TOPLUMSALDIR
Axîn Întîqam, Êzidî toplumunu hedef alan saldırıların kültür ve inanç değerlerini yok etmeyi amaçladığını belirterek, YBŞ, YJŞ ve Êzîdxan Asayişi’nin bu tehdide karşı kurulduğunu söyledi.
“Eğer bu örgütlenmeler olmasaydı, bugün Êzidî kültüründen söz etmek mümkün olmayacaktı” diyen Întîqam, savunmanın yalnızca silahlı güçlerle değil, toplumun tüm bireylerinin katılımıyla yapılabileceğini vurguladı: “Kendini savunmak toplumsal bir meseledir ve herkesin bu görevi sahiplenmesi gerekir.”
SOSYAL BİLİMLERLE AYDINLANMA MÜMKÜN
“Êzidî Rönesansında Sosyal Bilim Çalışmaları” başlıklı sunumda konuşan Suat Öğretmen, bilimin toplumsal gelişimdeki rolüne dikkat çekti. “Nasıl ki inançlar toplum için kutsalsa, bilimsel bilgi de öyledir” diyen Öğretmen, Êzidî toplumunun kendi yolunu belirlemesi ve özgür bir yaşam inşa etmesi için sosyal bilimlere ihtiyaç duyduğunu söyledi.
“Êzidîler, inanç ve kültürlerine bilimsel yaklaştıkça sorunlarını çözebilir, Ortadoğu’da öncülük rolü üstlenebilir” ifadelerini kullandı.
ÊZÎDÎ GENÇLİĞİ RÖNESANSIN ANAHTARI
“Yenilenme ve ilerlemede gençliğin rolü” başlıklı oturumda Êzidî gençler yer aldı. Gençliğin bilinçli ve yaratıcı olması durumunda toplumun da güçlü kalabileceğine dikkat çekilen sunumda şu vurgular öne çıktı: “Fermanlara ve savaşlara karşı direnebilen toplumlar ancak böyle yetişebilir. Êzidî toplumunun rönesansında gençlik temel halkadır. Tüm çalışmaların merkezine gençlik yerleştirilmelidir.”
TUNCER BAKIRHAN: ŞENGAL’İN MÜCADELESİ ONURUMUZDUR
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, konferansa gönderdiği görüntülü mesajda, Şengal’in mücadelesinin Kürt halkı için onur olduğunu belirtti. “Şengal tarihtir, direniştir, inançtır. Mücadelesi zalime karşıdır, bunu asla unutmayacağız” diyen Bakırhan, Êzidî halkının tarih boyunca baskılara karşı direndiğini ve kendi haklarını sahiplenerek bugüne geldiğini ifade etti.
Bakırhan, konuşmasında Ortadoğu’da yeni bir dönemin başladığını vurgulayarak, “Êzidîlerin direnişi, kapitalizme ve talana karşı bir duruştur. Bugün Şengal’e ve Êzîdxan’a yönelik saldırılar karşısında sessiz kalmayacağız. Özyönetim, bu sorunların çözümüdür” dedi.
‘BU ÇAĞRIYA SAHİP ÇIKMALIYIZ’
Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nın Êzidîler, Aleviler, kadınlar, gençler ve Kürt halkı için yeni bir özgürlük evresi olduğunu belirten Bakırhan, şunları söyledi: “‘73’üncü Fermanın Cevabı’ şiarıyla yapılan bu konferans tarihidir. Biz bu sürecin destekçisiyiz. Bu zaman bizim zamanımızdır, bu çözüm bizim çözümümüzdür. Sayın Öcalan’ın yıllardır üzerinde çalıştığı bu stratejik çağrıya sahip çıkmalıyız. Sayın Öcalan’ın özgürlüğü, Ortadoğu halkları için zorunludur. Fermanların ve talanın sona ermesi bu mücadeleyle mümkün olacaktır.”