Cemile Turhallı Balsak: Tek amacımız birliğimizi sağlamak!
“Kürt Ulusal Birliğinin Önemi Konferansı”nda konuşan DEM Parti Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu Eşsözcüsü Cemile Turhallı Balsak, "Bizim tek amacımız birliklerimizi sağlamamız gerekiyor” dedi.
“Kürt Ulusal Birliğinin Önemi Konferansı”nda konuşan DEM Parti Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu Eşsözcüsü Cemile Turhallı Balsak, "Bizim tek amacımız birliklerimizi sağlamamız gerekiyor” dedi.
Demokratik Birlik İnisiyatifi’nin “Birlik amacıyla barışa doğru” şiarıyla Agirî’nin Bazîd ilçesinde düzenlediği “Kürt Ulusal Birliğinin Önemi Konferansı” ilk oturum gerçekleştirildi. “Kürt tarihinde ittifaksızlık ve sonuçları” başlıklı oturumun moderatörlüğünü İlhan Tan yaptı.
Oturumda konuşan Yazar Îhsan Colemêrgî, Kürdistan coğrafyasının her zaman egemenlerin atlarını koşturduğu ve savaşlarını yürüttüğü bir yer olduğunun altını çizerek, “İttifaksızlık her zaman Kürtlerin en büyük sorunu olmuş ve dört parçaya ayrılmalarına neden olmuştur. Kürtlerin en büyük kayıplarından biri de egemen ülkelerle olan din kardeşliğidir. Din büyük bir silahtır. Egemenler ile sömürgelerin dini aynı ise din sömürgeler için boyunlarında bir kılıca döner. Başlatılan süreci destekliyorum. Kürtler asla egemenlere karşı boyun eğmemelidir. Kürtler gelecek yüzyılda mutlaka başarıya ulaşacaktır” diye konuştu.
Daha sonra konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu Eşsözcüsü Cemile Turhallı Balsak ise, “Biz ittifakımızı içeriden yapalım. İttifak her yerde var tabiatta, doğamızda ittifak var. Her yerde ittifak varsa Kürtler neden ittifak yapmıyor? Kürdistan sınırı olmayan bir memleket. Lozan’da görüyoruz ki hegemonik devletler Kürdistanı parçalara bölüyor. Tarih boyunca tüm Kürtlerin tek hayali birlikleri oldu ama bu bir türlü olmadı. Bizim tek amacımız birliklerimizi sağlamamız gerekiyor” dedi.
İkbal Durre de ittifakın Kürtler açısından en önemli nokta olduğunu belirterek şunları söyledi: “İttifakın ne olduğunun iyi anlaşılması gerekiyor. Bu durum sadece Kürtlere özgü değil. Dünya’daki birçok halk ve devlet bu ittifak meselesinde sıkıntı yaşıyor. Mesele halen YNK ve KDP arasında bile sıkıntılar var. Ekonomik ilişkiler bu konuda belirleyici rol oynuyor. Biz tarihi olarak 5 parçaya bölündük. Bu parçaların yekpare bir tutum belirlemesi çok zor. Biz biriz ama aynı düşünelim diye bir durum yok. Yapmamız gereken farklılığımızı koruyarak tüm sorunlarımızı birlikte çözmektir. Bu süreç bu duruma pozitif bir katkı yapacağını düşünüyorum. Mesela Türki Cumhuriyetler bile bu birliği sağlamadılar. Kürtler birlik konusunda önemli bir bilince sahipler. Kırılmaları bir yana bırakmamız gerekiyor ve birlik için zaman kaybetmeden gerçekleştirmemiz gerekiyor.
Kürtler burada birbirlerine destek sunmalıdır. Kürtler gerçekliklerini görmelidir. Bu ittifaksızlığı derinleştiren egemenler var. Bunlara rağmen bunu yapmamız gerekiyor. Mesela silah yakma törenin Kürdistan’da olması ve birlikte hareket edilmesi bazı durumlara yol açabilir. Bugün süreç olduğu halde Türkiye kırılma noktalarını atlatamıyor. Kürtler bekliyor ama karşı muhatap bir türlü bir kırılma noktası çizgisini geçemiyor. 200 yıldır yaşanan sorunlar kısa sürede çözülmez. Türbülanslı süreç büyük bir umut veriyor ama elbette ki riskli bir durum da var. Kürtlerin statüsü için bir yol bulunması gerekiyor. Bu statü aynı zamanda egemen devletlerin de yararınadır. Kimse Kürtleri hesaba katmama gibi bir lükse sahip değil. Kürtler artık öznedir ve gelecekte çok daha önemli bir noktaya geçecektir. Şu an Rojava’da kurulacak olan düzen, dünya için bir örnektir. Çünkü Rojava bunun için bir laboratuvardır. Batının da bunu iyi anlaması gerekiyor.”
Konferans ikinci oturumla devam ediyor.