Dersim halkı, Önder Apo’nun çağrısıyla başlayan ve PKK’nin 12. Kongresi’yle birlikte yeni bir döneme giren süreçte, özellikle bugüne kadar yapılan eksiklikleri eleştirerek yerel anlamda Dersim’e yönelik çalışmaların arttırılmasını talep ediyor.
Dersim’de çalışma yürüten siyasetçilerden ve DEM Parti’den beklentilerini dile getiren Dersim halkı, Türk devletinin uyguladığı bütün asimilasyon politikalarına ve özel savaş uygulamalarına karşı, DEM Parti’nin halkla bütünleşerek daha aktif bir biçimde çalışması gerektiğini ifade ediyor.
DERSİMLİLERİN DEM PARTİ VE KÜRT SİYASETÇİLERİNDEN BEKLENTİLERİ
Her ne kadar Kürt Özgürlük Hareketi’ne güvenleri tam olsa da Dersim halkının özellikle Kürt siyasetçilere ve yerel siyasetçilere yönelik eleştirileri var. Özellikle yerelde, Dersim’e yönelik çalışmaların yetersiz olduğunu belirten halk, siyasetçilerin halkla bütünleşemediğini vurguluyor.
Dersim halkının, yerel siyasetçilerden ve Kürt siyasal hareketinden beklentileri ise; halkın talepleri ve istekleri doğrultusunda yeniden şekillenmeleri ve son yıllarda zayıflayan halkla bağlarını yeniden güçlendirmeleri yönünde.
Özellikle son beş yıldır hem yurt dışında hem de başka şehirlerde sürgünde yaşayan Dersim halkı, yeniden bir geri dönüş sürecine girerek kentine ve köyüne dönmeye başladı. Köylerine dönen, yeniden köylerini inşa etmeye başlayan ve Dersim’de yaşamı yeniden örgütlemeye çalışan halk için, devletle olan sorunların çözümünde ve devletle iletişimin sağlanmasında yetkin kişilerin olması önemli bir talep olarak karşımıza çıkıyor.
Son yıllarda Dersim’deki belediyelerin ve siyasi yapıların halktan kopuk, yanlış politikaları ve halkın taleplerine kulak tıkayan yaklaşımları, halkta ciddi bir tepkiyi yaratmış durumda.
Dersim halkının yeni dönemden beklentileri ise söyle sıralanabilir:
1)Köylerin yeniden inşası sürecinde kurulacak bir komisyon aracılığıyla, köylerde devletle olan ilişkilerin daha düzeyli ve sonuç alıcı bir şekilde yürütülmesi. Devlet her ne kadar köylere dönüşe izin veriyor olsa da yeniden yapılan evlerin elektrik ve su gibi ihtiyaçlarını karşılamamak için çeşitli zorluklar çıkarıyor.
Gelen kişiler devletle iletişim kurmayı yürütemeyince, devreye çıkarları için halkı soyan ve sömüren kişiler giriyor. Köylere dönüş süreciyle ilgili kurulacak bir komisyon ya da halk meclisi, halkla daha güçlü bağlar kurarak hem devletin engelleyici tutumunu aşmada hem de fırsatçılık yapan kişileri engellemede önemli bir rol oynayacak.
2)Dersim’de yaşayan gençler, işsizlik ve yozlaştırma saldırılarıyla karşı karşıya. Gençlerin yeniden hayata dahil olmasının ve onları özel savaşın yozlaştırıcı etkilerine karşı koruyacak bir meclis örgütlenmesinin gerekliliği öne çıkıyor.
Halk, durumu şöyle açıklıyor: Gençlik, giderek kahvehane, birahane gibi mekanlara hapsedilmiş durumda. Yaşanan yoksulluk ve Türk devletinin aşıladığı umutsuzluk nedeniyle gençler, Dersim’de kalmak yerine ya kolay yoldan para kazanmak ya da yurtdışına kaçmayı düşünüyor.
Halksızlaşan Dersim ise, devletin dışarıdan getirdiği ve finanse ettiği kişilere peşkeş çekiliyor. Bunun önüne geçmek için, gençliğin sorunlarını dinleyecek, onları yeniden hayata dahil edecek ve gündelik yaşamı örgütleyecek meclis ya da komünlere ihtiyaç var.
3)Alevi inancına yönelik saldırılara karşı, Kürt Alevi inancının temellerini esas alan; bu inancı sisteme bağlayan kurumlardan kurtaran ve pratik anlamda yaşanmasını sağlayan kurumların yeniden hayata geçirilmesi gerekiyor.
4)DEM Parti ve Kürt siyasetçilerinin halktan kopuk olmalarının önüne geçilmesi gerekiyor. Belediyelerin sadece yol yapmak ya da bir-iki fuar düzenlemek dışında hiçbir şey yapmaması da eleştiriliyor. Halen, yeni süreci anlamayan ve sürecin yol haritası ile Kürt Özgürlük Hareketi’nin hedeflerini bilmeyen bölgelerin olması, bu eleştirilerin haklılığını da ortaya koyuyor.
Bir eleştiri de Önder Apo’nun yeni dönem manifestosunun halkla paylaşılmamasıyla ilgili. Halk, yeni dönem paradigmasını bilmediğini ve manifestonun kendilerine ulaşmadığını belirtiyor.
Dersim gibi birçok siyasal yapının bulunduğu, ancak en güçlü yapının Kürt Özgürlük Hareketi olduğu bir yerde, halk özellikle DEM Partili yöneticilerin tavırlarından dolayı, her ne kadar Kürt Özgürlük Hareketi’ne güvense de yapılan toplantı ve etkinliklere gitmeyi istemiyor. Kişilerin kendilerine verilen görevler üzerinden halka yanlış yaklaşımları ise kopuşları beraberinde getirmiş durumda.
5)Hem Dersim kent merkezinde hem de ilçelerinde yoğun olarak bulunan birahane gibi mekanlara yönelik yaptırımların olması gerektiğini söyleyen halk, bazı kişilerin kutsal mekanlara dahi alkollü mekanlar açmak için çabaladıklarını belirterek, Kürt Alevi inancının giderek yozlaştığını ifade ediyor.
Devletin bilinçli bir şekilde göz yumduğu bu girişimlerle birlikte, Kürt Alevi inancının kutsal mekanlarının da yok edildiğini aktaran halk, bunlara yönelik çalışmaların olması gerektiğini talep ediyor.
6)Dersim’in ekolojik olarak talanı giderek hızlanıyor. Hem maden çalışmaları hem de baraj projeleri üzerinden Dersim’in coğrafyası talan edilmeye başlandı. Buna karşı her ne kadar çalışmalar ve yürüyüşler yapılsa da halk bunun bütün halka açıklanması için bir komisyon veya meclis kurulmasını ve köylere kadar halk toplantılarının yapılmasını talep ediyor.
Özellikle her dağında kalekol ya da gözetleme kulelerinin bulunduğu Dersim’de, devletin bu güvenlik yapılarını şirketlerin çıkarları için kullanacağını belirten halk, buna karşı daha aktif ve toplantıların ötesinde çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.
Halkın açlıkla sınanmak istendiği Dersim’de, maden şirketlerine yönelik bir tepkinin olduğu ifade ediliyor. Maden şirketlerinde dışarıdan işçi getirildiğini belirten halk, gelenlerin kentin kutsal mekanlarına yönelik saldırılarına karşı bir kurumlaşma sağlanması ve herkesin dinlenilmesi gerektiğini de dile getirdi.
DEVAM EDECEK