Hatimoğulları: Barışı toplumsallaştırdıkça gerçek barış inşa edilir

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Munzur Festivali'nde yaptığı konuşmada Dersim'de sürdürülen asimilasyon politikalarını eleştirerek, "Cumhuriyet Alevisi'yle, Kürt'üyle barışmalıdır. Barış ancak toplumsallaştıkça gerçek anlamını bulur" dedi.

Dêrsim'de bu yıl 24'üncüsü "Hafıza ve Özgür Yaşam için İnancımıza Sahip Çıkıyoruz" şiarıyla düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali, çeşitli etkinliklerle sürüyor. Festivalin üçüncü gününde Sihenk'teki Atatürk Stadyumu'nda düzenlenen konsere binlerce kişi katıldı. Programa, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da katılarak konuşma yaptı.

Festivalin büyük bir emek ve bilinçle gerçekleştirildiğini belirten Tülay Hatimoğulları, Dersim halkının yıllardır asimilasyon politikalarına karşı inancını, kültürünü ve kimliğini korumak için mücadele ettiğini söyledi. Konuşmasına Seyit Rıza ve arkadaşları ile Koçgiri, Çorum, Sivas, Gazi ve Suriye'de yaşamını yitiren Alevileri anarak başlayan Tülay Hatimoğulları, festivalin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.

‘DERSİM ÖZEL HARP POLİTİKALARININ HEDEFİNDE’

1937-38 Dersim Katliamı'nın ardından asimilasyon politikalarının sürdüğünü belirten Tülay Hatimoğulları, geçmişte katliam ve baskıyla gerçekleştirilemeyen politikaların bugün farklı yöntemlerle hayata geçirilmeye çalışıldığını söyledi.

Uyuşturucu, çeteleşme ve özellikle genç kadınları hedef alan politikalarla toplumun çürütülmek istendiğini söyleyen Tülay Hatimoğulları, "Katliamlarla, şiddetle, gözaltı ve tutuklamalarla yapamadıklarını şimdi özel harp politikalarıyla hayata geçirmeye çalışıyorlar. Ne yazık ki Dersim adeta bu politikaların laboratuvarı olarak görülüyor" dedi.

GÜLİSTAN DOKU ÇAĞRISI

Konuşmasında Gülistan Doku dosyasına da değinen Tülay Hatimoğulları, olayın sıradan bir kayıp vakası olarak değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

Soruşturmanın dönemin kamu görevlileriyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Tülay Hatimoğulları, "Bu soruşturma dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya kadar uzanmalıdır" dedi. Tülay Hatimoğulları, katılımcılarla birlikte "Gülistan Doku nerede?" sloganı attı.

"ALEVİLER ASİMİLE EDİLEMEZ’

4 Mayıs'taki Dersim Tertelesi anmalarını hatırlatan Tülay Hatimoğulları, aynı gün Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesindeki Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı'nın Dersim'de düzenlediği programı eleştirdi.

"Aleviler devletin Alevisi olmayacak. Aleviler inançlarından vazgeçmeyecek. Alevileri parayla satın alamazsınız" diyen Tülay Hatimoğulları, Alevi inancının devlet politikalarıyla dönüştürülemeyeceğini söyledi.

EKOLOJİK TAHRİBATA TEPKİ

Munzur başta olmak üzere Dersim'de verilen maden ruhsatlarını da eleştiren Tülay Hatimoğulları, dağların, suların ve kutsal mekânların sermayeye açıldığına dikkat çekti.

Ekolojik yıkımın aynı zamanda inanç ve kültürel değerlere yönelik bir saldırı olduğunu dile getiren Tülay Hatimoğulları, doğaya yönelik müdahalelere karşı ortak mücadele çağrısı yaptı.

‘BARIŞ MÜCADELESİ TOPLUMSALLAŞMALI’

Önder Apo’nun "Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı"na değinen Tülay Hatimoğulları, bunun demokratik örgütlenme ve ortak mücadele çağrısı olduğunu söyledi.

Türkiye'de yoksulluk, kadın mücadelesi ve ekoloji mücadelesinin barış talebiyle birleşmesi gerektiğini belirten Tülay Hatimoğulları, "Ekmek kavgası barış mücadelesiyle birleştiğinde, kadınların ve ekoloji hareketinin mücadelesi barış talebiyle bütünleştiğinde daha başarılı bir sürece ilerleyebiliriz" ifadelerini kullandı.

‘İMRALI'DAKİ MUTABAKAT YASAYA YANSIMALI’

Devam eden yasal düzenleme tartışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Tülay Hatimoğulları, çıkarılması planlanan yasanın Kürt sorununun demokratik çözümüne zemin hazırlayan bir çerçeve yasa niteliğinde olması gerektiğini söyledi.

Sürgündeki siyasetçilerin ülkeye dönüşünün ve demokratik siyasete katılımının önünün açılmasını beklediklerini belirten Tülay Hatimoğulları, "İmralı'da oluşan mutabakatın yasaya yansımasını bekliyoruz. Aksi halde hazırlanacak düzenleme beklentileri karşılamaz ve kâğıt üzerinde kalır" dedi.

‘KAYYUM UYGULAMASI SON BULMALI’

Barışın yalnızca silahların susmasıyla sağlanamayacağını dile getiren Tülay Hatimoğulları, demokratikleşme ve toplumsal katılımın önemine dikkat çekti.

Kayyum uygulamasının kaldırılması gerektiğini söyleyen Tülay Hatimoğulları, Dersim Belediyesi eş başkanları Birsen Orhan ile Cevdet Konak'ın ve görevden uzaklaştırılan Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün görevlerine iade edilmesini istedi.

‘CUMHURİYET DEMOKRATİKLEŞMELİ’

Konuşmasının sonunda Cumhuriyet'in demokratikleşmesi gerektiğini ifade eden Tülay Hatimoğulları, "Cumhuriyet Alevisi'yle, Kürt'üyle barışmalıdır. Bütün halklar ve inançlar eşit yurttaş olarak kabul edilmelidir. Bunun için yalnızca silahların susması değil, barışın inşa edilmesi, iktisadi adaletin ve eşitliğin sağlanması gerekir" dedi.

Dersim'in tarih boyunca farklı toplumsal kesimlerin ortak mücadele zemini olduğunu vurgulayan Tülay Hatimoğulları, farklılıklarla birlikte ortak mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.