Dep Belediyesi, KAYY-DER, KAR-DEF ve AV KARDEP öncülüğünde Xarpêt’in (Elazığ) Dep (Karakoçan) ilçesinde düzenlenen Dep Doğa ve Kültür Festivali, yoğun katılımla gerçekleşti.
Festival alanına “Çevremizin ve doğamızın yok olmasına izin vermeyeceğiz, GES projelerine hayır” yazılı pankartlar asılırken, etkinlik doğa ve kültür vurgusuyla başladı.
Dengbêj Delal’in kilamları eşliğinde çekilen halaylarla başlayan program, Zelxider Kadın Halk Oyunları gösterisiyle devam etti.
Festivalde konuşan Dep Belediye Eşbaşkanı Eda Durmuş, etkinliğin sadece bir şenlik olmadığını belirterek şöyle dedi: “Bu festival, bir hafıza ve yeniden başlangıçtır. Köklerimizi Mezopotamya’dan alıyoruz. Bu halkı yaşatan şey kültürü, doğası ve barış içinde yaşama ısrarıdır. Kadın emeğiyle, doğanın nefesiyle, gençlerin hayalleriyle bu festivali var ediyoruz.”
Dep Belediye Eşbaşkanı Cafer Oğur ise, yaşanan acılara rağmen halkın kararlılıkla festivale sahip çıkmasının önemine dikkat çekerek gençlere, “Ne olursa olsun yüzünüz Dep’e dönük olsun” çağrısında bulundu.
ÖCALAN: BU MÜCADELE HEPİMİZİN
Etkinlikte söz alan DEM Parti Riha Milletvekili Ömer Öcalan, Kürt halkının direniş geleneğini hatırlatarak, birlik ve mücadele vurgusu yaptı.
Öcalan şöyle konuştu: “Halkımız, değerlerine sahip çıkan duruşuyla burada. Bizler de halkımızın iradesini ve kimliğini savunmaya devam edeceğiz. Hep birlikte sürece sahip çıkacağız. Bu halk direnişi çok iyi biliyor. Nereden biliyor? Çağdaş Kawa Mazlum Doğan’dan, Delil Doğan’dan, Mehmet Hayri Durmuş’tan, Sakine Cansız’dan biliyor. Bizler, hep birlikte o geleneği sahiplenip devam ettireceğiz. Kürt ve Kürdistan’ın mücadelesine sahip çıkıp, onu yürüteceğiz. Birlik olup, hep birlikte bu mücadeleyi büyüteceğiz.
Yıllarca Kürtlerin kimliği ve inancı inkâr edildi. Ancak Kürtler, Kürt halk önderi Abdullah Öcalan ve özgürlük hareketi sayesinde özgürlüğün bayrağını yükseltti. Bu yolda yürümemiz gerekiyor. İddiamız ve sorumluluğumuz büyük. Bu coğrafya bedelin ne olduğunu, mücadelenin ne demek olduğunu çok iyi biliyor. Her zaman zulme karşı başkaldırdı.
Şimdi barışı inşa etme zamanı. Bizler özgürlüğü bekliyoruz. Zaman, özgürlük zamanıdır. Bunun için sahiplenme ve mücadele gerekiyor. İnşa etmek istediğimiz süreçte Türk ve Kürt halkı birbirine el uzatıp barış sürecini inşa etmek istiyor. Kürt halkı barış ve çözüm sürecine hazır. Her yerde önderliğimizin, partimizin fikriyatını anlatıp örgütlemeliyiz. Türkiye ve Kürdistan’da özgürlüğü inşa edip ilerletmeliyiz. Örgütlü bir şekilde yaşarsak, dört parça Kürdistan’ın kapıları halkımıza açılır.”
Festival, sanatçılar Zinar Sozdar ve Rojda’nın sahne aldığı konserlerle coşkulu bir şekilde sona erdi.
Öte yandan polis, alana “Kürdün tarihi kılıç ile değil, demirler eritilerek yazılır” yazılı pankartın girişine izin vermedi.